15 Ekim 2018 12:43
Son Güncellenme Tarihi: 17 Ekim 2018 00:21

Kaşıkçı'yı öldürdükleri öne sürülen şahısların pasaportları yayınlandı

Gazeteci Cemal Kaşıkçı'yı Başkonsoloslukta öldürdükleri öne sürülen şahısların pasaport görüntüleri yayınlandı.

Fotoğraf: Can Erok/DHA

Paylaş

The Washington Post, Gazeteci Cemal Kaşıkçı'yı öldüren Suudilerin pasaport görüntüleri yayınlandı. Pasaport taramalarının Türkiye güvenlik kaynakları tarafından paylaşıldığını aktaran gazete, şahısların kimlikleri bağımsız olarak doğrulanmadığı için yüzlerini ve isimlerini gizledi. Öte yandan CNN International, Cemal Kaşıkçı'nın öldürüldüğünü ve öldürüldükten sonra cesedinin parçalara ayrıldığını yazdı. Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosu Muhammed Uteybi ise ülkesine uçtu. Öte yandan Suudi Arabistan Başkonsolosu Uteybi'nin rezidansında bu gece arama yapılmayacağı açıklandı.

'KAŞIKCININ CANSIZ BEDENİNİ PARÇALARA AYRILDI' İDDİASI

ABD merkezli CNN International, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürüldüğünü ve cesedinin parçalara ayrıldığını da iddia etti. CNN haberini Türk bir yetkiliye dayandırdı.

Öte yandan CNN'den kısa süre sonra medya kuruluşu Al Jazeera de ismini açıklamadığı bir Türk kaynağa dayandırdığı habere göre, Kaşıkçı’nın cesedini parçalara Suudi otopsi uzmanı Salah Mohammed al-Tubaigy'i ayırdığını iddia etti.

'TİM 15 KİŞİDEN OLUŞUYOR'

The Washington Post'ta yer alan habere göre ise, Kaşıkçı'yı öldüren Suudilerin pasaport görüntüleri yayınlandı. Gazete, Türk yetkililerin, 15 kişilik bir timin Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesinde rol oynadığını söylediğini aktardı.

WASHINGTON POST CEO'SU RYAN: SUUDİ ARABİSTAN HÜKÜMETİ DÜRÜST BİR AÇIKLAMA YAPMAK ZORUNDA

Washington Post gazetesi yazarı ve CEO'su Fred Ryan da Suudi Arabistan yönetiminin Kaşıkçı'nın ailesine "tam ve dürüst bir açıklama" yapmak zorunda olduğunu bildirdi.

Kaşıkçı'nın da makaleler yazdığı Washington Post'un CEO'su Ryan, konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Gazetecinin ailesinden iki haftadır yaşadıklarından dolayı özür dilenmesi gerektiğini belirten Ryan konuya ilişkin bağımsız bir soruşturma yapılması gerektiğini söyledi.

Ryan, "Suudi Arabistan hükümeti Kaşıkçı ailesine ve dünyaya, Cemal'e yapılanlar hakkında tam ve dürüst bir açıklama yapmaya borçlu ve biz de Cemal'in ailesi ve Birleşmiş Milletler'in (BM) bağımsız bir soruşturma teklifini destekliyoruz" ifadelerini kullandı.

Suudi Hükümeti'nin artık sessiz kalamayacağına vurgu yapan Ryan, "Kendi hükümetimiz ve diğerlerinin yapılanları ve sorumlularını bulana kadar gerçekler için daha fazla zorlaması şarttır. Bu, Suudi hükümetiyle yapılan sıradan bir ticaret olamaz" değerlendirmesinde bulundu.

BAŞKONSOLOS UTEYBİ, SUUDİ ARABİSTAN'A UÇTU

Gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın kaybolmasıyla ilgili oluşturulan çalışma gruplarında yer alan Türkiyeli ve Suudi yetkililerin Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nun ardından Konsolosluk konutunda da arama ve inceleme yapması beklenirken; Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosu Muhammed Uteybi, ülkesine gitti. Uteybi'nin saat 17.00'da Atatürk Havalimanı'ndan kalkan Suudi Arabistan Havayolları'na ait uçakla Riyad'a uçtuğu aktarıldı. AKP Sözcüsü Ömer Çelik de Başkonsolos'un ülkesine döndüğünü, "Dokunulmazlığı var, engelleyemeyiz" diyerek doğruladı.

UTEYBİ'NİN REZİDANSINDAKİ ARAMA İPTAL EDİLDİ

Akşam saatlerinde ise inceleme ekibi, Suudi Arabistan Başkonsolosluk konutuna geldi. Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosu'nun konutu önündeki bekleyiş sürerken Uteybi'nin rezidansında bu gece arama yapılmayacağı açıklandı.

