Üniversitelerin bölünmesine karşı öğrenciler ayakta

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/EVRENSEL

Üniversitelerin bölünmesine karşı öğrenciler ayakta

Üniversitenin bölünmesine karşı Cerrahpaşa Tıp Fakültesi bahçesinde bir araya gelen yüzler, kol kola girerek fakültelerini çember içine aldılar.

Eylem NAZLIER
İstanbul

Üniversitelerin bölen yasa tasarısı kapsamında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nin İstanbul Üniversitesi’nden ayrılmasına yönelik; öğrenciler, öğretim üyeleri, esnaf ve hastalar tarafından başlatılan eylem sürüyor. Fakülte bileşenleri, hastalar ve esnaf insan zinciri oluşturarak hastanelerini sararak yasa tasarısının amasız, koşulsuz geri çekilmesini istedi.

Gelen tüm tepkilere rağmen TBMM, Milli Eğitim Komisyonu’ndan geçen; dördü vakıf olmak üzere 20 yeni üniversite kurulmasını öngören 17 maddelik yasa tasarısının 7. maddesi, TBMM’de yeterli sayı bulunamadığı için 8 Mayıs’a ertelendi.

Üniversitenin bölünmesine karşı Cerrahpaşa Tıp Fakültesi bahçesinde bir araya gelen yüzlerce öğrenci, öğretim üyesi, hastane çalışanları, esnaf ve hastalar ‘burası bizim evimiz hiç kimseye vermeyiz’ diyerek  kol kola girerek fakültelerini çember içine aldılar.

Fakülte bahçesinde “Cerrahpaşa taşınmaz”, “Cerrahpaşa’ya neşter vurma”, “Reçetemiz desteğimiz” pankartları  asıldı. “Cerrahpaşa’ya dokunma” tişörtleri giyen yüzlerce öğrenci, öğretim üyesi ve hastane çalışanı alkış ve ıslıklarla yürüdü. Eyleme Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel, İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip ile çok sayıda kişi katılarak destek verdi. Dekanlık önünde 11.30’da toplanan öğrenciler  İş Bankası önünden başlayarak dahiliyeye inen yokuş-dahiliye kantini önü-acil tıp kütüphane arası yokuş-ziraat ATM-Halkbank-Başhekimlik hizası boyunca kol kola girerek başhekimliği sardılar. Öğrenciler, öğretim üyeleri ve çalışanlar fakültelerine dokunulmayacağı mesajını bir kere daha verdi. Kol kola giren yüzlerce kişi, “Susma haykır bölünmeye hayır”, “Cerrahpaşa bizimdir bizim kalacak”, “Cerrahpaşa burada hocaların yanında”, “Cerrahpaşa evimiz hiçbir yere gitmeyiz”, “Bölme böldürme kaliteye öldürme” sloganları attı.
Etkinlik drone kamera tarafından görüntülendi. 

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/EVRENSEL

‘KARAR VERECEK OLAN ÜNİVERSİTE BILEŞENLERIDIR’

Etkinlik sonrası konuştuğumuz  öğrenciler İstanbul Üniversitesinden ayrılmak istemediklerini belirterek tasarının geri çekilmesini talep etti.
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi ikinci sınıf öğrencisi Selami Toparlı, “Hiç gündemimizde yokken tepeden inme bir kararla üniversitemizin dağıtılacağını ve fakültemizin Silivri’ye taşınacağını öğrendik. Öğrendiğimizden beri hem Cerrahpaşa’da hem de Beyazıt’ta bu kararın geri çekilmesi için caba veriyoruz. Eylemlerimizle İbn-i Sina ismini geri çektirdik. Şimdi de çocuğa şeker verip kandırır gibi ‘Cerrahpaşa Üniversitesi yapacağız’ diyorlar. Böyle ucuz numaralarla bizi kandıramazlar. Bizim bir üniversitemiz var. Ona bağlı kalmak istiyoruz, kalacağız da. Temel itiraz noktamız bu karar alınırken fikrimizin bile alınmaması. Bize sormaya bile gerek duymayanlar aynı zamanda günlerdir yaptığımız protestoları da görmezden gelip 5 saniyelik meclis oylamasıyla tasarıyı geçirmek istiyor. Biz de iki gündür gece nöbeti tutuyoruz Cerrahpaşa’da. İki gecedir bu nöbet saatlerinde tasarıyı erteliyorlar. Biz nöbet tutmaya alışkınız, hastalarımız için çok tuttuk bir de üniversitemiz için tutarız. Karar verecek olan üniversitenin bileşenleri olan bizleriz. Kararımızı çoktan verdik, üniversitemiz pazarlık konusu değildir, tasarı geri çekilmelidir” diye konuştu.

‘YASANIN ŞARTSIZ GERİ ÇEKİLMESİNİ İSTİYORUZ’

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi 5.sınıf öğrencisi Muzaffer Çınar, taleplerinin kişisel değil kurumsal olduğunu vurgulayarak; “İstanbul Üniversitesi ülkemizin en değerli kurumlarından ve mezunları iki Nobel Ödülü almış bir üniversite. Böyle bir kurumun siyasi emeller uğruna heba edilmesi çok acı. Eğitimin ve bilimin yerlerde süründüğü  bir ortamda lokomotif görevi üstlenen böyle üniversitelerin korunması taraftarıyız. Bölünmek tamiri zor yaralara sebep olacaktır. Yasanın şartsız geri çekilmesini istiyoruz” dedi.

‘BU YANLIŞTAN DÖNÜN'

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğrencisi Muhammed Adıgüzel, nereden, hangi mantıkla çıktığını bilemedikleri kararı anlamadıklarını belirterek şunları söyledi “Bu karara da boyun  eğmiyoruz. Kararın da karar verenler tarafından tam anlaşılmadığı aslında anlaşılmaya çalışılmadığını görmek bizi hayrete düşürüyor. Günlerdir diğer fakültedeki arkadaşlarımızla bu kararın yanlışlığını anlatmaya çalışıyoruz ve halktan da çok güzel dönüşler alıyoruz ama kesinlikle bu kararı çıkarmak isteyenlere anlatamıyoruz. Bu süreçte tüm görüşteki insanlarla birleşip ortaya çıkardığımız uğraşlar maalesef olaya vakıf olmayan ve sadece üst akılla yönetilen kişilerce provokasyon şeklinde lanse edildi biz buna rağmen onları da kazanmak için ertesi günlerde fakültelerimize davet ettik ama gelmediler. Biz tüm fakülte öğrencileri olarak ne yeni bir üniversiteden mezun olmak istiyoruz ne de ilerde kapatılacağı bilinen bir üniversite diplomasi almak istiyoruz biz sadece halkımızla kazandığımız üniversitemizin yok edilmemesini istiyoruz. Buradan bu yasayı sadece kabul edilip edilmeme sayısına bakarak bölmek yok etmek isteyenlere sesleniyorum bu yanlışı yaparsanız tarihin kara sayfalarında anılacaksınız. Lütfen bu yanlıştan dönün.” 

‘ÜNİVERSİTEDEN KOPMAK İSTEMİYORUZ’

Tıp fakültesi 5.sınıf öğrencisi ise Cerrahpaşa Tıp Fakültesinin, İstanbul Üniversitesinden ayrılmak istemediğinin altını çizerek şunları söyledi; Bu köklü geçmişinden kopmak istemiyoruz. İstanbul Üniversitesini dünyada tanınmış üniversiteler arasına girmesine katkıda bulunan bu fakülte her şeye sıfırdan başlamak istemiyor, yurtdışında birçok yerde akreditasyona sahip İstanbul Üniversitesinden kopmak istemiyoruz, fakültenin yerinin değişmesini istemiyoruz, öğrencilerin eğitiminin aksamasından hastaların tedavilerinin aksamasından endişe duyuyoruz, kendini bilime ve hastaların iyileştirmeye adamış bu kıymetli öğretim görevlilerinin ve öğrencilerin (yani üniversitenin asıl sahiplerinin) fikri alınmadan, apar topar bir şekilde üvey bir evlat gibi kenara atılmasına karşıyız, ne dekanımıza ne de herhangi bir hocamıza bu süreçte danışılmamıştır.”

‘TEPKİMİZİ ORTAYA KOYMAKTAN ASLA ÇEKİNMEYECEĞİZ’


İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi  öğrencisi Renan Öziskender ise şunları söyledi: “Bizler üniversitenin demokratik ve özerk yapısına olan bu müdahaleyi kınıyoruz. Hiçbir akademik heyete sorulmadan, tartışılmadan binlerce öğrenci ve asistanın geleceğiyle oynanıyor. Bizler biliyoruz ki üniversiteyi üniversite yapan yeni yapılan binalar ve klimalı derslikler değildir. Üniversiteyi üniversite yapan öğrencilerin emekleri, yapılan akademik çalışmalar ve en önemlisi oraya geliştirilen kolektif aidiyet duygusudur. İşte bu aidiyet duygusu şu an buradaki tüm farklı siyasi görüşten insanları daha önce hiç olmadığı kadar birbirine kenetlemiştir ve herkes kararlılığını yeterince ortaya koymuştur. Bunu dün akşamki gece nöbetinde söylenen şarkılarda tüttürülen türkülerde gördüm. Bizleri deneme tahtası yerine koyan vekiller bilmelidir ki bizim yaşam alanlarımız olan üniversitemizi elimizden almaya çalıştıkları sürece biz sesimizi çoğaltarak yükseltmeye devam edeceğiz ve bu tasarının iptal olması için tüm varlığımızı, tepkimizi ortaya koymaktan asla çekinmeyeceğiz.”

www.evrensel.net