01 Ekim 2018 16:17
Son Düzenlenme Tarihi: 01 Ekim 2018 16:21

Alibeyköy'de endüstriyel futbol ve amatör kulüpler tartışıldı

Karadolap Spor Kulübü ve Evrensel okurları ‘endüstriyel futbol ve amatör kulüpler’ söyleşisi düzenledi: ‘Amatör kulüpler arasında muhalif olmak zor’

Alibeyköy'de endüstriyel futbol ve amatör kulüpler tartışıldı

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Eyüp Alibeyköy’de Karadolap Spor Kulübü ve gazetemiz okurları ‘Endüstriyel futbol ve amatör kulüpler’ başlıklı bir söyleşi düzenledi. Söyleşiye Evrensel Gazetesi Yazarı Alper Kaya, Karadolap Spor Kulübü Antrenörü Bektaş Çiçek ve Spartakİstanbul takımı temsilcisi Cihan Çabuk konuşmacı olarak katıldı.

Moderatörlüğünü Şiar Argın’ın yaptığı söyleşide ilk sözü alan Spartakİstanbul temsilcisi Cihan Çabuk, futbolla ilgilenen insanların pek çok problemle yüz yüze geldiğini belirterek, “Biz muhalifler demokratlar olarak kazanmayı unutuyoruz. Kentsel dönüşümle futbol oynadıkları saha ellerinden alınmak isteniyor. Bu noktada futbol başka başka insanlarla pek çok şeyi tartışmanıza vesile oluyor, dolayısıyla siyaset yapmanızı sağlıyor. Bu yüzden de çok önemli bir alan” diye konuştu.

‘MESELE FUTBOLU BAŞKA BİR ETİKLE OYNAMAK'’

Çabuk, “Bu alanlara mutlaka kafa yormalı ve geliştirmeliyiz. Bu konuda oyuna sadık kalarak yeni açılımlar üretmemiz gerekiyor. Mesela şunu unutuyoruz, bu ülkenin muhalifleri demokratları olarak biz kazanmayı unutuyoruz, sonra da kaybediyoruz ve kaybettiğimizin şarkısını yapıyoruz. Bazen kazanmayı istiyoruz. Buna kafa yormamız gerekiyor. 2 sene önce finale kazanmaya gittik. Kaybettiğimizde üzüldük ama bizim siyasette de kazanmayı hatırlamamız gerekiyor. Futbolda da öyle oyunda da öyle. Ama bunu başka bir etiğin için de yapmak mesele... Gazoz Ligi’nin Efendi Lig’in manifestosu bu etik, bu ahlak. Top senden çıktıysa, evet hakem var ama o işi hakeme bırakmamak gerekiyor. Bu kazanırken de kaybederken de önemli. Biz geçen sene play-offlarda son maçımızı oynuyorduk play-offtan çıkma maçımızdı. Son dakikalarda hakem penaltı verdi. Bizim bir arkadaşımız ‘Penaltı değil’ dedi pozisyona ve biz çıkamadık play-offtan elendik. Ama bunu demek çok kıymetliydi. Bunu ana akım futbolunun içinde diyemezsiniz kolay kolay ama ana akım futboldan kopmak adına, bunu diyeceğiniz alanları yaratmak önemli. Bizim en azından böyle hayallerimiz var. Spartakistanbul 10 yıldan uzun bir süredir bu hayallerin peşinde” dedi.

Gecekondu mahallesinde gençlerin dayanışması ile kurulduklarını söyleyen Karadolap Spor Kulübü Antrenörü Bektaş Çiçek, “Karadolap Spor Kulübü 1974 yılında emekçilerin yoğun yaşadığı saya yokuşu mahallesinde kuruldu. İlk ismini de oradan alıyor. 1980’de darbe yüzünden sekteye uğruyor. Uzun bir aradan sonra 95 yılında Metin Göktepe turnuvasıyla kulüp faaliyetlerine devam etme imkanı buluyor” diye konuştu. Karadolap Spor Kulübünün sadece bir kulüp değil halkın nefes alacağı bir sosyal alan olduğunu ifade eden Çiçek, “Belediye burayı rant alanı haline getirmeye çalışıyor. Burada bir havuz projesi var. Bu havuz sayesinde evlerinizin değerleri artacak propagandasıyla bu sosyal alana da göz diktiler ama buna izin vermeyeceğiz. Eyüp’te 23 amatör spor kulübü var. Belediye kulüpler birliğini dayatıyor. Ve yardım alamazsınız diyerek bizi dışlıyorlar. Biz bunu da kabul etmiyoruz. İki kulüp yardım alamıyor. Amatör kulüpler arasında muhalif olmak zor ve 6 farklı takımla liglerde mücadele etmeye çalışıyoruz. Ama maddi sıkıntılar yaşıyoruz” dedi. 

‘BAŞAT SPOR KÜLTÜRÜNE MARJİNALİZ’

Çiçek, “İktidar kendi spor kültürünü yaratmış. Sporcu sağlığı sorunu var. Ambulanslar gelmiyor. Sağlık sıkıntıları yaşanıyor. Altyapı ve malzeme yok. Temin etmek için saçma sponsorluk ilişkilerine giriliyor. Amatör kulüplere heves yok çünkü artık bu ruha ihtiyaç duyan bir sistem yok buna da gerek yok. Mantık artık kolay para anlayışı. Bunlar yılardır işlenen bir psikolojik saldırı ve artık üstün geldi. Haftada 4-5 defa antrenman yapan takımlarla karşılaşıyoruz. Bizim sporcularımızla haftada 2 kere idman yapmak zor. Çünkü çocuklar çalışmak, evlerine ekmek götürmek zorundalar. Türkiye’de taraftar kültürü yok. Kazanma kültürü var. Kazanırsan tutuluyorsun, kazanamazsan bırakıyorlar. Güven, sabır ve fedakarlık bu işte önemli fakat artık kalmadı. Zengin adam geliyor kulübü alıyor, reklamını yapıyor, belediyeyle anlaşıyor. Ticaretini yapıp, kazanıp, kulübü yüzüstü bırakıp gidiyor. İçinde insan olan bir şeyi skora bağlamak Türkiye’de kültür olmuş” diye konuştu. Çiçek, “Doğruyu yaparken bile bazen ‘Yanlış mı yaptım?’ diyorsun. Biz sonuçta doğruyu yaptığımıza inanıyoruz. Yukarıdaki anlayış aşağıda da yansıyor. Gerektiği zaman o kadar emek harcanıyor ve yeri geliyor formalar yıkanıyor, fedakarlıklar yapılıyor ama karşılaştığınız zorluklara değil skora bakılıyor. Türkiye’de bu işin akademisi de var okulları da var ama yukarıda kalıyor aşağıya inmiyor. Herkes en üste çıkmaya çalışıyor. İşadamları bir ton parayla çocuklarını futbol okullarına gönderiyor, biz burada bir yığın olanaksızlıktan bahsederek çocuklara futbolu sevdirmeye çalışıyoruz. Bu iş tamamen ticarethaneye dönmüş. Tesisi kiralıyorsunuz parasını veriyorsunuz büyük kulüpler ‘Malzemeyi benden alacaksınız’ diyor. Biz okula malzeme yaptırdık bizde 30 lira, Beşiktaş aynısını 100’e satıyor” diye konuştu. 

SENDİKALAŞMAK DA ÇOK ZOR

Bölgesel amatör ligde çok paralar döndüğünü ve bu alanın çirkin bir şekilde ‘sektöre’ dönüşmüş durumda olduğunu dile getiren Gazeteci Yazar Alper Kaya, “Bölgesel amatör lig futbolcu yetiştirmek için kuruluyor ama belediye takımlarıyla dolu. Semt takımlarının çektiği zorluklar ve sporcu sorunları sorgulanmıyor. İnsanlar izlesin, eğlensin, gitsin gibi bir durum var. Bu alanda bilinçsizlik yüzünden sendikalaşma da çok zor. Metin Kurt gibi isimlerin bu alanda çabaları vardı ama çok yalnız kaldı” diye konuştu.

Kaya, “Futbol millattan önce 2500 yılına kadar dayanmakta olan bir spor dalıdır. Çin’deki askerlerin savaş taktiklerini idman yapmasıyla oluşan, ilkel futbolun çıkış noktası olmuştur. Mısır’daki figürlerde de bu görülmekte. Modern futbol İngiltere’de çıkıyor fakat savaş esnasında yasaklanıyor. Halk futbolu gizlice oynuyor hatta bazı okullarda futbol kulüpleri açılıyor. Savaştan sonra okullar futbol turnuvaları düzenliyor fakat her okulda farklı kurallar olduğundan kurallar çakışıyor. Cambridge’te birleşip ortak kurallar alınıyor. 1863’te ilk lig kuruluyor. 1870’de kaleciler oyuna dahil oluyor ve daha sonra da hakemler. 1872’de İskoçya-İngiltere arasında ilk resmi maç gerçekleşiyor. Gizli saklı oynanan oyun, 1988’de halkın üzerine düşmesiyle kazanımlar elde ediyor. Trenlerin gelişmesiyle futbol rağbet gördü. Deplasmanların uzak olması tribünlerin boş kalmasına neden olmuştu. Deplasman maçlarının pahalı olması dolayısıyla işçilerin maçlara gidememesi söz konusuydu. Bu durum trenlerle aşıldı. Buna en iyi örnek; Tottenham’ın sahasının tren istasyonuna yakın olmasıyla tribünler doluyor. Daha sonra diğer takımlar da tren istasyonlarına yakın statlara taşınıyorlar. İşçi sınıfının ilgi göstermesiyle kulüplerin de işleyişi değişiyor. Paris’te 7 ülke birleşip FIFA’yı kuruyor. Fakat İngiltere kurulduktan 1 yıl sonra katılıyor. 1920’de ilk maddi yapılanmanın temelleri atılıyor ve İngiltere ilk bahis organizasyonunu kuruyor. 8 yıl sonra Uruguay Dünya Kupası düzenliyor ve Uruguay kazanıyor. Milli takımların ciddi heyecan yaratması ve ciddi para etmesiyle turnuvalar ve şampiyonalar düzenleniyor. 1953’te ilk gece maçı BBC aracılığıyla yayınlanıyor. 1955’te ise ilk Avrupa kupası düzenleniyor. Milliyetçilik yükseldikçe milli takımlar da tutuluyor ve endüstri yerleşiyordu. 2000’e kadar daha fazla para dönmesi için her şey zorlanır hale gelmişti. Emekçilerin oyunundan çok, belli odakların ‘Daha fazla nasıl kazanırız?’ diye düşündüğü bir spor haline gelen futbol; lüks evlerin, pahalı arabaların ve manken eşlerin önemli olduğu bir spora dönüşmüş durumda. Bilinçsizlik sendikalaşmayı engellemekte ve belli odakların ekmeğine yağ sürmekte” diye konuştu. (İstanbul/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

Netflix yalanladı ama sansür sadece Türkiye’ye

SONRAKİ HABER

Erdal Özyağcılar’dan 'Kral' oyunu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa