20 Kasım 2019 11:37

Şule Çet davasında savcı iki sanık için de ceza istedi

Şule Çet davasında savcı mütalaasını açıkladı: Sanıklar Çağatay Aksu ve Berk Akand hakkında kasten öldürme, cinsel saldırı ve hürriyeti tahdit suçlarından ceza istedi.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Burcu YILDIRIM
Ankara

Ankara’da Yelken Plaza’nın 20. katından şüpheli şekilde ‘düşerek’ yaşamını yitiren Şule Çet davasının 5. duruşması Ankara Adliyesi 31. Ağır Ceza Mahkemesinde görülüyor. Duruşmada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan savcı iki sanık için de kasten öldürme, cinsel saldırı ve hürriyeti tahdit suçlarından ceza istedi. Savcı, Sanıklardan Çağatay Aksu'nun bir kez müebbet ve 39 yıla, Berk Akand'ın ise Aksu'nun işlediği suçlara yardımdan 31 yıla kadar hapsi istendi. Duruşmada sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi ve 4 Aralık'a ertelendi. 

Yoğun katılımla başlayan duruşmayı CHP Milletvekilleri Gamze Taşcıer, Sezgin Tanrıkulu, Necati Tığlı da takip ediyor.

PSİKOLOJİK DURUMU İYİYDİ”

Duruşmada Şule Çet’in eski erkek arkadaşı Muhammed Furkan, sanık avukatlarının talebi üzerine tanık olarak dinlendi. Furkan, “Sabahları okula, akşamları işe gidiyorduk bu yüzden çok görüşemiyorduk. Şule patronlarıyla konuşacağını söylemişti bir tek. Olay günü sabah saat 11.00’de Şule’nin daha önce çalıştığı iş arkadaşı ölüm haberini verdi. İnanamadım, aradım ve karakola gittim. En son ölümünden üç dört gün önce yüz yüze görüştük. Psikolojik durumu iyiydi, köpeği vardı onunla ilgileniyordu ve yeni taşınmıştı mutluydu. Benim Şule’nin hayatını kaybetmesinden aylar sonra intagrama yüklediğim fotoğraf neden dosyaya giriyor anlamış değilim. O gece 11.00’den önce iyi geceler dedik birbirimize” diye konuştu.

Sanık avukatlarının o gece Şule’nin nerede olduğunu kendisinden gizlediğini söylemesi üzerine cevap veren Furkan, “Biz özgür insanlarız ve Şule bana her dakika hesap vermek zorunda değil” dedi.

ÇAĞATAY AKSU’DAN BERK AKAND’A MEKTUP: YA BERABER ÇIKARIZ YA BERABER BATARIZ!

Şule Çet avukatlarından Onur Tatar, sanık avukatlarının Çağatay Aksu’nun Berk Akand’a yazmış olduğu mektupları göstererek sanıklara teyit ettirdi ve neden mektup yazma ihtiyacı hissettiklerini sordu. Çağatay Aksu, “Ben sadece dosyaya gelen evrakları Berk’e aktarıyorum” dedi ve Berk Akand da bu yolla haberleştiklerini onayladı. Çalışan koğuşunda olduğumuz için bir gün beraber olma imkanımız vardı ve mektupları görüştüğümüzde birbirimize veriyoruz” dedi.

Tatar, Çağatay Aksu’nun bir mektubunda “Ya beraber çıkarız ya beraber batarız” demekle ne demek istediğini sordu ve sanıkların ağız birliği yaptıklarını ifade etti.

ŞULE’NİN İÇ ÇAMAŞIRLARI NEDEN İNCELENMEDİ?

Avukat Umur Yıldırım da olay gününe ilişkin delillerin sanık Berk Akand tarafından yok edilmeye çalışıldığını ifade ederek Şule’nin iç çamaşırlarının babasına teslim edilmediğini ve adli tıpta incelenmediğini söyledi: “Olaydan iki hafta sonra Şule’nin babasıyla birlikte eşyaların bir kısmını aldık. Polis bize iç çamaşırı vs. vermedi. İç çamaşırı, taytı, sutyeni babaya verdik diyorlar ama baba burada ve verilmemiş bunlar. İç çamaşırlar Adli Tıp’ta da incelenmedi, neden? Cinsel saldırı olarak görülen davada en önemli deliller neden incelenmedi? İncelendi dedikleri çamaşır kot mont, çanta ve cüzdan.”

SAVCI MÜTALAASINI AÇIKLADI

Tanıkların ve avukatların dinlenmesinin ardından savcı mütaalasını verdi. Sanıklardan Çağatay Aksu'nun "kasten öldürme" suçundan müebbet ve "cinsel saldırı" ile "kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak" suçundan 39 yıla, Berk Akand'ın ise bütün bu suçlara yardımdan 31 yıla kadar hapsi istendi.

Savcı, sanıklardan Çağatay Aksu'nun "kasten öldürme" suçundan müebbet, "cinsel saldırı" ile "kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak" suçundan 39 yıla kadar hapsini talep etti.

