30 Eylül 2018 03:43

Trakya kanser tehdidi altında!

Trakya'da kanserin nedenleri, köylülerin artık üretim yapamaz hale geldikleri ve Ergene havzasındaki kirlilik sorunları ele alındı.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Eylem NAZLIER

İstanbul

Kırklareli CHP İl Genel Meclisi Üyesi Gürcan Kırım ve CHP Kırıklareli Çevre Komisyonu, Kırıklareli'nin 2011-2018 yıllarına ait kanser raporunu açıkladı. Rapor, geçtiğimiz hafta Trakya'ya giden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na teslim edilerek, konunun takipçisi olması istendi. Raporda, Trakya'da kanserin nedenleri, köylülerin artık üretim yapamaz hale geldikleri ve Ergene havzasındaki kirlilik sorun ele alınıyor. Raporda, Trakya için en büyük sorun haline gelen kanser vakalarının azalması için de çözüm önerileri sıralanırken Sağlık Bakanlığı'nın kanserojen kimyasallarla ilgili yaptığı çalışmaların neden açıklanmadığı da soruldu.

'TRAKYA İNSANI KANSER ADAYI'

Raporda ilk olarak Trakyalıların yüzde 90'ının kanser adayı olduğu vurgulanarak, Trakya bölgesinin kalbi Ergene Nehri için de birçok araştırmaya yer verildi. Raporda Trakya'daki birkaç araştırmanın sonuçları şöyle belirtildi:

- Havzanın tek sulama nehri 4.sınıf su niteliğindedir (Hiçbir amaç için kullanılamayan su)

- Gıda ve topraktaki ağır metaller toksit düzeydedir.

- İçme sularında istenilen değerlerin üzerinde ağır metal var.

- İlimizde 365 günün 176’sında hava kirliliği değerleri, Dünya Sağlık Örgütü’nün sınır değerlerini aştı.

- 2017 TUİK raporlarına göre İlimiz Kırklareli İyi ve Kötü Huylu tümör ölümlerinde, iller sıralamasında 1.sırada yer almaktadır.Türkiye ortalaması yüzde 19.6 iken Kırklareli ortalaması yüzde 23.31’dir.

- Dolaşım sistemi, sindirim sistemi hastalıkları ise Türkiye ortalamasının üzerinde.

- Trakya insanı nerede yaşarsa yaşasın yüzde 90’ı kanser adayı.

BAKANLIK VERİLERİ NEDEN AÇIKLAMADI?

Sağlık Bakanlığı 2011-2015 yılları arasında Kocaeli ile Ergene Havzası'nda yer alan üç ilde ve Antalya'da kanserojen kimyasalların toprağa, yeraltı ve yerüstü sularına, çeşitli gıdalara ve havaya ne ölçüde karıştığını, insan sağlığı açısından bir risk olup olmadığını belirlemeye yönelik bir çalışma yapmıştı. Bakanlığın çalışmasına ilişkin veriler aradan 3 yıl geçmesine rağmen hala açıklanmadı. Raporda bu hususa da değinilerek şunlara işaret edildi: “Elde edilen sonuçlar halktan gizlenmekte. Çalışma sonuçlarından elde edilen bulgulara dayalı olarak bir ara rapor yazılmak suretiyle ilgili kamu kurumları uyarılmamış. Çalışma biteli 3 yıl olmasına rağmen bakanlık yetkilileri çalışma sonuçlarını elde etmek için yapılan girişimlere olumsuz yanıt vermekte ve çalışmadan elde edilen sonuçları da açıklamamakta.”

7 YIL SONRA 1'NCİ SIRADA

TÜİK’e göre, iyi ve kötü huylu tümörler nedeniyle gerçekleşen ölümlerin oranının en yüksek olduğu ilk beş il ise sırasıyla; Tekirdağ (yüzde 24,1), İstanbul (yüzde 23,8), Kırklareli, Eskişehir ve Van (yüzde 23,3) oldu. Raporda, 2017 TÜİK verilerine göre iyi ve kötü huylu tümör ölümleri sıralamasında Kırıklareli'nin Türkiye sıralamasında 1'nci sıraya yükseldiğine dikkat çekildi.

'LOKAL YOĞUN KİRLİ BÖLGELER VAR'

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Genel Müdürü ve Kanser Daire Başkanı Dr. Hüseyin İlter'in ‘Kanserin nedenleri nedir?’ sorusuna verdiği yanıt şöyle: “Ergene’de lokal yoğun kirli bölgeler var. Ergene eylem planı kapsamında zaten gereği yapılıyor. Ergene Nehrinin temizlenmeye başlanması gibi. Sonuçlar önümüze gelsin inanın bizler sizlerden çok daha etkin çalışmaya başlayacağız. Belki basına yansıtmayacağız ama gereği ne ise yerine getireceğiz. Bizi de en çok rahatsız eden konulardan biridir kanser.” 

Öte yandan kanser vakaları artarken onkoloji hastanelerine başvuru sayısı da giderek artıyor. Raporda Trakya Üniversitesi Balkan Onkoloji Hastanesi'ne son 7 yılda gelen kanser vakası sayıları ise raporda şöyle yer aldı: 2010: Bin 739, 2011: Bin 857, 2012: Bin 878, 2013: 2 bin 87, 2014: 2 bin 352, 2015: 2 bin 124, 2016: 2 bin 164, 2017: 2 bin 150.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ...

Raporunun sonuç bölümünde çözüm önerileri ve beklentiler şöyle sıralandı:

- İçme sularının kamu denetim ve kontrolünde olması yönetmeliklerle güvence altına alınmalı. Önerimiz, Köylere Hizmet Götürme Birlikleri Bünyesinde ‘İçme Suyu Yönetim Birlikleri’nin kurulmasıdır.

- Toprak kirliliği ve gıdada pestisit kalıntılarıyla ilgili, noktasal tespitler yapılmalı, halkın bilinçlendirilmesi çalışmaları hız kazanmalı. İlimize özel ‘Kırklareli Eylem Planı’ hazırlamalı.

- İlimizde iyi ya da kötü huylu tümörler, solunum sistemine ve dolaşım sistemine bağlı ölüm oranı ülke ortalamasına göre yüksek seyrederken yeni kirletici sektörlere izin verilmemeli, gerekli tedbirler acilen alınmalı. Öte yandan yeni yatırımlarda sadece ÇED bilgilendirmesi değil, ilimiz özelinde Halk Sağlığı Etkileme Değerlendirme raporları da hazırlanmalı.

- Kanserle mücadele hepimizin sorumluluğu olmalıdır. Obeziteyle Mücadele, Tütün Kontrol Programı, Ulusal Kanser Tarama Programı, Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programları yerel yönetimler ve sağlık kuruluşlarıyla ortaklaşa yürütülmeli.

- Antalya, Ergene Havzası ve Kocaeli illeri odağında yapılan araştırmanın sonuç raporu açıklanmalı. Komisyonumuz tüm kurum, kuruluş, sivil, yerel yönetimlerin gereğini acilen yerine getirmesi yönünde ortak görüşe sahiptir.

‘KÖYLÜ NEDEN ÜRETEMİYOR?’

Raporda değinilen başka bir konu ise köylülerin üretim yapamaması, güvenli gıda sorunu. Raporda, “Trakya köylüsünün ve çiftçisinin güvenli gıda üretebilmesi ve üretim yapabilmek için zorunlu faktörlerin sağlanması gerekmektedir” denildi. Köylülerin neden üretim yapadıkları ise şöyle sıralandı:

-Tohum (çok uluslu şirketlerin elinde)

-Üretim aracı (el değiştirmiş,şirketlerin kontrolünde)

-Üretici (üretimden soğutulmuş, sağlık sorunları ve ekonomik sorunlarla boğuşmakta çok uluslu şirketlerin Fason işçisi konumunda.)

-Toprak (sanayii kirliliğine bağlı kirlilk toksit düzeyinde)

-Su (4.sınıf hiç bir amaç için kullanılamayan su)

ÖNCEKİ HABER

IKEA sendika düşmanlığı ile gündemde

SONRAKİ HABER

Gazetelerde 'Ne Var Ne Yok?' - 17 Temmuz 2019 Çarşamba

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa