18 Şubat 2020 04:30

Alsancak Stadı’nın ağaçları

Alsancak Stadı, 2014’ten bugüne 3 tane Gençlik ve Spor Bakanı gördü. Stadın temelini atan Binali Yıldırım son başbakan olarak tarihe geçti, ülkenin yönetim şekli değişti; fakat, inşaat hala bitmedi.

Fotoğraf: DHA

Burkal Efe SAKIZLIOĞLU
Burkal Efe SAKIZLIOĞLU

Son zamanlarda özellikle Ege medyasında Alsancak Stadı hakkında çıkan haberlerin sıklığı biraz arttı. Şüphesiz bunda en önemli etken inşaat sürecinin yavaşlaması hatta durması diyebiliriz. Bu durum beni Alsancak hakkında yazmaya biraz daha motive etti; hep birlikte sesimizi daha güçlü yükseltmemiz gerektiğini düşünüyorum. Gelin hep birlikte stat arazisinin TOKİ’ye devredilmesinin söz konusu olduğu dönemden günümüze doğru bir yolculuk yapalım; zira çabuk unutuyoruz, panzehrimiz hafıza olmalı…

2012 - Yaz aylarıydı, İzmir kentinin 150 yıla yakın bir süredir futbol merkezi ve süreç içerisinde farklı kültürlere ev sahipliği yapmış tarihi bir anıtı olan Alsancak Stadı'nın, TOKİ’ye devredilip yerine AVM ve benzeri yapıların inşa edileceği haberi özellikle taraftarların gündemine bir bomba gibi düşmüştü. Alsancak’ın sadece bir kulübe ait değil İzmir’in neredeyse tüm kulüplerinin tarihinin yazıldığı ortak bir stat olması, stadın ranta kurban edilmesine karşı ortak bir hareketi mümkün kılmış; o dönem bir girişim olarak var olan Taraftar Hakları Derneği’nin çağrısıyla, şehrin tüm kulüplerinin taraftarlarının katılımıyla kararı protesto eden eylemler organize edilmişti. Basın açıklamaları, imza kampanyaları, paneller, yürüyüşler, stat içinde ve çevresinde gerçekleştirilen eylemlilikler ile Alsancak’ın sahipsiz olmadığı mesajı kuvvetli bir şekilde verilmişti.

2014 - Ağustos ayında yeni sezonun başlamasına sayılı günler kala ansızın Alsancak Stadı’nın depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle turnikelerine kilit vurulması gerçek anlamda bir deprem etkisi yaratıyordu şehirde. Evet! Alsancak, tarihe tanıklık eden yorgun bir anıttı; fakat, İzmir’de deprem yönetmeliğine göre riskli durumda olabilecek başta okullar ve diğer kamu binaları varken cımbızla çeker gibi sadece Alsancak Stadı’nın hedef alınması ister istemez İzmirlilerin korkularını tetikliyordu. Üstelik stadın depreme dayanıksız olduğunu iddia eden rapor bir sır gibi saklanıyor ve tribünlerin kuvvetlendirilme seçeneği hiç konuşulmadan hemen yıkım işlemine başlanmak isteniyordu. Taraftar Hakları Derneği (THD) yine sorumluluk alarak Alsancak Stadı’nı Koruma ve Yaşatma Platformu’nun kurulması için bu sefer sadece taraftarlara değil kentin tüm paydaşlarına çağrıda bulundu. Ellinin üzerinde taraftar grubu, STK, siyasi ve demokratik örgütlenmeden oluşan platform; stadın yerinde yenilenmemesi seçeneğini aklından geçirenlerin, sadece taraftarları değil neredeyse tüm İzmir’i karşısına alması gerektiğini açık ve net bir şekilde ortaya koyuyordu.

2015 - Alsancak Stadı’nın kapısına kilit vurulduktan bir yıl sonra yıkımına başlanıyordu. Altay Spor Kulübü ve Türkiye Futbol Federasyonu'nun eski başkanı aynı zamanda da dönemin İzmir Ekonomik Kalkınma Koordinasyon Kurulu Spor Tesisleri Komitesi Başkanı Mahmut Özgener, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç ile birlikte stadın yeni sezona yetiştirileceğini beyan ediyorlardı

2016 -  İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi, Alsancak Stadı'nın bulunduğu alanda yeniden bir stat inşa edilmesi ön koşuluyla, toplamı 22 bin 600 metrekare olan alanda, kendi mülkiyetinde bulunan 4 bin 239 metrekarelik bölümü 25 yıl süreyle Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'ne "bedelsiz" olarak tahsis ediyor ve inşaatın başlaması için kağıt üzerinde teknik bir engel kalmıyordu.

2017 - Dönemin başbakanı Binali Yıldırım 9 Eylül 2017 tarihinde Buca’da gerçekleştirdiği bir tören ile Alsancak, Karşıyaka ve Göztepe’nin statlarının temsili olarak temelini atıyor ve içinde bulunduğumuz sezon yani 2019-2020 futbol sezonunun ikinci yarısında Alsancak Stadı’nın faaliyete geçeceğini beyan ediyordu.