Savcı, Berk Akand'ın ise olaylar gerçekleştiği sırada Aksu'nun yanında bulunduğu ve ona destek verdiği gerekçesiyle işlenen suçlara yardımdan cezalandırılmasını istedi.

Akand'ın da bu kapsamda "kasten öldürmeye" yardım suçundan 15 yıla, diğer suçlara yardımdan da 16 yıla kadar olmak üzere toplam 31 yıla kadar hapsi talep edildi.

SANIK DİNE SARILDI

Mütalaaya tepki gösteren sanık Çağatay Aksu, “Biz bunca zaman boşuna yatmışız. Almadığımız belge kalmadı, ben anlamıyorum. Şurada sinir krizi geçireceğim, kendimi zor tutuyorum. Dışarıdan baskı yapılıyor, medya yanıltılıyor. Eğer suç buluyorsanız beni asın. Dinimizde de var farz gibi düşünüp vicdanınızla karar verin” diye konuştu.

Sanık Berk Akand da “Ben Çağatay’ın asla bir kıza tecavüz edip öldürdüğünü düşünmüyorum ama tek tanığı var o da benim. Beni de onun yanına çekmeye çalışıyorlar. Ben uyukluyordum o an. Bu kabustan kurtulmayı çok istiyorum, bilsem de her şeyi söylesem keşke. Çağatay geliyor, ‘20. kattan kız atladı’ diyor ve ondan sinirleniyorum. Kameralardaki çaresiz hallerimi nasıl açıklayayım? Ben saat 3.32’den sonrasına kefil olamıyorum. Kime kızacağımı şaşırdım, basına mı, medyaya mı kızayım? Benim alnım açık, acılı ailenin de Allah yardımcısı olsun. Beraatimi talep ediyorum. Ben buradan ceza alacaksam harcanacağıma inanıyorum” dedi.

SANIK AVUKATINDAN NADİRA KADİROVA CİNAYETİ GÖNDERMESİ

Sanık Berk Akand’ın avukatı Hüseyin Ayan mütaalaya ilişkin savunma yaparken “Adaletli bir karar olacaksa bir milletveklinin evinde ölen kızcağızı da araştırsınlar, peşine gitsinler. Ben Şule Çet’in ya Çağatay ya da Furkan tarafından cinayete sürüklendiğini düşünüyorum. Ben Şule’nin oraya iş sözü almak için geldiğini düşünüyorum ama mesajlaşmalara baktığımızda Çağatay’ın sarkıntılık yaptığını ve Şule’nin siz diye hitap ettiğini görüyoruz. Şule gezip tozan eylenen bir tip. Babasının yolladığı parayla bu hayatı süremez, çalışması gerekiyordu. Bara gidip çalışmak istemedi, hangi bara gitse işe alınırdı ama belki de orada onu satarlardı” dedi.

Avukatın bu sözleri salondan büyük tepkiye neden oldu. 

DURUŞMA ÖNCESİ AÇIKLAMA: ADALET İÇİN BURADA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ!

Duruşması öncesi Ankara Adliyesinde bir araya gelen kadınlar yaptıkları açıklamada “Bundan önceki 4 duruşmada olduğu gibi bugün de gerçek adaletin yerini bulması ve kadın cinayetlerinin önlenmesi için buradayız” dedi. Ankara Kadın Platformu adına açıklama yapan Deniz Akıl şöyle konuştu: “Şule Çet başta olmak üzere, işlenen tüm kadın cinayetlerinin üzerlerinin örtülmemesi için buradayız. Burada olmaya da devam edeceğiz. Ta ki adalet yerini bulana kadar. Kadın cinayetleri durana kadar. Cinayet tarihinden bugüne dek bizlerin ve kamuoyunun takibi sonucu intihar gibi gösterilmeye çalışılan bu cinayet kamuoyuna mal oldu. Bunun sonucunda ise cinayetle ilgili gerçekler artık gizlenemez hale geldi. Bu durum karşısında gerçeklerin ortaya çıkmasını engellemek için duruşmanın kapalı görülmesini ve yayın yasağı getirilmesini isteyen, parayla bilirkişi raporları satın almaya çalışanlar, daha da ileri giderek, savunma adı altında Şule Çet’i suçlamaktan bile geri durmadılar. Hepimizin daha önceki kadın cinayetlerinde de tanık olduğu gibi erkek adalet sistemi; sanıkları yargılamak yerine tam tersini yapıyor, cinayetlerin üzerlerini örtmeye çalışıyor.”

İstanbul Maltepe’de öldürülen Fatma Şengül’ün kızı Açelya Şengül de duruşma öncesi yaptığı açıklamada “Kadın katilleri artık ‘pişmanım’ indiriminden yararlanmasın diye buradayım. Tüm kadınlar için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi. 

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Gözaltındaki Suruç Belediyesi Eş Başkanı Çevik polise ifade vermedi

SONRAKİ HABER

Cumhurbaşkanlığı seçimleri krizi çözmedi: Cezayir'de halk tekrar sokaklarda

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa