4 ayrı cezaevi, onlarca hak ihlali

4 ayrı cezaevi, onlarca hak ihlali

Cezaevlerindeki hak ihlalleri OHAL ile birlikte artarak devam ediyor. 4 ayrı cezaevindeki  tutuklular aileleri vasıtasıyla hak ihlallerini açıkladı.

Bayburt'ta tutukluların sürekli cezaevi müdürü tarafından tehdit edildiği, Van'da dilekçelerin soruşturma gerekçesi yapıldığı, Kırıklar’da savunmaların dahi “tehlikeli” diye toplatıldığı, Akhisar’da neredeyse her sayımda tutukluların darbedildiği bildirildi.

Cezaevlerindeki hak ihlalleri Olağanüstü Hal (OHAL) ile birlikte artarak devam ediyor. Önceki hafta Bayburt Kadın Kapalı Cezaevi’ndeki tutukluların açık görüşüne giden yakınları yaşanan hak ihlallerini anlattı. Görüş esnasında gardiyanların sürekli görüş yaptıkları masanın başında bekleyerek konuşulanları dinlediklerini söyleyen aileler, yaşanan baskılara kendilerinin de tanık olduklarını belirtti.

‘CEZAEVİ MÜDÜRÜ'NDEN SAYIM DAYATMASI’

Yakınları ile görüşen aileler, “Tutuklular, Afrin operasyonu ile birlikte kendilerine çok baskı yapıldığını söylediler. 1980‘li yılları aratmayan uygulamalar var. Cezaevindeki tutukluları bulundukları odadan başka bir yere götürerek ayakta sayım dayatmasında bulunuyorlar. Askeri nizamda sayım vermeyen tutuklulara hücre cezası, görüşe çıkmama ve iletişim cezaları veriliyor. Birçok aile görüş cezalarından dolayı yakınları ile görüşemeden geri döndüler. Cezaevi Müdürü, tutsakların dayatmalara karşı çıkmasını, 'Her şey bir genelgeye bakar. Genelge geldiğinde size askeri nizamda sayım yaptırırım. Nasıl yaptıracağımı bilirim' diyerek tehditte bulunmuş” bilgilerini paylaştı.

‘DAYATMALAR KISA SÜREDE FİZİKİ ŞİDDETE DÖNÜŞEBİLİR’

Cezaevi müdürünün tek tek tutukluları odasına çağırdığını da aileleri aracılığıyla aktaran tutuklular, “Cezaevi Müdürü tek tek tutukluları odasına çağırıyor. Ajanlaştırma politikalarını devreye almışlar. Çağırılan arkadaşlarımıza 'Sizin aileniz, çocuklarınız var onları düşünün' diyerek kişisel bilgileri üzerinden arkadaşlarımızı tehdit ederek ajanlaştırmaya çalışıyorlar. Kargo ve kitaplar verilmiyor. Şal ve şalvar gibi kıyafetlere yasak getirildi. Sürekli yapılan soruşturmalardan dolayı hükümlülerin infazları yakılmaya çalışılıyor. Sağlık haklarımız engellenerek revire çıkarılmıyoruz. Kelepçeli muayene dayatıyorlar” dedi. 

DUYARLILIK ÇAĞRISI

Tutukluların çok kısa sürede yaşanan bu dayatmanın fiziki şiddete dönüşebileceğini söylediğini aktaran aileler, “Yakınlarımız bu tehditlerin fiziki şiddete dönebileceğini söylediler. Herkese cezaevinde yaşananlarla ilgili duyarlılık çağrısında bulunuyoruz" dedi.

VAN’DA DİLEKÇE YAZAN TUTUKLULARA SORUŞTURMA AÇILIYOR 

Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan tutukluların İnsan Hakları Derneği (İHD), Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve TBMM’ye gönderdikleri dilekçelere, “cezaevi idaresini karalıyor” iddiasıyla el konulduğu ve dilekçe yazanlara soruşturma açıldığı belirtildi.

‘İDAREYİ KARALIYORSUNUZ’ DİYE DİLEKÇELERE EL KONULUYOR

Tutukluların ailelerinden alınan bilgilere göre, Van’da son 2 aydır çıplak aramanın yoğun bir şekilde artığı belirtilirken, çıplak aramaya karşı çıkan tutuklulara ise fiziki işkencenin uygulandığı öğrenildi. Son günlerde cezaevinde çıplak aramaya maruz kalan tutukluların isimleri şöyle: “İhsan Bulut, Jihat Geylani, Selman Yelboğa, Ömer Koç, Rafet Elipek, Vedat Kaplan, Adil Pala, Seyithan Felek ve Ahmet Anığ.”

