28 Ocak 2020 04:00

Merhaba

Taraftar Hakları Derneği Başkanı Burkal Efe Sakızlıoğlu, bugünden itibaren her salı, "Tribün" isimli köşesiyle Evrensel Ege Sayfaları'nda olacak.

Fotoğraf: Taraftar Hakları Derneği / Facebook

Burkal Efe SAKIZLIOĞLU
Burkal Efe SAKIZLIOĞLU

Merhaba Sevgili Okurlar,

Bu ilk yazımda uzun zaman sonra tekrar düzenli olarak yazacak olmanın heyecanı içerisindeyim. Sevgili Emine Uyar "Evrensel’in Ege Sayfalarında seni de yazılarınla görmek isteriz" diye teklifte bulunduğunda başladı bu heyecan açıkçası. Dile kolay 25 yıllık bir birikimin içerisinde üstelik yazar olarak yer almak şüphesiz büyük bir sorumluluk ve onur benim için. Sizlerle bu köşede, yerelden evrenseli yakalamaya çalışıp toplumun bir minyatürü olan tribünden, merkezinde spor olan yazılarla bir arada olacağız. İlk yazımızın konusunu Türkiye’de bir ilk olan ve 2012 yılında İzmir’de kurulan ve başkanlık görevini yürüttüğüm Taraftar Hakları Derneğine ayırmak istiyorum. 

TÜRKİYE’DE BİR İLK TARAFTAR HAKLARI DERNEĞİ 

Taraftar Hakları Derneği (THD) 2012 yılında İzmir'de farklı kulüplerin taraftar temsilcilerinin 'Renklerimiz ayrı dertlerimiz aynı' düşüncesiyle bir araya gelerek kurdukları bir sivil toplum örgütüdür. Suskun ve makul taraftar olmayacağız şiarıyla, Türkiye'nin dört bir yanındaki taraftar grupları üzerinde artan baskılar sonucu oluşan hak mahrumiyetlerine karşı öncelikle bir girişim olarak hareket etmeye başlayan derneğin kuruluş sürecini hızlandıran en temel olay şüphesiz; İzmir kentinin futbol merkezi olan ve tarihsel süreç içerisinde farklı kültürlere ev sahipliği yapmış Alsancak Stadı'nın 2012 yılında yıkılıp yerine AVM yapılmak istenmesi olmuştur. 

ALSANCAK TARİHTİR YOK EDİLEMEZ!

Alsancak Stadı; Türkiye'de futbolun ilk oynandığı ve Türkiye Profesyonel Futbol Ligleri'nin ilk resmi golünün atıldığı ve 19. yüzyıldan bu yana aynı yerde bulunan tarihi bir alandır. Stat bulunduğu eşsiz konum itibariyle, yeni inşaatlar, ticari gelişim ve finansal planlar açısından rantsal dönüşüm projelerinin yarattığı bir hinterlandın merkezinde yer alıyordu. "Alsancak Tarihimizdir Yok Edilemez" düşüncesiyle farklı renklere gönül vermiş taraftarları bir araya getiren THD, stadın yok edilmesini önleyebilmek için bir bariyer oluşturdu. İlerleyen dönemde konuyla ilgili sadece taraftarların değil kentin tüm dinamiklerinin paydaş olduğu ve ellinin üzerinde sivil toplum örgütünün katılımından oluşan Alsancak Stadını Koruma ve Yaşatma Platformunun da kurucusu olacak ve stadın yerinde yenilenmesiyle sonuçlanan çalışmaların her bir kademesinde aktif rol oynayacak olan THD; kelimenin tam anlamıyla bu kampanya sırasındaki farklı destekçi gruplarının yarattığı sinerji ve ortak haklar çevresinde birleşebileceğini sahada deneyimleyerek kuruldu diyebiliriz. Türkiye'de başta futbol olmak üzere spor taraftarlarına yönelik gerçekleşen hak mağduriyetlerine karşı hukuksal alanda mücadele vermek, kamuoyu oluşturmak ve oyunun gerçek sahibi olan taraftarların spor yönetişimine aktif ve eşit söz hakkıyla bir paydaş olarak katılımını sağlamak derneğin temel amaç ve hedefleri arasında en başta yer almaktadır. 

THD’nin kuruluş amaçlarına ek olarak Taraftar Haklarının uygulanması için yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde yürüttüğü savunuculuk faaliyetleri şu ana başlıklar altında özetlenebilir: 

  • Spor alanlarına erişim hakkı 
  • Taraftarların temel hak ve özgürlüklerinin savunulması
  • Mültecilerin spor yoluyla kent yaşamına katılmasına yönelik çalışmalar
  • Kadın futbolunun geliştirilmesi adına yürütülen çalışmalar 
  • Taraftar hakları uygulamasının izlenmesi/belgelenmesi ve hukuki destek
  • Kültürel ve tarihi belleğimizin gelecek nesillere taşıyıcıları olduklarını düşündüğümüz stadyumların korunması yoluyla kent hakkına yönelik çalışmalar
  • Ulusal ve uluslararası platformlarda taraftarların örgütlülüğünün geliştirilmesine yönelik ağ çalışmaları 

THD, Avrupa kıtasındaki 48 ülkeden taraftarların üyelikleriyle oluşan Football Supporters Europe'un (FSE- Avrupa Futbol Taraftarları Ağı) üyesidir. FSE elde ettiği temsiliyetle taraftar hakları konusunda UEFA tarafından resmi olarak dialog partneri olarak kabul edilen bir kurumdur. Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği ve akademik anlamda konuya katkı sunacağını düşündüğümüz kurumlar ve kadın sporcu/taraftarların haklarına yönelik çalışmalar yürüten örgütlenmeler ile ortaklaşma faaliyetleri yürütülmektedir. Derneğimiz aynı zamanda Konak Kent Konseyi, İzmir Kültür Platformu, İzmir Emek ve Demokrasi Güçlerinin de bir bileşenidir. 

Bu ilk yazımızda 2012 yılında İzmir’de kurulan Taraftar Hakları Derneğinin 2020 yılına kadar geçirdiği yolculuğu genel hatlarıyla ifade etmeye çalıştım. İlerleyen dönemde yerelden tüm ülkeye ve elbette evrensele ulaşmaya çalıştığımız özel konu başlıklarıyla sizlerle olacağım. Dünyanın tüm taraftarlarının haklar mücadelesinde buluşmaya davet ediyor ve bir sonraki yazımızda Tribün’de buluşmak üzere sizleri selamlıyorum.

Reklam