İncelenmesi gereken av tüfeği Afrin’e götürülmüş

Solda emniyetin tüfekle ilgili savcılığa gönderdiği yazı ve sağda 3 yıl önce öldürülen 17 yaşındaki Ömer Koç. (Kaynak: MA)

İncelenmesi gereken av tüfeği Afrin’e götürülmüş

Diyarbakır'da 17 yaşındaki Ömer Koç’un öldürülmesine ilişkin soruşturmada olay yeri ve polis telsiz konuşmaları incelenmedi, "Tüfek Afrin'de" denildi.

Diyarbakır Bağlar’da 2015 yılında evinden çıkan 17 yaşındaki Ömer Koç’un vurulmasına ilişkin soruşturma aradan geçen 3 yıla rağmen hâlâ davaya dönüşmedi. Koç’un vücudundan çıkan 4 kurşuna ilişkin inceleme talepleri karşılanmadı. Avukatların, “Olay yeri incelensin, olay yeri güvenlik kayıtları incelensin, polis telsizlerinden yapılan konuşmalar incelensin” taleplerine ilişkin herhangi bir gelişmenin kaydedilmediği soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Savcılık olayda kullanıldığından şüphelenilen av tüfeğinin Koç’un vücudundan çıkan mermi ile karşılaştırılması için emniyetten inceleme yapılmasını talep etti. Emniyetten gelen yanıtta ise olayda kullanıldığından şüphelenilen tüfeğin Afrin’e giden özel harekat polislerine verildiği, silahın halen orada olduğu ortaya çıktı.  

Mezopotamya Ajansından Deniz Tekin’in haberine göre Diyarbakır Bağlar ilçesi 5 Nisan Mahallesi’nde, 4 Ekim 2015’te kahvede maç izleyeceğini söyleyerek evden çıkan 17 yaşındaki Ömer Koç, gösteriye müdahale etmek için evinin iki sokak ötesindeki bekleyen “Ranger” tipi polis aracının yakınında vuruldu.

Yerde yatan Koç’u hastaneye götürmeyen polis, olay yerine çağrılan ambulansın da güvenlik gerekçesiyle Koç’a müdahale etmesine izin vermedi. Koç’un cansız bedeni olay yerine gelen annesi ve babası tarafından alınarak 2 sokak ötede bekleyen ambulansa götürüldü. Ancak hastaneye kaldırılan Koç, yaşamını yitirdi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı.   

POLİS OLAY YERİNDE DEĞİL, EMNİYETTE TUTANAK TUTTU

Süreç boyunca pek çok hukuksuzluk yaşandı. Polisler, “Olay yeri güvenli değil” gerekçesi ile olay yeri tutanağını Terörle Mücadele Şube (TMŞ) Müdürlüğünde hazırladı. Tutanakta Doğan 4 ve Doğan 5 ekiplerinin Sento Caddesi ve Medine Bulvarı’ın devriye yaptıkları sırada yolun kapatıldığını ve polis araçlarına ateş açıldığı, saldırıda bulunulan kişilere karşılık verildiği iddia edildi. Ancak tutanakta, saldırıya uğradığı belirtilen aracın isabet alıp almadığı ve maddi hasar olup olmadığına değinilmedi.

ELLERİNDE ATIŞ ARTIĞINA RASTLANMADI

Koç’un aynı gece hastanede yapılan otopsi sonucunda hazırlanan otopsi tutanağına göre; vücudunda 4 adet ateşli silah yarası tespit edildiği ve cenazesinden av tüfeğinden atılan bir adet iri saçma tanesi çıkarıldığı kaydedildi. Raporda, Koç’un ölümünün ateşli silah yaralanmasına bağlı kalp, akciğer yaralanması ve göğüs içinde kanama sonucunda meydana geldiği vurgulandı. Diyarbakır Polis Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğünün hazırladığı raporda Koç’tan alınan parmak izleri ve el svaplarda (avuç içi) patlayıcı madde kalıntısı ve artış artıklarına rastlanmadığı, üzerinde bulunan gömleğin arka tarafındaki ateşli silah deliği üzerinde yapılan incelemede atış veya atışların uzaktan yapıldığı belirtildi.

Ömer Koç’un ölümü sonrası, Koç’u vuranların açığa çıkarılması talep edildi. Fotoğraf: MA

AV TÜFEĞİ FİŞEĞİ İNCELENMEDİ

Diyarbakır Polis Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğü aynı zamanda Koç’un vücudunda çıkarılan iri saçma tanesi üzerinden yaptığı balistik inceleme sonucunda da bir rapor hazırladı. Raporda, saçmaların hangi av tüfeğinden atıldığının tespiti için herhangi bir karakteristik iz oluşmadığı iddia edilerek, deforme olmuş av fişeği saçma tanesi üzerinde mukayeseli bir inceleme yapılmasının mümkün olmadığı belirtildi.

Soruşturmayı yürüten savcı, Koç’un polis tarafından öldürüldüğü yönünde babasının ifadesi, dosyada araştırma tutanaklarında bu yönlü iddialar olduğu gerekçesiyle, soruşturmanın iş bölümü gereği memur suçları bürosu tarafından yürütülmesi gerektiğini belirterek, dosyayı haziran 2016’da bu büroya gönderdi. Soruşturma savcısı, şubat 2017’de Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü TEM’e gönderdiği yazıda, olay yerinde görevli Doğan 4 ve Doğan 5 kod numaralı ekipte görevli polislere toplumsal olaylara müdahale etmek için av tüfeği verilip verilmediği konusunda bilgi istedi. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü gönderdiği yazıda, olay yerine gönderilen ekipte yer alan Özel Hareket Polisi F.K’ye 17 Eylül 2015’te 12. Cal Mosberg pompalı av tüfeğinin teslim edildiği belirtildi.

TÜFEĞİN YANINDA OLMADIĞINI İDDİA ETTİ  

Olay günü üzerine zimmetli av tüfeği bulunduğu ortaya çıkan ve olaydan sonra emekli olan Doğan 4 Ekibinin Şefi Özel Hareket Polisi F.K. (53) şüpheli olarak 19 Aralık 2017’de “Ateşli silahla ölüme sebebiyet verme” suçlamasıyla verdiği ifadesinde, kendisine zimmetli av tüfeğinin Sur ve Silvan’daki yönelik operasyonlar tamamlandıktan sonra depoya teslim ettiğini ifade etti. F.K, olay günü yanlarında pompalı av tüfeği bulunmadığını savundu.

F.K, olayda ne kendisinin ne de yanındaki polislerin pompalı av tüfeği kullanmadığını, olay yerinden uzaklaştıklarında vurulan herhangi bir kimseyi görmediklerini savunarak, Koç’un polislerce vurulmadığını iddia etti.

POLİS, AV TÜFEĞİNİ AFRİN’E GÖTÜRMÜŞ!

Son olarak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Bürosu savcısı, Koç’un vücudundan çıkarılan iri saçma tanesinin polis F.K’ye zimmetlenen 12 CAL. Mosberg marka av tüfeğinin balistik incelemesinin yapılması için Diyarbakır Emniyet Müdürlüğüne 8 Mart 2018’de yazı yazarak silahın kriminal laboratuvara gönderilmesini istedi. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü TEM imzasıyla 13 Nisan’da soruşturmayı yürüten savcıya gönderdiği yazıda ise “12 Cal Mosberg J 28 1753 seri numaralı pompalı av tüfeği Zeytin Dalı operasyonuna katılmak üzere görevlendirilen özel harekat şube müdürlüğü personeline zimmetli bir şekilde teslim edildiği bildirildiğinden bahse konu tüfek üzerinde çalışma yaptırılamamıştır” denildi.

‘KEŞİF VE DELİLLER TOPLANMADI’

Koç ailesinin başvurusu üzerine İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi Hukuk Komisyonu davayı takip ediyor. İHD, soruşturmanın genişletilmesi için savcılığa gönderdiği dilekçede, olayın üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen, savcılığın olay yerinde keşif, delillerin toplanması, görgü ve diğer tanıkların ifadelerinin savcılıkta alınması konusunda işlem yapıldığının anlaşıldığı belirtildi.  Dilekçede, olayda görevli polislerin açığa alınarak, silahlarının adli emanete alınarak kriminal inceleme yapılması, olaya müdahale eden Doğan 4 ve Doğan 5 ekip araçlarının güvenlik kamera kayıtlarına istenilerek bilirkişiye gönderilmesi, olay günü polis telsiz kayıtları ve 12 acil servis kayıtlarına el konulması,  atış mesafesinin ölçülmesi için gerekli incelemelerin yapılması, tüm görgü tanıklarının ifadesinin savcılık tarafından alınması istendi. (HABER MERKEZİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 16 Temmuz 2018 16:30
www.evrensel.net