AYNI ANDA 2 OĞLUYLA AYNI MASADA OTURMASINA İZİN VERİLMİYOR

Cezaevinde açık görüş esnasında tutuklu olan abi ve kardeşin aynı anda ve aynı masada anneleri ile görüşmesine izin verilmediği belirtilirken, annenin oğullarıyla ayrı ayrı görüşmek zorunda bırakıldığı ifade edildi. Aileler cezaevinde keyfi uygulamaların had safhaya çıktığını belirterek, hücre cezası, tecrit, izolasyon gibi cezaların son bir yıldır yoğun bir şekilde uygulandığını söyledi.
 
Ayrıca Van Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü bulunan İhsan Bulut ve Seyithan Felek’in ağır hasta oldukları ve ihtiyaçlarını dahi karşılayamadıkları belirtildi.

KIRIKLAR’DA SAVUNMALARA ‘TEHLİKELİ’ DİYE EL KONULUYOR

İzmir’de bulunan Kırıklar 2 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’ne son günlerde sevk edilen siyasi tutukluların Fethullah Gülen Cemaati üyeleri ile adli tutukluların arasına konuldukları belirtildi. Tutuklular ile görüşen avukat Şükran Öztürk, tutukluların 12 Eylül uygulaması olan “Karıştır-Barıştır” yöntemi ile karşıt görüşlü tutuklularla aynı blokta bulunan koğuşlara alındıklarını ve sürekli pet şişeler atılmak suretiyle taciz edildiklerini aktardı. 

TUTUKLULARIN SAVUNMALARI TEHLİKE ARZ EDİYOR!

Tutuklulara sürekli sözlü tacizde bulunulduğunu ve idare ile yapılan görüşmelere rağmen çözüme dair herhangi bir adım atılmadığının aktarıldığını belirten Öztürk, koğuş aramalarında tutukluların her türlü yazılı metinlerine el konulduğunu söyledi. Tutukluların savunmalarına, yazdıkları öykülerine ve kitaplarına el konulduğunu belirten Öztürk, tutukluların savunma ve yazdıkları öykülerine “Güvenlik gerekçesi ile tehlike arz ettiğini belirterek el konuluyor. Örgütsel materyal olduğu belirtilerek el konulan yazılı metinler kendilerine verilmiyor. Tutukluların savunmalarının neden alındığını soran tutuklulara ‘biz UYAP üzerinden mahkemeye göndereceğiz’ deniliyor. UYAP üzerinden gönderilip gönderilmediği tespit edilebilinir. Ama kişi savunmasını mahkemede yazılı olarak sunarken aynı zamanda sözlü olarak yapmak için de o metinlere ihtiyaç duyacağından sıkıntı yaşanıyor” dedi. 

‘SUDAN SEBEPLERLE DİSİPLİN CEZASI VERİLİYOR’

Tutuklulara “Sudan sebeplerle disiplin cezası” verildiğini dile getiren Öztürk, cezaevinde “Gözlem Kurulu” adı altında bir kurul oluşturulduğunu, disiplin cezalarının hem disiplin kurulu tarafından verildiğini, aynı nedenden dolayı Gözlem Kurulu’nun da ayrıca disiplin cezası uyguladığını söyledi. Tutukluların Adalet Bakanlığı dahil kurumlara gönderdikleri mektuplarına el konulduğunun aktarıldığını kaydeden Öztürk, mektuplara el konulmasının gerekçesi olarak da yine “Örgütsel içerik barındırdığı” iddiasının gösterildiğini söyledi. Tutukluların hukuksuz uygulamalara yapmış oldukları itirazlarına da disiplin soruşturması başlatıldığını belirten Öztürk, “Tutukluların sözlü itirazları ‘görevli memura mukavemet’ ve ‘görevli memuru görevini yapmasını engellemek’ iddiaları ile disiplin cezası veriliyor. Kitap dergi kesinlikle verilmiyor. Tutukluların sipariş ettikleri tüm kitaplar da ‘kitapevlerinde bulamadık’ gerekçesi ile temin edilmiyor. Aramalarda provokasyonun çok sık yaşandığı dile getirildi. Sürekli sözlü tacizler ve hakaretler ediliyor. Tutuklular bu uygulamalara karşı slogan ve kapı dövme eylemleri başlatacaklarını söyledi. Buna rağmen uygulamalar son bulmazsa eylemlerini boyutlandırarak devam ettireceklerini bildirdi” dedi. Öztürk uygulamaların tamamının Anayasa ve uluslararası hukuk normlarına aykırı olduğunu söyledi. 

‘NURULLAH SEMO TECRİT ALTINDA DARBEDİLDİ’

Ayrıca Ege Üniversitesi’nde 2015’te çıkan olaylarda Ülkü Ocakları Ege Üniversitesi Sorumlusu Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun yaşamını yitirmesine dair yargılanan Nurullah Semo’nun da Kırıklar 2 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tecrit altında tutulduğunu aktaran Öztürk, Semo’nun aylardır “Güvenlik” gerekçesiyle tecrit altında tutulduğunu söyledi. Semo’nun tek başına bir hücrede tutulduğunu ve havalandırmaya tek başına çıkarıldığını aktaran Öztürk, Semo’nun bir arama esnasında darp edildiğini dile getirdi. Semo’nun Adalet Bakanlığı’nın bir talimatı ile tecrit altında tutulduğunu belirten Öztürk, tutukluların Semo’nun can güvenliğinden endişe ettiklerini aktardıklarını söyledi. 

