'Birbirimizden öğrendiğimiz ve öğreneceğimiz çok şey var'

'Birbirimizden öğrendiğimiz ve öğreneceğimiz çok şey var'

Lüleburgaz'dan cam işçisi, metal işçisine seslendi: Birbirimizden öğrendiğimiz ve öğreneceğimiz çok şey var

Cam işçisi
Lüleburgaz

Tüm metal işçisi arkadaşlara selam;

İlk önce 2014 yılında çıktığımız cam greviyle başlayalım. 8 gün sürdü ve “milli güvenliği tehdit” iddiasıyla siyasi iktidar tarafından yasaklandı. Biz burada direndik, mücadele ettik ama eksikliklerimiz vardı. Yapılanlar ve eksiklikler neydi?

Sağlam ve kararlı bir örgütlülüğümüz olsa da, kararlılığımızı düşüren bir sendikal bürokrasi kanadı vardı. İşverenin ve siyasi iktidarın bütün hamlelerinin yanında, sendikacılar da bu hamleleri masa altından destekler durumdaydı.

En büyük eksikliğimiz komitelerin olmayışıydı. Bu eksikliği iş işten geçince anlamak daha büyük bir eksiklikti. Öyle ki grev zamanında en ince ayrıntısına kadar işlenmiş kararlarla karşılaştık. Çünkü siyasi iktidar, işveren ve sendikal bürokrasi üçlüsü, işçiyi sadece grev zamanında bilmiyor. Her dönem, her gün, her saat bizleri izliyor ve işçi ne yapacak onu biliyor. Bu yapının yerle bir edilmesi, ancak ve ancak kararlı ve sağlam komiteler kurmaktan geçiyor. 

Sonuç olarak sözleşme katakulliye getirildi ve leb demeden sözleşmeyi yedirdiler bize. Daha sonra sendikacılar da “Türkiye’nin en iyi sözleşmesini” yaptık dediler. Ağlasak mı gülsek mi bilemedik. Ama ne ağlayacak ne de gülecektik. Sadece hakkımız olan için mücadele edecektik ve almak için direnecektik. 

Daha sonraki sözleşme zamanı gelip çattığında ise daha farklı bir durum vardı. 

2015’te siz metal işçisi arkadaşlarımızın bir direnişi ve mücadelesi vardı. Bu sadece biz cam işçilerini değil bütün işçi sınıfını yüreklendirmiş ve cesaretlendirmişti. Diğer taraftan da siyasi iktidar, işveren ve sendikal bürokrasinin korkusuna korku katmıştı. Artık eskisi gibi gitmeyecekti; bizleri güvencesizliğe, yoksulluğa, geleceksizliğe kolayca atamayacaklardı. Biz de metal işçilerini örnek alacak ve hakkımızı alana kadar mücadele edecektik.

Grev zamanı gelip çatmıştı. Cam işçileri olarak bu sefer daha kararlı, daha cesaretliydik. Çünkü önümüzde örnek bir metal direnişi vardı. 
Tabi ki bu sefer de ülke bir OHAL içindeydi. Bu OHAL’in biz işçiler için geldiğini görmemek mümkün değildi. Her grev, her direniş, her hak alma mücadelesi OHAL gerekçesiyle yasaklanıyordu. Bizim de bu sebepten grevimiz yasaklanmıştı.

Bunun olacağını biliyorduk lakin bundan sonra ne yapacaktık... Tabi ki metalde olduğu gibi, metal işçisinin mücadelesinin yolundan gidecek ve kazanacaktık. Sendikamız Kristal-İş’in Genel Başkanı Bilal Çetintaş verdiği bir demeçte “Bizim fırınlarımız var, biz hemen şalter indiremeyiz, o kolay bir iş değil” demişti. Daha sonra bizlerin bastırması sonucu “Metal işçisini örnek alacağız” demek zorunda kalmıştı bir sonraki demecinde. 

Ama yine de oyalamadan kaçamadık. Fazla mesaiye kalmama eylemi sözleşme başladığında değil, sonrasında yapıldı. “Bugün görüşme var, yarın şunu yaparız, şu eylemi yaparız, çok sürmez bütün haklarımızı alacağız...” Bunların hepsi oyalamaydı.

Biz alttan bastırarak direnişe geçtik. Bu direniş 8 saatlik vardiyada 1 saatle başlayıp 2 saate kadar iş bırakma ve diğer 8 saatte de fabrikada bekleme... Tabi bunu 1 saat yapan biz cam işçileriydik, 2 saate yükselttiren de... 

OYALAMALARA GELMEYELİM ARKADAŞLAR

“Sözleşme iyi bitti mi?” diye sorarsanız, biz cam işçilerinin istediği yine olmadı. Çünkü bölümlerden kendi seçtiğimiz işçilerden oluşan komitemizi kuramadık. 

Ekim ayına geldiğimizde Şişecam işvereni fırın kapatma bahanesiyle 90 işçi arkadaşımızı işinden etti. Bunun sonrasında işçi arkadaşlarımız sendika şubesini bastılar. İşlerimizi geri istiyoruz dediler. Şube Başkanı “Benim bir şeyden haberim yok” diye geçiştirmeye çalışsa da bu sefer kolay değildi.

Sonrasında eylem büyüdü, Lüleburgaz halkı sokaklara döküldü, yürüyüşler yapıldı. Daha sonrasında 90 işçi, İstanbul Tuzla’ya yani Şişecam’ın genel merkezine işini geri istemek için yürüyüşe geçti. Bu 90 işçi yolda bir benzinlikte dinlenirken, valilikten karar geldi. Bu karar, OHAL gerekçesiyle yürüyüşün yasaklandığıydı. Arkadaşlarımız işinden olmuştu ama bize OHAL var diyorlardı. 
Bir şekilde eylemler durduruldu lakin bir kazanım elde edildi. Bu kazanım 90 işçinin, ailelerinin, bir kısım içerde çalışan işçilerin ve Lüleburgaz halkının mücadelesiyle elde edildi. 

Burada bizlerin metal işçisinden, metal işçilerinin de bizden öğreneceği çok mücadele dersleri oldu. 
Oyalamalara gelmeyelim arkadaşlar, laf ebeliğine artık inanmayalım. Biz demirden sert, kayadan sağlam ve ateşten daha ateş olmalıyız ki, gücümüzle, birliğimizle işçi sınıfının gücünü gösterelim. 

İşverenin bizim hakkımızı gasbedip, işten atıp, grevlerimizi, yürüyüşlerimizi, mücadelemizi yok etmesi için siyasi iktidarın biz işçilere karşı getirdiği OHAL’e dur diyelim.

Metal direnişi birliktelik gücüyle, kararlılığıyla, mücadelesiyle ve Türkiye işçi sınıfının desteğiyle bütün haklarını alacaktır. 
Cam işçilerinden, metal işçilerine selam olsun. Mücadeleniz mücadelemizdir!

www.evrensel.net