2019 - Kapısına 2014 yılında kilit vurulan ve temsili temel atma töreni üç yıl sonra gerçekleşen Alsancak Stadı yerinde yeniden yükselmeye başladığında bu sefer yeni tartışmalar gündeme geliyordu. Stadın isim hakkı kime ait olacaktı. 30 Nisan 2019 tarihinde İzmir Kulüpleri’nin başkanları İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin düzenlediği Futbolun Ekonomik Zirvesi panelinde bir araya geliyor ve panel esnasında Altay ve Altınordu Kulüp başkanları arasında yaşanan diyalog stadın kullanım hakkının kimde olacağı tartışmasını tüm çıplaklığıyla gündeme taşıyordu. Altay taraftarının tepkisi üzerine açıklama yapma zorunluluğu hisseden Altay Spor Kulübü Başkanı Özgür Emekçioğlu, ‘Stadın yıkıldığı dönemde 28 yıl daha kullanım hakkına sahip olduklarını hatırlatıyor ve 2014 yılında stat kapatılıp yıkılırken İzmirli futbol severler, “Alsancak tarihtir, yok edilemez” diyerek tepkilerini dile getirdi ancak asıl gereken lobi çalışmaları yapılmadığı için Alsancak yıkıldı ve uzun süre atıl kaldı. O zaman gerekli girişimleri yapıp yıkım durdurulabilir miydi ayrı bir tartışma konusu ama ben görevde olsaydım yıkılmasına izin vermezdim’ diye ekliyordu. Bu noktada sayın başkana şu hatırlatmayı yapmayı bir görev addediyorum: Şayet 2014 yılında İzmirlilerin yarattığı lobi olmasaydı şu an Alsancak Stadı yerinde yükseliyor olabilir miydi buna asla bilemeyeceğiz; çünkü İzmirliler bu görevi hakkını vererek yerine getirdi. Şayet bahsettiği diğer lobiyi harekete geçirme gücü var ise bunu stadın inşaatının bir an önce bitirilmesi adına kullanmasının çok daha faydalı olacağını düşünüyorum.

İlgili panelden söz açılmışken konuyla ilgili bir çift sözü de Altınordu Futbol Yatırımları AŞ’nin Başkanı Mehmet Seyit Özkan hak ediyor elbette. Yazımın başında da belirttiğim gibi hızlı unutuyoruz panzehrimiz hafıza olmalı… Alsancak Stadı’nı Koruma ve Yaşatma Platformu’nun Kuruluş toplantısı THD çağrıcılığında 10 Ocak 2014 tarihinde Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde gerçekleşmişti. Tesadüf bu ya! aynı gün bir alt katta ‘91. Yılında Altınordu’ paneli gerçekleştiriliyordu. Alsancak Stadı hakkında ki bu önemli toplantıya davetimiz üzerine bir kat yukarı çıkıp da katılmayan sayın başkan 2015 ayının Şubat ayında Alsancak Stadı’nın yapılacağından umudu kesmiş olacaktı ki; kendi ifadeleriyle googleearth’ten şirketine İzmir’de stat yapılacak arazi arıyor ve gözüne İzmir’in gözbebeği Kültürpark’ı kestiriyordu. İzmirliler Alsancak’ı savunurken Sayın Özkan bir başka kent cinayetini telaffuz etmekten hiç çekinmiyordu anlayacağınız… 

GELELİM GÜNÜMÜZE

2020 – Alsancak Stadı, 2014 yılından bugüne; Akif Çağatay Kılıç, Osman Aşkın Bak ve halen görevine devam eden Mehmet Kasapoğlu olmak üzere 3 tane Gençlik ve Spor Bakanı gördü. Stadın temelini atan Binali Yıldırım son başbakan olarak tarihe geçti ülkenin yönetim şekli değişti; fakat, inşaat hala bitmedi devam ediyor. Yüklenici Firma Metro Mühendislik’in internet sitesinde inşaatın bitiş tarihi 5 Ocak 2021 olarak gözükse de yaklaşık altı aydır maddi yetersizlikler gerekçe gösterilerek iş çalışması olmayan Alsancak’ta bu sessiz bekleyiş taraftarları elbette endişelendiriyor. Türlü gerekçelerle yedi yıla yakın bir zamandır süren bu bekleyişte kaybeden şüphesiz İzmir futbolu oluyor. Bu kadar uzun ve sancılı geçen bu süreçten sonra yerel yönetim ve merkezi iktidarın bir gün bile kaybetmeden Alsancak Stadı nı artık inşaat haberleriyle değil maç haberleriyle gündeme getirmesi için ne gerekiyorsa yapması gerekiyor…           

Yazımı bitirirken, başlığa yani Alsancak’ın Ağaçları’na geri dönmek istiyorum; çünkü genel hatlarıyla kronolojik olarak anlatmaya çalıştığım sancılı geçen bir sürecin sonunda bu kadarını da beklemiyorduk açıkçası dedirten güzel bir gelişmenin haberini aldım geçen hafta. Birbirinin neredeyse kopyası olarak inşa edilen yeni dönem stadyumlarından farklı olarak gerek tribün yapısı gerekse cadde tarafındaki kulüp binasının korunması açısından Alsancak’ın aslına uygun olarak yerinde yenilenmesi bizleri sevindiriyordu. Buna ek olarak demiryolu tarafındaki kale arkasında yer alan ve stadın sembollerinden biri olan ağaçların da korunmaya alındığını da duymak beni çok mutlu etti. Ağaçların olduğu kale arkası bölüme 700 kişilik bir deplasman tribünü de eklenecekmiş. Yeni yapılan stadyumlarda göz önünde bulundurulmayan çok değerli bir detaydır bu: eski ruhu imgelerle yeninin içinde korumak… Alsancak Stadı bu dokunuşla sadece İzmir’in ve ülkemizin değil dünyanın da en özel statlarından biri olacak. Çok özledik kavuşalım artık…

Reklam