'AKHİSAR’DA GARDİYANLAR HER SAYIMDA DARBEDİYOR'

Bolu F Tipi Kapalı Cezaevi'nden yaklaşık bir ay önce Akhisar T Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edilen ağır hasta tutuklular Hüseyin Sarı ve Hasan Şaşmaz ile tutuklular Rıdvan Çelik, Reber İldem ve Nidai Tezer gardiyanlar tarafından darbedildiklerini duyurmuştu. Tutukluların ayakta sayım vermedikleri gerekçesi ile darbedildikleri belirtilirken, tutuklular ile darbedildikleri bilgisinin ulaşması üzerine görüşmeye giden avukatlar, darbın da ötesinde bir durum ile karşılaştı. Tutukluların yaşadıklarını aktaran Avukat Meral Kaban, tutukluların 30’u aşkın gardiyan tarafından duvarlara vurularak darbedildiğini aktardı. 

DUVARA VURULARAK DARBEDİLİYORLAR’ 

Bolu’dan sevk edilen 5 tutuklunun Akhisar’a sevk edildikleri ilk gün “arama” bahanesi ile darbedilmeye başlandıklarını belirten Kaban, tutukluların cezaevine alındıkları ilk günden itibaren kendilerine ayakta sayım dayatıldığını belirtti. Tutukluların ilk günden itibaren ayakta sayımı reddettiklerini dile getiren Kaban, cezaevi yönetimi ile görüşme taleplerinin cezaevi gardiyanından müdürüne kadar herkes tarafından bağırarak karşılandığını söyledi. Tutuklulara sürekli olarak şiddete dayalı bir ses tonu ile yaklaşıldığını aktaran Kaban, “Mahpuslar; ‘biz artık sabah akşam yere düşmekten, duvarlara çarpılmaktan, darbedilmekten yorulduk’ diyerek yaşadıklarını aktarıyor” dedi. Kaban, tutuklulara günde iki defa ayakta sayım dayatıldığını ve sayımı reddettikleri için günde iki defa darbedildiklerini belirtti. 

‘KALP HASTASI TUTUKLU DARBEDİLDİ KANAMASI BAŞLADI’ 

Görüştüğü tutukluların hepsinin yüzünde bir yorgunluk, bitkinlik ve halsizlik hissi olduğunu belirten Kaban, tutukluların buna rağmen ayakta sayım vermeyi kabul etmediklerini söylediklerini aktardı. Yaşanan şiddet olayında kalp hastası ağır hasta mahpus Hasan Şaşmaz’ın da feci şekilde darp edildiğini belirten Kaban, “Ayakta sayımı kabul etmediği için Şaşmaz’ı kaldırıp duvara vuruyorlar. Duvara çarpması esnasında bir kanama geçiriyor. Buna rağmen hastaneye götürülmüyor. Sürekli tüm mahkumların kollarından ve bacaklarından tutulup karga tulumba darp edildiklerini ya da mahpusları kaldırıp fırlatarak, iteleyerek, duvara çarparak süreklileşen bir darp hali var” diye konuştu. 

‘CAN GÜVENLİĞİMİZ YOK’

Yaşadıkları şiddet olayına tepki göstermek için Çelik, İldem ve Tezer’in açlık grevine başladıklarını kaydeden Kaban, açlık grevine başlayan tutukluların koğuşlarından alınarak, 7 kişinin bulunduğu başka bir koğuşa konduğunu söyledi. Tutuklularla görüştüğü sırada yaşananların bir kısmına şahit olduğunu belirten Kaban, tutukluların birbirleri ile tokalaşmalarına ve konuşmalarına da izin verilmediğini söyledi. Koğuşlar arasında bir tecrit uygulamasının hayata geçirilmiş olduğunu belirten Kaban, kendisinin de buna bizzat şahit olduğunu dile getirirken, tutukluların kendisine “Can güvenliğimiz yok” dediğini aktardı.

HASTA TUTUKLUNUN HEYET RAPORUNU KAYBETTİLER

Kaban, hasta tutuklulardan Hüseyin Sarı’nın infazının ertelenmesi için Adalet Bakanlığı’na başvuru yapıldığını ancak bunun için bolu F Tipi Cezaevi’nde iken almış olduğu heyet raporunun sevk esnasında kaybedildiğini söyledi. Akhisar Cezaevi yönetiminin Sarı’ya raporun olmadığı ve yeniden heyet raporu alması gerektiğini aktardığını kaydeden Kaban, tutukluların hastaneye götürülmelerinde de sürekli sıkıntı çıkarıldığını belirtti. (İstanbul/MA)
 

Son Düzenlenme Tarihi: 27 Şubat 2018 13:24
www.evrensel.net