17 Ekim 2018 08:20
Son Güncellenme Tarihi: 18 Ekim 2018 12:05

Kaşıkçı için oluşturulan inceleme heyeti ikinci aramayı bitirdi

Cemal Kaşıkçı'nın kaybolmasıyla ilgili oluşturulan ortak inceleme heyetinin ikinci arama çalışmaları da sona erdi

Fotoğraf: Raşit Aydoğan/AA

Paylaş

Washington Post yazarı Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın, Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'na girdikten sonra kaybolmasıyla ilgili oluşturulan ortak çalışma grubunda yer alan Türkiyeli yetkililer, Başkonsolosluk binasındaki çalışmalarını tamamlayarak bölgeden ayrıldı.

Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'na girmesinin ardından kaybolmasıyla ilgili oluşturulan ortak çalışma grubundaki Türkiyeli yetkililerin ve olay yeri inceleme ekiplerinin konsolosluk binasındaki çalışmaları sona erdi. Başkonsolosluk binası ve bahçesinde incelemelerde bulunan ekipler, delil çalışması yaptı. Toplanan deliller özel poşetlere ve kutulara konularak olay yeri inceleme aracına yüklendi.

Suudi yetkililerin de eşlik ettiği olay yeri inceleme ekibinin çalışmalarının tamamlanmasının ardından ortak çalışma grubundaki tüm görevliler, konsolosluk binasından ayrıldı.

Öte yandan dün (17 Temmuz) ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'na girdikten sonra kendisinden haber alınamayan gazeteci Cemal Kaşıkçı olayını değerlendirmek üzere Türkiye'ye geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pompeo ile bir araya geldi. Görüşmeye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, MİT Başkanı Hakan Fidan ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da katıldı.

Fransa Ekonomi Bakanı Bruno Le Maire, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'ın himayesinde 23-25 Ekim'de Riyad'da düzenlenecek ‘Geleceğe Yatırım Girişimi' yatırım konferansına katılmayacağını bildirdi.

'KONSOLOSUN NE ZAMAN GELİP GELMEYECEĞİ BENİM İŞİM DEĞİL'

Çavuşoğlu, Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosu Muhammed el Uteybi'nin Türkiye'den ayrılmasına ilişkin bir soru üzerine ise şu yanıtı verdi:
"Başkonsolos ülkesine gidebilir. Kendisi sınır dışı edilmiş değil. Ne zaman gelip gelmeyeceği konusu da benim işim değil. Kendisiyle bu konuda Suudi yetkililer karar verecek. Ama başkonsolosun özellikle bu olay gerçekleştikten sonra yani Kaşıkçı'nın kaybolmasından sonra bazı yaklaşımları tabii ki tepki topladı. Özellikle dalga geçer gibi dolapları açıp da 'Bak işte burada yok' demesi, saygısızca davranması doğru bir yaklaşım değildi, tüm dünyanın tepkisini topladı. Ama başkonsolosla ilgili kararı tabii ki Suudiler verecek." Pompeo görüşmelerinin ardından Türkiye'den ayrıldı. 

'YAPTIRIMLARI KISA SÜRE İÇERİSİNDE KARAR BAĞLAYACAĞIZ'

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, Bakan Mike Pompeo'nun Erdoğan ve Mevlüt Çavuşoğlu ile yaptığı görüşmelerde, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın kaybolmasıyla ilgili soruşturmaya destek sözü verdiğini bildirdi.

Pompeo'nun Türkiye temaslarına ilişkin yazılı açıklama yapan Nauert, Pompeo'nun Erdoğan'a Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın kaybolmasıyla ilgili ABD'nin kaygılarını ilettiğini kaydetti. Pompeo'nun Türk mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu ile de bir araya geldiğini ifade eden Nauert, ikilinin Suriye, İran ve terörle mücadele konusunda görüş alışverişinde bulunduğunu bildirdi.

Heather Nauert, görüşmede Pompeo'nun Çavuşoğlu'na Rahip Brunson'ın serbest kalmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdiğine ve Cemal Kaşıkçı'nın kaybolmasıyla ilgili yürütülen soruşturmaya her türlü desteği verme sözünü yinelediğine işaret etti.

ABD'li Bakan'ın, Çavuşoğlu ile Türkiye'de tutuklu bulunan Dr. Serkan Gölge ve diğer ABD vatandaşları ile Türkiye'deki ABD misyonlarında görevli personelin durumunu da görüştüğü kaydedildi.

Türkiye ziyaretini tamamlamasının ardından açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanı Pompeo ise ABD tarafının Türkiye'ye karşı uyguladığı yaptırımlarla ilgili kısa sürede karar vereceklerini açıkladı. Pompeo, "Onların şu anda kaldırılmasının bir mantığı var fakat henüz nihai karar verilmedi. Bu konu hakkında Başkan ile görüşmem lazım" dedi.

KAŞIKÇI'NIN İÇİN VERİLEN ÖNERGE AKP'NİN OYLARI İLE REDDEDİLDİ

Gazeteci Cemal Kaşıkçı için CHP tarafından TBMM’ye verilen araştırma önergesi AKP'nin oyları ile reddedildi. TBMM İnsan Hakları İnceleme Komsiyonu’nun bugünkü toplantısında komisyon başkanvekili ve CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Cemal Kaşıkçı da dahil olmak üzere bugüne kadar gerçekleşen tüm zorla kaybedilme vakalarının araştırılması için önerge verdi.

Toplantıda CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da komisyonun başkonsolosluğa giderek yerinde inceleme yapabileceğini, böylelikle henüz Türkiye'den ayrılmamış olan görevlilerle görüşebileceklerini bildirdi. CHP’lilerin bu yöndeki talepleri AKP’li üyeler tarafından reddedildi.

Sezgin Tanrıkulu, Twitter hesabından “Suudi asıllı gazeteci Cemal Kaşıkçı ve bugüne kadar gerçekleşen tüm zorla kaybedilme vakalarının araştırılması ve önlenmesi amacıyla TBMM İnsan Hakları Komisyonu bünyesinde alt komisyon kurulması yönündeki önergemiz AKParti çoğunluk oyları ile reddedildi” dedi.

Tanrıkulu’nun komisyon başkanlığına verdiği dilekçe şu şekilde:
“Herkesin Zorla Kayıp Edilmeye Karşı Korunmasına İlişkin Uluslararası Sözleşmesi 23 Aralık 2010’da yürürlüğe girmiş ve sözleşmeyi 19 Nisan 2011 itibarıyla 88 devlet imzalamış, 25 devlet taraf olurken, Türkiye o tarihte sözleşmeyi imzalamamış ve sözleşmeye taraf olmamıştır.

‘Türkiye’de Cezasızlık Mevzuatı’ Raporu’nda yer alan verilere göre 1980 - 1990 yılları arasında zorla kaybetme suçuna maruz kalan kişi sayısı 33 olup, gözaltında kayıplar en yoğun olduğu yıllar sırasıyla 1994 (518), 1995 (232) ve 1996 (170) yıllarıdır.

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğu’na girdikten sonra kendisinden haber alınamaması akabinde, Türkiye’de ‘zorla kaybettirilme’ iddiaları tekrar gündeme gelmiştir. ‘Kayıp’lar karşılaşılan en önemli insan hak ihlallerinden biridir.

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı başta olmak üzere Türkiye’de zorla kaybettirilen herkesin bulunarak akıbeti hakkında yakınlarına ve kamuoyuna bilgi verilebilmesi amacıyla ivedilikle bir alt komisyon kurulmasını talep ederiz.”

İLNUR ÇEVİK: TÜRKİYE OLAYI FAZLA DEŞELEMİYOR

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanlarından olan İlnur Çevik, Suudi Arabistan’ın İstanbul’daki başkonsolosluğuna girdiğinden beri kendisinden haber alınamayan gazeteci Cemal Kaşıkçı için dikkat çekici ifadeler kullandı. Çevik, Türkiye’nin ‘olayı fazla eşelemediğini’ söylerken “Türkiye iyi niyetle adımlar atarak Kral Selman’a yardımcı oluyor” ifadesini kullandı. Çevik, konsoloslukta öldürüldüğü ifade edilen Kaşıkçı için “Birileri Kral Selman’ın bilgisi dışında bir şeyler yapmış…” ifadesini de kullandı.

SOYLU KONUTUN NEDEN ARANAMADIĞINI AÇIKLADI

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.
Soylu, "Rezidansla ilgili savcılığın aldığı bir karar var. O talebe olumlu cevap verebilmek ve bunu sağlayabilmek ilgili ülkenin onayıyla mümkündür. İlgili ülke bu onayı gösterdiği andan itibaren orada da bu soruşturmaya yönelik adımlar atılacaktır." diye konuştu.
"Henüz böyle bir onay yok mu?" sorusuna Soylu, "Bir kabul var ama başlamasına yönelik adımda ortak bir mutabakat gerekir. Bu ortak mutabakat bekleniyor. Ortak mutabakat sağlandığı andan itibaren bu adım da gerçekleşir." yanıtını verdi.

YENİŞAFAK SES KAYDI YAYIMLADI: PARMAKLARI KESİLDİ, KAFASI KOPARILDI

Yeni Şafak, gazeteci Cemal Kaşıkçı olayına dair ses kaydı yayınladı. Haberde "Önce parmakları koparıldı, sonra kafası kesildi" ifadeleri yer aldı.

