26 Kasım 2018 15:48

'5 yıl sonraki Sur içi, mevcut durumdan çok uzak olacak'

Şehir Plancısı Dilan Kaya: Sur bundan sonra lüks mağazalar, lüks kafeler gördüğümüz bir yer haline dönecek. Yerel, tasfiye edilecek

Fotoğraf: MA

Paylaş

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’de bulunan Diyarbakır’ın tarihi Sur ilçesi Cevatpaşa, Fatihpaşa, Dabanoğlu, Hasırlı, Cemal Yılmaz ve Savaş Mahallelerinde 2 Aralık 2015’te ilan edilen sokağa çıkma yasağı, üçüncü yılını tamamlamak üzere. 6 mahallede zorla yerinden edilen insanların yaşadığı mağduriyetin tespit edilmesi için Dicle Toplumsal Araştırma Merkezi (DİTAM) tarafından “Diyarbakır İli Sur İlçesinde Yerinden Edilen Ailelerin Temel Haklara ve Kamu Hizmetlerine Erişim Projesi” çalışmaları yürütüldü.

Mezopotamya Ajansından (MA) Lezgin Akdeniz’e konuşan Projenin Koordinatörü Dilan Kaya,  Sur’da devam eden kent politikalarının, hatırlatmaya karşı unutturma çalışması olduğunu dile getirdi. 

SUR’A DÖNMEK İSTİYORLAR

AKP hükümetinin üç yıl önce yerinden edilmiş insanların ailelerin mağduriyetini gidermek için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı eliyle proje başlattığını ve mülk sahiplerine üç seçenek sunduğunu aktaran Kaya, bunların maddi tazminat, TOKİ’nin herhangi bir başka bölgede veya Sur’da yapacağı evlerden bir ev verme seçeneği olduğunu, ancak bugüne kadar mülk sahipleri mağduriyetinin giderilmediğini kaydetti.

İlçe sakinlerinin, kendilerini hayatta tutan tüm materyallerini kaybettiğini söyleyen Kaya, “Eşya tazminatı konusuna gelince durum çok trajik. Hasar tespit komisyonunun 2 bin ve 11 bin arasında eşyalara biçtiği değerin, maalesef realitede bir karşılığı yok. Evlerde durum daha da fena. Evlere, ederinin çok altında değer biçildi. Bazı ailelere daha yazı gitmemiş. Bazı ailelerle uzlaşılmış, birçok aile de uzlaşmayı reddetmiş. Bazılarına teklif dahi gitmemiş. Önce şunu görmek lazım, bu ailelerin hepsi Sur’a yakın yerlere taşındılar. Ve şunu net bir şekilde gördük, Sur’da yerinden edilen aileler Sur’a dönmek istiyor” dedi. 

ADALET MEKANİZMASI KAPALI

Devletin Sur’da bundan sonrası için açık bir politika yürütmediğini ifade eden Kaya, “Sur’da bir muğlaklık hakim, bundan sonra ne olacağı bilinmiyor. Uzlaşı komisyonları kısmı çok sıkıntılı. Devletin Sur’a dair ne yapacağı çok açık değil. Bir öngörü var ama bu çok büyük bir ekonomi gerektiriyor. Büyük bir mülkiyet sıkıntısı var. Acele kamulaştırma kararı alındı ama yasa olarak bu kararın uygulanması gerekiyor. Bundan dolayı uzlaşma komisyonunun istediği ile yaptığı çok da bir araya gelemiyor. Çünkü büyük bir mülkiyet sıkıntısı var ve ailelerden uzlaşmak istemeyenler var. Uzlaşma komisyonu açık bir politika gütmüyor. Hukuk sürecinde adalet mekanizmaları kapalı olduğu için aileler çaresiz kaldı. Açıklanan bir proje yok, proje üzerinde de konuşamıyoruz. Açıklanan metrekare birim fiyatlarına baktığımızda Sur’un gerçek sahiplerinin Sur’da ev sahibi olması mümkün değil.” 

BÜYÜK RANT ALANI

Sur’da yapılanların “kentsel dönüşüm” olarak ele alınamayacağını vurgulayan Kaya, “Kentsel dönüşüm çok fazla boyutlu. Sadece evin yıkılıp ev yapılması olarak gösterilebilir, ancak kentsel dönüşüm toplumsal bir olgu. Ekonomisini, toplumsal boyutunu, sosyolojik boyutunu düşünmelisiniz. Bundan dolayı Sur’da yapılanı kentsel dönüşüm diye adlandırmak ne kadar doğru bilmiyorum. Türkiye’de süregelen neoliberal politikaların kentteki yansımalarına baktığımızda aslında birçok yerde görülen dönüşümlerde aynı şey görülüyor. Özellikle kentin merkezinde kalan kültür ve turizmin gözdesi olan bu yerler büyük rant alanı olarak değerlendiriliyor. Mülkiyeti olan ailelerin orada neler yapıldığı konusunda bir bilgileri yok” diye konuştu. 

‘HAFIZAYI YOK ETMEK SONUÇ VERMEYECEK’

Aynı zamanda şehir plancısı olan Kaya, “Yapılan betonarme evlere baktığımızda yüksek gelir grubuna hitap edilen bir manzara ile karşı karşıyayız. Kime nereyi nasıl satmak istiyorsanız, ona göre planlar üretirsiniz. 5 yıl sonraki Sur içi, mevcut Sur içinden çok uzak olacak. Bundan sonra lüks mağazalar, lüks kafeler gördüğümüz bir yer haline dönecek. Büyük şirket ve firmaların gireceği bir alan olacak. Yerel tasfiye edilecek. Toplumsal dışlanma alanı olacak bir şekilde dizayn ediliyor. Orada bir statü yaratılıyor. Dar gelirli ailelere siz buraya layık değilsiniz denilecek. Ama bu sorunu çözmüyor. Köy yakmalar döneminde yaşanan hafıza başka bir şekilde ortaya çıktı ve başka bir mekanda kendini inşa etti. Hafızayı, yaşamı yok eden politikalar başarılı olmayacak, sadece yaşanan acıları katlayacak” dedi. (HABER MERKEZİ)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Avustralyalı sendikalardan işyerinde cinsel tacize karşı kampanya

SONRAKİ HABER

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Sur'dan kimsenin zorla çıkarılmadığını savundu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa