Akit Bildiğimiz Akit

Akit Bildiğimiz Akit

Medyanın yandaşlığı bugünlerde hepimizin sıkça tartıştığı bir konu. Gezi eylemleriyle başlayan süreç eyleme katılan katılmayan herkesin medya konusunda biraz daha kafa yormasına yol açtı. Bu sefer olaylar gözlerden uzakta olmuyor, medyanın yandaş diye nitelendirdiğimiz tavrı bizi çileden çıkarıyor, bugüne kadar bize su

Ayşegül SAĞLAM

Medyanın yandaşlığı bugünlerde hepimizin sıkça tartıştığı bir konu. Gezi eylemleriyle başlayan süreç eyleme katılan katılmayan herkesin medya konusunda biraz daha kafa yormasına yol açtı. Bu sefer olaylar gözlerden uzakta olmuyor, medyanın yandaş diye nitelendirdiğimiz tavrı bizi çileden çıkarıyor, bugüne kadar bize sunduğu sözde gerçekleri biraz daha sorguluyoruz. Elbette medyanın yandaşlığına ilişkin söylenecek çokça söz var ve söyleniyor da. Ama bu yazının konusu yandaşlığı bir yana; daha da çirkinleşerek hangi çirkin siyasetin ürünü olduğunu bize yaptığı hemen her haberde gösteren Yeni Akit gazetesine ve onun cinsiyetçi söylem ve savunularına dair olacak.
AKİT PORTRESİNE UYMAYAN KADINLAR HEDEFTE
Temel eksenini iktidarın icraatlarının savunusu ve kendi muhafazakar gerici yaklaşımı üzerine kuran gazetenin ağzından düşürmediği bir kadın meselesi var. Belki de birçoğumuzun kadına yönelik artan şiddet, taciz ve tecavüz, çocuk istismarı,kadınların özgürlüğü üzerine değinmek istediğimiz bu meseleyi maalesef Akit aynı açıdan ele almıyor.  Kadın kelimesini ağzından düşürmeyen Akit’in bu soruna yaklaşımı kendi muhafazakar siyasetlerinin zuhur bulması için irdeleniyor. Konunun ele alınışı kadınlara biçilen ideal profil ve bu profile uymayan kadınların suçlanmasına dönük oluyor. Kadına yönelik şiddete dair yaptıkları haberin içeriğini de genellikle türbanlı kadınların dayak yediğine ilişkin yalan haberler oluşturuyor. Düşünün, “Ankaralı kokanalar türbanlı kadınları dövdüler” gibi çirkin bir habere bile imza atabiliyorlar. Eril zihniyetin gözündeki kokanaların başı kapalı olmayan kadınlar olduğu malumumuz. Kadına iyi bir eş ve çocuklarına iyi bir anne olarak misyon biçen Akit, yaptığı haberlerde sıkça iyi bir kadın olmanın portresini çiziyor. Bu portreye uymayanları hedef haline getirtiyor.
HÜSEYİN ÜZMEZ’İN GAZETESİGazetenin icraatlarını isterseniz ilk önce hamile kadınların sokağa çıkmasının terbiyesizlik olarak görüldüğü tartışma üzerinden ele alalım. Ömer Tuğrul İnançer’in sarfettiği ve sonrasında kadınlar tarafından tepkiyle karşılanan bu sözlere Akit gazetesi yazarı Mustafa Durdu destek veriyor. Daha önce de cinsiyetçi söylemlerine tanık olduğumuz yazar Durdu, “Bunlar CIA’nin Çocukları” adlı yazısında gezi eylemcilerinin camide grup seks bile yapabilmiş olacaklarını söylüyordu. Aynı yazar hamile kadınlar için de twitterdaki hesabından “Hamile kadının sokakta dolaşmaması gerektiği aşikar değil mi? Bir kadının hem de hamile bir kadının sokakta ne işi var?” sözlerini dile getiriyor. Tabi bunlarla da yetinmeyip Durdu kadının neden sokağa çıktığını sorguluyor, buna cevap da veriyor: “ bırakın hamileyi herhangi bir kadının sokakta dolaşmasının amacı nedir? Ben size söyleyeyim: Müminleri yoldan çıkarmak, başka bir şey değil!”. Ha tabi bunlarla da yetinmiyor. Bir kadının ancak her yeri örtülü bir şekilde kocasının yanında sokağa çıkabileceğini ve buna uymayanların da Müslüman olmadığını söylüyor. Bu sözleri kuran Durdu’nun muhafazakar ve eril zihniyetini sadece kendisinin kişisel görüşleri olarak ele almak bizleri yanıltır. Bu sözler beslenilen siyasetin ürünü sadece. Aynı gazetenin yazarı Hüseyin Üzmez’in küçük bir kız çocuğuna yaptığı cinsel istismarı hatırlatmakta yarar olduğunu düşünüyorum. Durdu herhalde burada da kız kardeşimizi, bir mümini yoldan çıkaran küçük bir şeytan olarak görüyordur.



KIZLI ERKEKLİ KAMP VAR!
Akit’in cinsiyetçi,muhafazakar söylemlerinin hedefinde bir de Emek Gençliği’nin Gençlik Yaz Kampı ve CHP Antalya Büyükşehir Belediyesinin yaptığı ücretsiz yaz kampı vardı. İki haberde de aynı üslubu kullanan Akit “kızlı erkekli kamp” yapıldığını belirtip aileleri uyarıyor. Duyarlı vatandaşları tepki göstermeye davet ediyor. Gençlik yaz kampının sınırsız bir özgürlük vaat ettiğini, kızlar ve erkeklerin birlikte çadırlarda kaldığını vurgulayarak iğrenç imalarda bulunuyor. Belediyenin yaptığı kampta ise çocukları hedefine almaktan geri durmuyor.  Belediyenin düzenlediği bu kampta çocuklara ücretsiz şort ve bikiniler alınıp giydirildiğini, hatta denize sokulup birlikte oyunlar oynandığını, kız ve erkek çocukların yine birlikte çadırlarda kaldığını da vurguluyor. Akit’in yaptığı bu iki habere baktığımızda bunların habercilikle de, insan olmakla da bağdaşmadığını görüyoruz. Yaptığı haberlerde sapkın ve gerici topluma çanak tutması ve homofobik haberlerini de unutmamak gerekiyor. Bu konuda yaptığı haberlerle LGBT’li bireyleri açık hedef haline getirdiğini biliyoruz.  Gazetenin yaptığı bu habere ilişkin Emek Gençliği’nin Akit önündeki protestosu gazete çalışanlarının taşlı sopalı saldırısına maruz kaldı. Gezi olaylarında müdahaleye sıkça eğilimli polislerimiz ise sadece olayları izlemekle yetindi. Gazetede yazdıkları cinsiyetçi söylemler yetmiyor Akit’e ki, bir çalışanı gençlere el hareketi çekiyor. Unuttukları bir şey var ki bizler onların bu davranışlarının kaynağını da biliyoruz ve bu zihniyete karşı yapıyoruz bu gençlik kamplarını... Ha ne demişti bir de gençlik: #iğrençsinAkit

www.evrensel.net