Bir barış söylencesi: Elif

Bir barış söylencesi: Elif

10 Ekim Katliamında yaşamını yitiren Elif Kanlıoğlu'yu anlatan 'Elif' belgeselinin gösterimi gerçekleşti. Cem Şimşek, belgesele dair izlenimini yazdı.

10 Ekim Barış Mitingi’ne yönelik IŞİD saldırısında hayatını kaybeden 102 insan, şiir ve edebiyattan sonra sinemanın da konusu. Hangi İnsan Hakları Film Festivali gösterimlerinde izleyiciyle buluşan “Elif” Belgeseli de bunun ilk örneklerinden. İstanbul Aynalı Geçit’te gösterimi gerçekleşen belgeselde, Mersin Üniversitesi öğrencisi Elif Kanlıoğlu’nun yaşam öyküsünden kesitler sunuluyor. Ailesi, yakınları, öğretmenleri, arkadaşları, Emek Partisi ve Emek Gençliği’nden yoldaşları, Mersin’de oturduğu sitenin görevlisine kadar herkes onu anlatıyor. Mücadelesi, sevecenliği, sevgi dolu kalbi, muzipliği, neşesi ve kocaman gülümsemesiyle hemen her tanığın yaşamına dokunan Elif, geriye umut ve mücadele mirası bırakıyor. Arhavili, Didimli Mersinli gençler, kadınlar onun barış ve demokrasi tutkusununa dikkat çekiyor. Film 78 dakika sürüyor. Gösterimin ardından izleyicilerle söyleşen Yönetmen Elif Ergezen ve Emre Kanlıoğlu, filmin çekiliş hikayesini anlattı. Belgesel, 10 Ekim katliamından sonraki bir yıllık süreci kapsıyor. Ankara Tren Garına zumlanan açılış sahnesi Elif’in Arhavi’deki mezarından uzaklaşan kamera ile son buluyor.

‘KAMERA ARKASINDA OLMAYI TERCİH ETTİM’

10 Ekim Ankara Katliamında yaşamını yitiren Elif Kanlıoğlu'yu anlatan 'Elif' adlı belgeselin gösterimi yapıldı (Fotoğraf: EVRENSEL)
10 Ekim Ankara Katliamında yitirilen Elif Kanlıoğlu'nun yaşamını anlatan 'Elif' adlı belgeselin gösterimi yapıldı (Fotoğraf: EVRENSEL)

Film için “Kendimi ifade etme biçimim oldu” diyen Emre Kanlıoğlu, Elif’in kardeşi olması nedeniyle tanıklara ulaşmakta zorlanmadıklarını söyledi. Emre Kanlıoğlu, kamera önünde değil arkasında olmayı kendisinin tercih ettiğini ifade etti. Yönetmen Elif Ergezen de Kanlıoğlu ailesi ile komşu köylerden olduklarını belirterek filmin yapım süreci hakkında bilgi verdi. Daha sonra söz alan Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, belgeselin çok güçlü bir çalışma olduğunu vurgulayarak belgeselde Elif’in üzerinden aslında barış kelimesinin ifade edildiğini dile getirdi. Evrensel Gazetesi Yazarı Ercüment Akdeniz de belgeselin tarihsel bir belge olduğunu, tüm sinemacı ve belgeselcilerin katliamda hayatını kaybeden 102 kişi için böylesi çalışmaları ele alması gerektiğini söyledi. Söyleşide Ankara katliamında hayatını kaybedenleri konu alan 40 kişi için film çekimi çalışmalarının başladığı da kaydedildi. (İstanbul/EVRENSEL)


KİM SEVMEZ ELİF'İ

Cem ŞİMŞEK
İstanbul

Uzun süredir sabırsızlıkla beklediğim belgeseldi bu. 10 Ekim 2015’te aldığım ‘Elif de oradaymış’ haberi beni ne çok yaralamıştı. Ne kadar az tanıyabildim, diyebilmiştim. Elif’in ağabeyi Emre Kanlıoğlu ve Elif Ergezen imzasını taşıyan bu belgesel, bende buruk bir sevinç yaşattı en sonunda. Belgeseli birlikte izlediğimiz pek çok kişiyle çıkışta benzer duyguları paylaştık.

Çünkü belgesel başarılı bir profil çıkardı bize. 10 Ekim’de veda ettiğimiz Elif’i çok farklı yönleriyle tanıma imkanı tanıdı. Gösterim sonrası yorumda bulunan bir izleyici, duygusunu “Ben Elif’i burada tanıdım ve çok sevdim” diye anlattı. Elif’i belki hiç tanıma fırsatı bulmamış ya da benim gibi bu fırsatı iyi değerlendirememiş daha pek çok kişide, benzer bir duyguyu yakalayabilmesi bakımından belgeselin fazlasıyla etkili olduğunu düşünüyorum.

Belgesel, Elif’in hayatını ve katledilişini ele alış biçimi bakımından da ülkede ‘belgesel’ yapan pek çok kişiye örnek oluşturacak türden. Bugüne kadar adına ‘belgesel’ denilerek sunulan ama gerçekle bağı koparılmış, bol ‘politik’ ajitasyon içeren, duygu soslu videolarla kıyaslandığında bu belgesel, bir insanı tüm ‘insanlığı’yla ele almayı başarabilmesi bakımından önemli bir örnek. Filmde zaaflarıyla, başarılarıyla, fazlasıyla, eksiğiyle bir Elif tanıdık. Elif’i bize bu kadar sevdiren, duygudaşlık kurduran da belgeselin gerçeğe yakınlığı. Burada not düşmek gerekir ki; Türkiye tarihinin en kanlı katliamlarından birinde kaybettiği kardeşi için belgesel çeken bir ağabeyin bu kadar soğukkanlı kalabilmesi de ayrıca takdire ve saygıya değer. Aynı şekilde Elif Ergezen’e de bu kadar ağır bir durumu politik ya da duygusal savrulma yaşamadan (yaşatmadan) anlattığı için teşekkürü borç bilirim.

Belgeselin bir diğer etkisi de izleyiciyle kurduğu duygudaşlığın kişiyi dönüştürücü etkisi. Belgeselde katliamın üzerinden geçen sürede yaşadığı kırılmaların etkisiyle dönüşen bir ‘anne’; belki sadece savunma mekanizmasına dayalı olarak politikleşen ‘dede’; barış, eşitlik, özgürlük fikrini daha da somutlaştırarak mücadeleye düne nazaran daha ileriden bağlanan arkadaşlar, yoldaşlar da tanıyoruz.

Bugüne kadar hiç sohbet etme fırsatı bulamadığımız Elif, kardeşimiz, yoldaşımız, sırdaşımız, çocukluk arkadaşımız, akıl hocamız, pek çok şeyimiz oluveriyor; dönüştürüyor bizi de. Kim sevmez Elif’i, kim sevemez?

www.evrensel.net