Polis ekipleri, konsolosluk binasının bahçesinden toprak numuneleri ile konsolosluk binasının çöplerini ve kutularını da incelemek üzere aldığı öğrenildi. Elde edilen deliller, Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından detaylı incelemelerinin yapılması için Halkalı'da bulunan Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'ne götürüldü.

Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekiplerinin yaptıkları araştırmanın en kritik noktasının ise bu akşam Uteybi'nin konutunda yapılacak araştırma olduğu aktarıldı. Polis ekiplerinin yaptığı ön çalışmalara göre, Kaşıkçı'nın kaybolduğu gün garaja giriş yaptığı güvenlik kameraları tarafından görüntülenen kapalı garaj ve geçmişte konsolosluk konutunun kullandığı su kuyusunun da araştırılacağı iddia edildi. Ancak gece saatlerinde Uteybi'nin rezidansında bu gece arama yapılmayacağı açıklandı. İptal kararının gerekçesi "Suudi yetkililerin katılamaması" olarak aktarıldı.

Öte yandan AP ise dün gerçekleştirilen aramada Kaşıkçı'nın kaybolmasına ilişkin delil bulunduğunu iddia etti.

TRUMP: PRENS SELMAN, KAŞIKÇI OLAYIYLA İLGİLİ BİLGİSİ OLDUĞUNU REDDETTİ

ABD Başkanı Doland Trump, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'la telefonda görüştüğünü duyurdu. Trump'ın aktardığına göre Selman, Kaşıkçı olayıyla ilgili bilgisinin olmadığını ifade etti.

Ayrıca Trump, Suudi Arabistan'ın gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın kaybolmasıyla ilgili başlatılan iç soruşturmayı derinleştireceklerini bildirdiğini de aktardı.

BAŞKONSOLOSLUKTA İNCELEME YAPILDI

Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'na 2 Ekim'de giren bir daha kendisinden haber alınamayan Washington Post yazarı Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı için oluşturulan ortak çalışma grubunda yer alan Türkiyeli ve Suudi yetkililer başkonsoloslukta inceleme yaptı. 15 Ekim günü 19.30'da başlayan aramalar saat 04.25'te sona erdi. Olay yeri inceleme ekipleri bina içinde, bahçesinde ve çatısında inceleme yaparken, bina içinde "Luminol" diye adlandırılan özel ışıkla Cemal Kaşıkçı'ya ait olabilecek DNA örneği araması yapıldı. İnceleme ekibi bugün akşam saatlerinde de Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosu Muhammed Uteybi'nin kaldığı konuta geldi.

POMPEO, VELİAHT PRENS BİN SELMAN İLE GÖRÜŞTÜ

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile bir araya gelerek, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın kaybolmasını görüştüğü belirtildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert tarafından görüşmeye ilişkin yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, “Bakan Pompeo, bugün Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman'la Riyad'da bir araya gelerek, Başkan Donald Trump'ın Cemal Kaşıkçı'nın kaybolması konusundaki endişelerini ve ne olduğunun ortaya çıkarılması konusundaki isteğini dile getirdi” ifadeleri kullanıldı.

Öte yandan Bakan Pompeo'nun, Suudi Arabistan'ın Türk yetkililer tarafından yapılan incelemeye destek vermesini memnuniyetle karşıladığı belirtilen açıklamada, “Bakan ve Veliaht Prens, konuya açıklık getiren kapsamlı, şeffaf ve zamanında bir soruşturmanın önemi üzerinde mutabık kaldılar” değerlendirmesinde bulunuldu.

Trump, dün Dışişleri Bakanı Pompeo'yu Kaşıkçı'nın akıbeti konusunda Kral Selman ile görüşmesi için acilen Suudi Arabistan'a göndereceğini belirtmişti.

Pompeo'nun Suudi Arabistan ziyaretinin ardından yarın Türkiye'ye geleceği açıklandı. Pompeo Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile bir araya gelecek. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bugün yaptığı açıklamada, "Bugün itibariyle de başkonsolosluğun rezidansı ve araçlar dahil yine soruşturmalar devam edecektir. Amacımız bellidir. Kaşıkçının akıbetini öğrenmek, açıklığa kavuşturmak durumundayız. Ortada bir can var.  Soruşturmayı başsavcılık yapacak. Kimleri sorguya alıp ne soracağı başsavcılığın görevi" dedi.

TRUMP’TAN RİYAD’I AKLAMA AÇIKLAMASI: KONTROL DIŞI GÜÇLER

ABD Başkanı Donald Trump, 15 Ekim günü Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile telefonda Cemal Kaşıkçı konusunu görüştüğünü ve Kral Selman'ın “Kaşıkçı'ya ne olduğu konusunda bir bilgiye sahip olduklarını kesin bir dille reddettiğini” belirtti.

Trump, Suudi Gazeteci Kaşıkçı’nın kaybolmasının arkasında “kontrol dışı unsurlar” olabileceğini söyledi ve bu unsurları “katiller” olarak nitelendirdi.

ABD Başkanı Trump, Kral Selman'ın Kaşıkçı'nın akıbetine ilişkin sözlerine atıfta bulunarak, “O gerçekten bilmiyor. Onun aklını okumak istemem ama bana sanki bu kişiler (Kaşıkçı'yı öldürenler) serseri katiller olabilir gibi geldi. Kim bilir? Bunun sonuna kadar gitmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Trump daha önce Kaşıkçı’nın başkonsoloslukta öldürüldüğünün kanıtlanması durumunda "Riyad’ın sert çekilde cezalandırılacağını" söylemiş, ancak iki ülke arasındaki ticari ve askeri ilişkilerin bozulmaması gerektiğini de eklemişti.

SUUDİ PRENS'TEN ‘KAÇIRILMA’ İDDİASI

Almanyada yaşayan Suudi Arabistan Prensi Halid bin Farhan el Suud, ülke yönetiminin kendisini de kaçırmak istediğini ancak başarısız olduğunu iddia etti. Alman Haber Ajansı DPA’ya konuşan Halid bin Farhan el Suud, Gazeteci Kaşıkçı’nın kaybolmasından birkaç gün önce Kahire’de yaşayan bir akrabasının kendisine ulaştığını ve yazılı bir çekin olduğunu belirterek, “Akrabam bana bu çekin mali durumuma yardımcı olmak için hazırlandığını ifade etti. Ancak bunu almam için Kahire’deki büyükelçiliğe gitmem gerekecekti. Bunun bir tuzak olduğunu anladım” ifadelerini kullandı.

AA'nın aktardığına göre Prens, bunu yaptığı takdirde kesinlikle kaçırılacağını ve Kaşıkçı’nın başına gelenlerin kendisine de uygulanacağından şüphesi bulunmadığını da vurguladı. DPA, Suudi Arabistan Büyükelçiliğinin konuyla ilgili iddialara henüz cevap vermediğini bildirdi. DPA ayrıca, Alman Devlet Güvenlik Birimlerinin el Suud ve ailesine yönelik tehditler olduğunu doğruladığını, Suudi Arabistan’ın prensin iadesi için Almanya’dan talepte bulunduğunu yazdı. 

BM: BAŞKONSOLOS VE PERSONELİN DOKUNULMAZLIĞI KALDIRILMALI 

Birleşmiş Milletler Suudi Arabistan'a Başkonsolos ve personelin dokunulmazlığı kaldırılmalı çağrısı yaptı. 

Lüksemburg'da toplanan Dış İşleri Konseyinde de Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın durumu gündeme geldi. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, AB Dışişleri bakanlarının "Suudi Arabistan yetkililerinin Türkiye ile iş birliği içinde tam bir araştırma yapılması" konusunda mutabık olduğunu söyledi.

AB KONSEYİ BAŞKANI TUSK'TAN AÇIKLAMA

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk da Kaşıkçı'nın durumunun ‘tam olarak araştırılması’ ve ‘suçluların cezalandırılması’ için çağrıda bulundu.

Brüksel'de düzenlenen Üçlü Sosyal Zirve ardından basın toplantısı düzenleyen Tusk, Kaşıkçı'nın öldürüldüğüne dair haberlerden ciddi endişe duyduğunu söyledi. Özgür bir basın olmadan toplumların da özgür olmayacağını ifade eden Tusk, gazetecilere yönelik şiddetin durdurulması gerektiğini kaydetti.

Tusk, “Kaşıkçı'ya ne olduğunu ortaya çıkaracak tam bir araştırma yapılması ve sorumluların cezalandırılması için çağrıda bulunuyorum” dedi.

CNN: SUUDİLER ÖLDÜĞÜNÜ AÇIKLAYACAK

Öte yandan ABD merkezli CNN International, Suudi Arabistan’ın gazeteci Kaşıkçı’nın İstanbul’daki başkonsoloslukta öldüğünü kabul etmeye hazırlandığını iddia etti. CNN’e konuşan iki kaynak, hazırlanma aşamasında olan raporda Kaşıkçı’nın “ters giden bir sorgu” sırasında öldüğünün kabul edildiğini kaydetti. Kaynaklar, asıl amacın, Kaşıkçı’nın Türkiye’den kaçırılması olduğunu ancak “işlerin planladığı gibi gitmediğini” belirtti.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Suudi Arabistan Kralı Selman Bin Abdulaziz Pazartesi günü bir telefon görüşmesi gerçekleştirmiş, olayın soruşturulması çerçevesinde ortak çalışma grubu oluşturulmasının önemini vurgulamışlardı.

AP: KAŞIKÇI'NIN ÖLDÜRÜLMESİYLE İLGİLİ KANIT BULUNDU

Amerikan AP haber ajansına konuşan Türk yetkili, Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'nda Kaşıkçı'nın öldürülmesiyle ilgili kanıt bulunduğunu iddia etti.

KAŞIKÇI'NIN AİLESİNDEN ULUSLARARASI SORUŞTURMA ÇAĞRISI

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın ailesi, öldürüldüğüne ilişkin iddiaların araştırılması için bağımsız ve tarafsız bir uluslararası komisyonun kurulması çağrısı yaptı. Washington Post'ta yer alan açıklamada, "İstanbul'daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğuna girdikten sonra kaybolduğundan bu yana iki haftadır irtibat kuramadığımız babamızın (Kaşıkçı) akıbeti hakkındaki çelişkili haberleri üzüntü ve endişeyle takip ediyoruz. Babamızın (Kaşıkçı) bize aşıladığı güçlü ahlaki ve hukuki sorumluluk, bizi onun ölümünün araştırılması için bağımsız ve tarafsız bir uluslararası komisyonun kurulması çağrısı yapmayı zorunlu kılıyor. Bu zorlu zamanlarda bizim mahremiyetimize saygı duyan herkese minnettarız." ifadesine yer verildi. (HABER MERKEZİ)


GUARDIAN: SUUDİ ARABİSTAN'IN ABD'YE KARŞI KOZLARI PETROL VE SİLAH TİCARETİ

Trump, Cemal Kaşıkçı'nın kaybolmasının ardından, Suudi gazetecinin konsoloslukta öldürüldüğünün kanıtlanması durumunda "Riyad'ın sert şekilde cezalandırılacağını" söylemiş, Kaşıkçı'nın kaybolmasıyla ilgisi olmadığını savunan Suudi Arabistan ise tehditlere "misliyle karşılık verileceğini" duyurmuştu.

İngiliz Guardian gazetesindeki Rob Davies imzalı analiz habere göre ise ABD ile Suudi Arabistan'ın karşılıklı açıklamaları değerlendirildi. Davies Suudi Arabistan'ın bir yüzleşmede ABD'nin karşısına güçlü bir elle çıkabiliceğini belirtti. Suudi Arabistan'ın halen 260 milyar varil petrol rezervine sahip olduğunu belirten Guardian, günde 7 milyon varil kapasiteyle de dünyanın en büyük petrol ihracatçısı olan Riyad'ın dünya ekonomisinde petrol fiyatlarını etkileme açısından büyük bir güç sağladığını ifade etti.

Haberde, Suudi haber kanalı El-Arabiya'nın genel müdürü Turki Aldhakhil yazdığı bir makalede ABD'nin Kaçıkçı'yla ilgili bir yaptırım getirmesi durumunda Riyad'ın 30 ayrı önlemi ele aldığını açıkladığı ve bunlardan birisinin üretimde kesintiye giderek petrolün varil fiyatını 80 dolardan 400 dolara çıkarmak olduğuna dikkat çekildi.

ABD'NİN EN BÜYÜK SİLAH MÜŞTERİSİ 

Hindistan'dan sonra dünyanın en büyük ikinci silah ithalatçısı olan Suudi Arabistan, silahların yüzde 61'ini ABD'den satın alıyor. Suudi Arabistan geçen yıl 17,5 milyar dolarlık ticaret anlaşmasıyla ABD'nin en büyük silah müşterisi oldu. ABD Başkanı Trump ayrıca geçen yıl Riyad'da 110 milyar dolarlık savunma anlaşması da imzaladı.

Guardian'da yer alan analizde, Suudi Arabistan'ın dünya ekonomisinin kötü gidişatından kaybedeceği şeyler olduğu, ekonomisini petrol dışı ürünlerle çeşitlendirmek isteyen Suudi Arabistan'da işsizlik oranının yüzde 13 olduğu belirtiliyor. ABD ile yaşanan gerginlik nedeniyle de Suudi Arabistan borsası yüzde 7 oranında, yani yaklaşık 33 milyar dolar değer kaybetti. Bazı önde gelen medya ve finans şirketleri de Riyad'da 23-25 Ekim'de düzenlenecek ve "Çöl'deki Davos" olarak bilinen uluslararası yatırım konferansını boykot ettiklerini açıklamışlardı. 