TRUMP: SUUDİ ARABİSTAN'DAN UZAKLAŞMAK İSTEMİYORUZ

ABD Başkanı Donald Trump, "Kaşıkçı meselesi yüzünden Suudi Arabistan'dan uzaklaşmak istemiyoruz" açıklaması yaptı. Trump ayrıca, Türkiye'den varsa olayla ilgili olarak video ya da ses kaydını istediğini belirtti. Beyaz Saray'da kabine toplantısına girmeden önce gazetecilerin sorularını yanıtlayan ABD Başkanı Donald Trump, “Türkiye'den, eğer varsa Kaşıkçı ile ilgili ses ve görüntü kayıtlarını istedik. Böyle bir kayıt var mı emin değilim, muhtemelen var. Eğer varsa biz de bu kayıtları istedik” dedi.

‘Ses ve görüntü kayıtları varsa şaşırır mısınız?’ yönündeki başka bir soruya ise, “Hayır. Emin değilim olup olmadığına ama muhtemelen var. Mike Pompeo geri döndüğü zaman kendisinden kapsamlı bir rapor alacağım” diye konuştu.

Suudi Arabistan'ın Ortadoğu'da en iyi müttefiklerden biri olduğunu vurgulayan ve Suudi Arabistan'ın ABD'den aldığı mal ve askeri malzemelere ilişkin rakamları dile getiren Trump, "Suudi Arabistan'ı korumaya mı çalışıyorsunuz?" sorusuna "Ben hiçbir şeyi örtmeye çalışmıyorum. Ne olduğunu öğrenmeye çalışıyorum" karşılığını verdi.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun, konuyla ilgili olarak Suudi Arabistan ve Türkiye'yi ziyaret ettiğine değinen Trump, "Pompeo, bu gece ya da yarın sabah dönmüş olacak. Kendisi, Veliaht Prens ile görüştü. Döndüğünde bu konuyla ilgili kapsamlı bir rapor verecek. İlk soracağım soru bu olacak" diye konuştu.

IMF BAŞKANI LAGARDE RİYAD’A GİTMEYECEK

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın himayesinde gelecek hafta Riyad’da düzenlenecek yatırım konferansına katılmaktan vazgeçenlerin sayısı gün geçtikçe artıyor. IMF Başkanı Christine Lagarde, ‘Çöldeki Davos’ olarak nitelendirilen konferanstan çekildiğini açıklayan son isim oldu.

Yapılan yazılı açıklamada, “IMF Başkanı Christine Lagarde’ın planlanan Ortadoğu ziyaretini ertelediği” bildirildi.

ABD’nin en büyük finansal kuruluşlarından Chase’in Üst Yöneticisi (CEO) Jamie Dimon, Blackrock’un CEO’su Larry Fink, Blackstone’un CEO’su Stephen Schwarzman, Google Cloud’ın CEO’su Diane Greene ve Londra Borsası CEO’su David Schwimmer, hafta başından bu yana, Riyad’da 23-25 Ekim’de gerçekleştirilmesi planlanan konferansa katılmaktan vazgeçtiklerini duyurmuştu.

Ayrıca, Dünya Bankası Grubu Başkanı Jim Yong Kim, Uber’in CEO’su Dara Khosrowshahi, Ford’un Yönetim Kurulu Başkanı Bill Ford, AOL’nin kurucusu Steve Case, Viacom’un CEO’su Bob Bakish ve Google’ın eski yöneticilerinden Kai-Fu Lee konferansa katılmayacağını geçen hafta açıklayanlar arasında yer aldı.

BASIN DA GİTMİYOR

New York Times, CNN, CNBC, Financial Times, Huffington Post ve Bloomberg konferanstan sponsorluğunu çeken ya da katılmayacağını açıklayan kurumlar arasında bulunuyor. Ayrıca, The Economist dergisinin Genel Yayın Yönetmeni Zanny Minton Beddoes ve Los Angeles Times gazetesinin sahibi Patrick Soon-Shiong da konferansa katılmaktan vazgeçen basın temsilcileri olarak öne çıkıyor. Hala sponsorlar arasında kalmaya devam eden Amerikalı basın kuruluşu Fox ise Kaşıkçı’nın durumunu yakından takip ettiklerini açıkladı.

ÇİN: BATI’NIN ÇİFTE STANDARTI

Çin’den ise Batılı ülkelerine, Kaşıkçı’nın kaybolmasına yönelik çifte standartlı bir yaklaşım benimsedikleri eleştirisi geldi. Çin Komünist Partisinin resmi yayın organlarından Global Times gazetesinde “Kaşıkçı vakası Washington’un insan haklarına yönelik tutumunu test ediyor” başlığıyla yayımlanan başyazıda, “Kriz diplomatik arenada insan hakları konularının nasıl konumlandırıldığını gösterdi” ifadeleri kullanıldı.

İngiltere’nin başını çektiği Batılı ülkelerin, eski Rus ajanı Sergei Skripal’in zehirlenmesi vakasının ardından Rus diplomatları sınır dışı ederek Rusya’ya karşı hemen harekete geçmesine rağmen, Suudi Arabistan konusunda daha az tepkili olduğuna işaret edildi.

Batı kamuoyunun Suudi Arabistan’a karşı daha öfkeli olduğu ve hızlıca eş zamanlı boykotlar yaptığı hatırlatılarak, “Ancak bunun aksine Batılı hükümetlerden daha az kınama geldi. Hiçbir ülke Suudi Arabistan’ı cezalandırmaya ön ayak olmuyor. Kaşıkçı vakası, Batı’nın insan hakları diplomasisi için çifte hatta daha fazla standardının olduğunu gösteriyor” denildi.

ALMANYA BASINI: ABD ÇIKARINDAN VAZGEÇMEZ

Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi, “Ankara, Washington, Riyad üçgenindeki ilişkilerde hareketlenme başladı. Aynı zamanda Kaşıkçı olayının büyük krize yol açmasını önlemek amacıyla da her düzeyde yoğun görüşmeler yapılması bekleniyor. Olay şimdiden Suudi-ABD ilişkilerinde sıkıntı yaratmaya başladı. Aralarındaki ilişki son derece sıkı olduğu için her ikisi de haklı olarak savunma baskısı altına giriyor” dendi.

Süddeutsche Zeitung’un yorumunda ise, “Donald Trump Suudi Arabistan’ın öldürüldüğü tahmin edilen Kaşıkçı ile ilgili olaydaki sorumluluğuyla ilgili soruya, Riyad’dan gelen yalanlamaların arkasına saklanarak karşılık verdi. Başkanı kendi çıkarına uygun gördüğü zaman dünya otokratlarının basın sözcülüğünü üstleniyor. Trump’ın ulusal çıkarları ahlaki değerlerin üzerinde tutan geleneksel Amerikan politikasından ayrılmadığını da teslim etmek gerekir. Washington insan haklarının ihlal edilmesini, Suudi Arapların 11 Eylül saldırılarına katılmış olmasını ya da İslamcı radikalizmi yaymaya çalışılmasını af edebiliyor. Bir gazetecinin öldürülmüş olması da Washington’un tutumunu değiştirmeyecektir” ifadeleri kullanıldı.

NYT’DEN CEMAL KAŞIKÇI VE SUUDİ ARABİSTAN MAKALESİ

Amerikan New York Times (NYT) gazetesinin yayın kurulu, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı olayı hakkında ‘Suudi örtbası paramparça oluyor’ başlığıyla makale yayımladı. Makalede “Artık (Suudi Arabistan için) inkar etmek bir seçenek değil. Türkiye, Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'dan gelen haydutlar tarafından öldürüldüğüne dair oldukça somut kanıtlara ulaşmış gibi duruyor” ifadelerine yer verildi.

NYT: KAŞIKÇI'YI ÖLDÜREN 5 KİŞİNİN KİMLİĞİ TESPİT EDİLDİ

New York Times (NYT) gazetesi, Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesi için Türkiye'ye geldiği belirtilen kişilerden 5'inin kimliğinin tespit edildiğini iddia etti. Gazetenin iddiasına göre, Türkiyeli yetkililer olaya karışan bazı kişilerin kimliğini belirledi. Buna göre şüphelilerden biri Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'a yolculuklarında eşlik eden bir diplomat, bir diğeri ise Suudi Arabistan İçişleri Bakanlığı ve tıp kurumlarında yüksek rütbeli görevlerde bulunan bir adli tıp uzmanı. NYT, diğer üç şüphelinin de Suudi Arabistan güvenlik yetkilileri olduğunu ileri sürdü

NYT haberinde, "Türk yetkililerin söylediği gibi bu adamlar, Kaşıkçı'nın 2 Ekim'de ortadan kaybolduğu Suudi konsolosluğunda bulundularsa, orada o gün ne olduğuna ve Prens Muhammed'e doğrudan bir bağlantı sağlayabilirler. Bu, Kaşıkçı'nın Veliaht Prens'ten habersiz bir şekilde, serserilerin düzenlediği bir operasyonda öldüğü iddiasını da ortadan kaldırır. Böyle bir bağ, Beyaz Saray ve ABD Kongresinin bu tür bir açıklamayı kabul etmesini de daha zor bir hale getirir." değerlendirmesinde bulunuldu.

ÖNCEKİ HABER

Vince çıkan Kocaeli Şehir Hastanesi inşaatı işçilerinin ücreti ödendi

SONRAKİ HABER

Altanlar davasında yeniden yargılama 8 Ekim’de

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa