30 Aralık 2019 15:20 Güncelleme: 30 Aralık 2019 15:39

Adli Tıp Uzmanları Derneği: Kadına şiddete karşı çok yönlü mücadele başlatılmalı

Adli Tıp Uzmanları Derneği Başkanı Prof. Dr. Akça Toprak Ergören şiddet gören kadınların başvurduğu kurum ve birimlerin çok yönlü mücadele başlatmaları gerektiğini söyledi.

GÜNCELLENDİ

Fotoğraf: Evrensel

Adli Tıp Uzmanları Derneği Başkanı Prof. Dr. Akça Toprak Ergönen, İzmir Tabip Odasında yapılan basın toplantısında şiddete uğrayan bireylerim sağlığındaki bozulmaları değerlendiren ve raporlaştıran meslek grubu olarak, aile içi şiddete maruz bırakılan kadın hasta sayısının önemli sayılara ulaştığını söyledi. Ergören,Bu alanda yapılan çalışma sonuçlarına göre adli olgular içinde aile içi şiddete maruz bırakılan kadın hastaların oranı yüzde 3-12 arasında değişmektedir. Bu sayılar yalnızca uğradığı şiddeti ifade ederek hastanelere başvuran kadınları yansıtmaktadır” diyerek bu konudaki dünyada ve ülkede yapılan bilimsel çalışmaların, şiddetin özelliği nedeniyle kolay kolay dillendirilemediğini belirtti.

‘AİLE İÇİ ŞİDDETTE SESSİZ KALANLAR ÇOK FAZLA’

2014 yıllındaki Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Kadına yönelik aile içi şiddet araştırmasından veriler sunan Ergören, "2014 yılında şiddet gören kadınların yüzde 44’ü yaşadıkları şiddeti kimseye anlatmamıştır. Yani sağlık kurumlarına ve adli birimlere başvurmayan, başvuramayan çok ciddi sayıda aile içinde şiddete maruz bırakılan sessiz bir grup vardır” dedi.

Yine 2015 yılında yapılan çalışmalar sonucunda depresyonu olan yaklaşık üç kadından ikisinin aile içinde fiziksel şiddete maruz kaldığını ve kadınların yardım alabilecekleri, güvendikleri kişilerin sağlık çalışanların olduğunu gösterdiğini dile getiren Ergören, sağlık profesyonellerinin, tüm branşlardaki hekimlerin aile içinde şiddete maruz bırakılan hastaların tanısını koyma konusunda yeterli mesleki bilgiye sahip olması ve özeni göstermesi, bunun için de önce kendi cinsiyetçi önyargılarını sorgulaması gereklidir” dedi. Kadınların başvurduğu karakol, jandarma gibi güvenlik güçleri, aile sağlığı birimleri, hastaneler gibi sağlık kurumları, savcılıklar, avukatlar gibi hukuk mekanizmalarının da bu konuda özellikli eğitim almasının çok önemli olduğunu söyleyen Ergören, “Kadına yönelik aile içi şiddetin temel nedeninin toplumsal cinsiyet eşitsizliği olduğu gerçeğini göz önünde bulundurarak önce bireysel önyargılarımızla savaşmalı, onlardan kendimizi kurtarmalı, sonra da profesyonel meslek alanlarımızda topluma örnek ve öncü olacak biçimde çalışmalıyız” diye konuştu.

GÜNDE EN AZ İKİ BAŞVURU

Adli Tıp Uzmanları Derneği olarak kadınların başvurduğu kurumların ve birimlerin çözüm için her türlü cinsiyet ayrımcılığı ile çok yönlü ve her alanda mücadele başlatmaları gerektiğini düşündüklerini söyleyerek İzmir özelinde de kısa bir bilgi sunan Ergören, Başvuran sayımız yüzlerce oldu. Gelen hastaların hepsi bize rapor almak için ulaşamıyoruz. Şikayetlerini geri çekiyor. Kişi şikayetlerini geri alsa bile devam etmesi gereken soruşturma devam etmemiş. Şiddeti normalleştirmişiz. Öte yandan şiddete uğrayanlar daha sonra ciddi sağlık sorunları ile yaşıyorlar.  Biz de günde iki veya üç başvuru alıyoruz” dedi. (İzmir/EVRENSEL)

Reklam