FEHİM TAŞTEKİN: BİR GAZETECİYİ AŞAN HESAPLAŞMAYI RESMEDİYOR

Kaşıkçı’nın kaybolmasını BBC’ye değerlendiren gazeteci Fehim Taştekin, şu satırları kaleme aldı:

“Eleştirileri "muhalefet" değil "nasihat" çerçevesindeydi. Ama kendisi bir gazeteciden fazlasıydı. Haliyle onu hedef yapan şey, mütevazı reform talebi ya da "Yemen'deki savaş İslam dünyasındaki liderliğimize zarar veriyor" uyarısının ötesine geçiyor.  Kaşıkçı'nın talep ettiği evlilik belgesi için Washington'daki Suudi Büyükelçiliği tarafından İstanbul Başkonsolosluğuna yönlendirilmesi, böylelikle suç mahalli olarak Türkiye'nin seçilmesi, Körfez medyasının Kaşıkçı'nın Katar, Türkiye ve İhvan-ı Müslimin (Müslüman Kardeşler) ile bağlantıları üzerinde durması, bir gazeteciyi aşan hesaplaşmayı resmediyor.”

İRAN: YORUM YAPMAYACAĞIZ

Gazeteci Cemal Kaşıkçı hakkında İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi'den açıklama geldi.

Kasımi, İran'ın Cemnal Kaşıkçı hakkında İran'ın nasıl bir duruş sergileyeceği yönünde açıklamada bulundu, "Gerçekler ortaya çıkana kadar, Tahran yönetimi Kaşıkçı davasıyla ilgili yorum yapmayacaktır" dedi.

TAHRAN GAZETECİLER CEMİYETİNDEN AÇIKLAMA

Tahran Gazeteciler Cemiyeti ise, gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın kaybolmasını ve gazetecilere yönelik saldırıları kınadı

Afkarnews haber sitesinden AA’nın aktardığı açıklamada, Kaşıkçı’yla ilgili haberlerin endişe verici olduğu belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Kaşıkçı’nın siyasi yaklaşımlarını göz önüne almadan konuyla ilgili haberleri dikkatle takip ediyoruz. Zaman geçtikçe yaşadığına dair umut azalsa da hayatta olmasını ümit ediyoruz. Konuyla ilgili devletlerin olaya dair bilgileri dünya kamuoyuyla paylaşmasını istiyoruz. Gazetecilere yönelik ihlalleri ve saldırıları kınıyoruz. Can güvenliği olmadan medyada çalışmak mümkün değildir. Tüm devletlerden medya çalışanlarının güvenliğini sağlama konusunda çaba sarf etmelerini talep ediyoruz.” 

NE OLMUŞTU?

Washington Post yazarı olan Suudi Arabistanlı Gazeteci Cemal Kaşıkçı, 2 Ekim günü İstanbul’daki Suudi Arabistan başkonsolosluğuna girdikten sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Uluslararası basın kuruluşlarına isimsiz olarak bilgi sızdıran “Türk yetkililer”,  Kaşıkçı’nın başkonsoloslukta “sorgulandığını, işkence gördüğünü ve öldürüldüğünü” iddia ettiler. Ayrıca hükümetin elinde Kaşıkçı’nın başına gelenlerle ilgili “ses ve görüntü” kayıtları olduğu da ileri sürüldü ancak hükümet hâlâ resmi bir açıklama yapmıyor.

Öte yandan Kaşıkçı’nın akıbetini açıklamayan Suudi Arabistan ise iddiaları yalanlıyor. ABD ve Avrupa yönetimleri de Suudi Arabistan’a gerçekleri açıklaması için uluslararası baskı uygulamak yerine “iş birliği” çağrıları yapıyorlar.

Halbuki İngiltere’de çifte ajan Sergey Skipral ve kızının gazla zehirlenmesi olayında, olayın faali olarak gösterilen Rusya yönetimi hızla tepkilerin hedefi olmuş, konu BM Güvenlik Konseyi’ne gelmiş, Rus diplomatlara yaptırım uygulanmış ve bulundukları Avrupa ülkelerinden kovulmuşlardı.(HABER MERKEZİ)

 

ÖNCEKİ HABER

Trafik cezalarının artırılmasını öngören teklif komisyonda

SONRAKİ HABER

KPSS Alan Bilgisi 3. oturumu tamamlandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa