Almanya’da ırkçılar işçilerin birliğine saldırı hazırlığında

Almanya’da ırkçılar işçilerin birliğine saldırı hazırlığında

Almanya'da ırkçı gruplar 'sol sendika bürokrasisine son' demagojisi ile işyeri temsilci seçimleri için 'yurtsever listeler” kurma çağrısı yapıyor.

Serdar DERVENTLİ
Köln

Almanya’da ırkçı siyasi gruplar işçileri bölmek üzere fabrikaları hedef almış durumdalar. 

AfD, “Ein Prozent/Yüzde Bir”, “Zentrum Automobil e.V./Otomobil Merkezi” ve “Identitäre Bewegung/Özdeş Hareket” gibi aşırı sağcı, hatta faşist gruplar, “Alman işçilerinin haklarını koruma, sol sendika bürokrasisine son verme” gibi demagojilerle fabrikalara yöneliyorlar. İşyeri temsilcisi seçimlerinde “yurtsever listeler” kurma çağrıları yapıyorlar. 

AfD’NİN ÜLKE GENELİNDEKİ YÜKSELİŞİ

Almanya’da ırkçı AfD’nin genel seçimlerden yüzde 12.6 oy alarak kendi tarihi açısından başarıyla çıkması, Doğu Almanya’da yüzde 21.5 oyla ikinci parti haline gelmesi, Saksonya eyaletinde ise yüzde 27 ile birinci parti olması ülke genelinde büyük tartışma yarattı. AfD’nin başarısı Doğu Almanya ile sınırlı da değil. Eyalet seçimlerinde Berlin’de yüzde 14.2, Baden Württemberg’de yüzde 15.2, Rheinland Pfalz eyaletinde ise yüzde 12.6 çift haneli seçim sonuçları bunu gösteriyor. 

İŞÇİLER POTANSİYEL OLARAK ORTAYA ÇIKTI 

Geçtiğimiz eylülde yapılan seçimlerin en önemli verilerinden biri de bu ırkçı partinin işçiler arasında aldığı yüzde 19 dolayındaki oy oranıydı. Şüphesiz AfD’ye oy verenlerin hepsini “faşist” veya “ırkçı” olarak damgalamak doğru değil. Ancak bu oyların çoğunun “diğerlerini protesto” amaçlı olduğu kabul edilse dahi, bu kadar işçinin neden AfD’yi seçtiğinin irdelenmesi gerekiyor. 

Seçimlerdeki işçi oyu potansiyelini gören ırkçı/faşist çevreler, işçiler arasında yer edinmek, potansiyellerini korumak ve geliştirmek için kolları sıvamış durumdalar. 

Genel seçimlerde daha çok “Alman olma”, “kültürel kimliğin korunması” vb. geleneksel milliyetçi/ırkçı motifleri öne çıkaran, sosyal konularda ise ne diyeceğini bilmeyen bir tablo ortaya konmuştu. Ele alınan sosyal konular da “Asgari ücret sadece Almanlara gibi” milliyetçi söylemlerle işlendi. Bu söylemlerin de etkisiyle geniş bir işçi kesiminin bu partiye oy vermesine neden oldu. 

‘İŞÇİLER ARASINDA YER EDİNECEĞİZ’

AfD homojen bir parti değil. İçinde hükümet partileri CDU/CSU’dan umut kesen geleneksel sağ kesimden milliyetçi neoliberal FDP seçmeninden, “ulusal yanı ağır basan” SPD/Sol Parti/Yeşiller seçmenlerine ve ırkçı/faşist gruplara kadar geniş bir sağ yelpazeyi topladığı, yapılan araştırmalarda birçok kez ortaya konuldu. 

AfD’nin, özellikle “yukarıdakiler ve aşağıdakiler” demagojisiyle sürdürdüğü propaganda işçiler arasında zemin buldu. “Yukarıdakiler” sadece politikacılar değil aynı zamanda sendikacılar, gazeteciler yeri geldiğinde şu veya bu tekelin/fabrikanın/işletmenin de yöneticileri olabiliyordu. 

Saksonya eyaletinin başkenti Leipzig’de, 25 Kasım günü aylık, ırkçı gruplara yakın Compakt dergisi bir konferans düzenledi. “Muhalefet direniş demektir” sloganıyla gerçekleşen konferansta açılış konuşmasını Compakt Genel Yayın Yönetmeni Jürgen Elsässer yaptı.  Elsässer sendikaların, “sol ve sosyalistlerin” de işçi sınıfından uzaklaştıklarını, ona yabancılaştıklarını” söyledi, “Madem bu böyle o zaman biz küçük adamın sorunlarıyla uğraşacağız, o zaman biz sanayi merkezlerine gidip fabrikalar da örgütleneceğiz” dedi. Elsässer konuşmasını, Almanya’da ünlü işçi marşı “Bundeslied”in en bilinen dizeleriyle “Tüm çarklar durur. Eğer senin güçlü mavi kolun isterse” diye sonlandırdı. 

Marşın orijinalinde “mavi” diye bir şey yok. Ama Elsässer’in ırkçı AfD’nin kullandığı renge atıfta bulunarak konuşmasına son vermesi de anlamlı. 

Hitler faşistleri de işçi sınıfını yanlarına çekmek için işçi marşlarının metinlerini değiştirerek söylüyorlardı. 

İŞYERİ TEMSİLCİLİĞİ SEÇİMLERİNE HAZIRLANIYORLAR

25 Kasım günü düzenlenen konferansın ilk gündemi “Direnişi işyerlerine taşıyalım” başlığı altında yapıldı. Konuşmacı ise Daimler Benz’in bir fabrikasında ırkçı grup “Zentrum-Automobil” listesinden İşyeri Temsilcisi seçilen Oliver Hilburger idi. 

Konuşmasında, “Eyalet ve genel seçimlerde elde edilen başarıyla yetinilmemesi, muhalefet ve direnişin fabrikalara taşınması” gerektiğini söyleyen Hilburger, her tarafta “Yurtsever Listeler” kurma ve “Yurtsever adayları” destekleme çağrısı yaptı. 

“AfD’ye oy verdiği için Alman işçiler işten atılıyorlar” diye konuşan Hilburger, “Artık buna izin vermeyeceğiz” dedi. “Zentrum Automobil e.V.” örgütü olarak bir sendika gibi örgütlendiklerini de sözlerine ekleyen Hilburger, diğer sendikalara alternatif olduklarını iddia etti. AfD ve diğer ırkçı, aşırı sağcı grupların temsilcileri de konuşmalarında, “Alman işçilerinin haklarını koruma”, “Sol sendika bürokrasisine son verme” gibi söylemlerle “fabrikaların bir mücadele alanı” olarak görülmesini ve böyle çalışılmasını talep ettiler. Faşist, ırkçı demagoglar 2018 mart-mayıs arası yapılacak işyeri temsilcisi seçimlerini bu yönde değerlendirmek için özel çalışmalara yöneleceklerini de ilan ettiler. 

HILBURGER-NSU BAĞLANTISI 

2008 yılına kadar faşist rock grubu “Noie Werte”de gitarist olan Oliver Hilburger uzun yıllar CGM’nin (Hıristiyan Metal Sendikası) değişik kademelerinde görev yaptığı gibi bu sarı sendika adına işyeri temsilciliği görevinde de bulundu. Bu süre zarfında Stuttgart İş Mahkemesinde fahri hakimlik yapan Hilburger’in faşist bir grupta gitarist olduğu 2007’de ortaya çıkınca görevlerinden istifa etmek zorunda kaldı. İş mahkemesinde görevini sürdürmek istemesine karşın Baden Württemberg Eyalet Mahkemesi Hilburger’i görevinden aldı. 

Faşist terör çetesi NSU’nun cinayetleri üstlendiği CD’de kullandığı müziğin “Noie Werte” grubuna ait olması nedeniyle Hilburger, Eyalet Parlamentosunun NSU Komisyonu önünde ifade vermişti. Komisyon önünde NSU ile hiçbir irtibatı olmadığını ve neden bu müziği kullandığını bilmediğini ileri süren Hilburger’in NSU üçlüsüne yataklık yapan bir şahsı cezaevinde ziyaret başvuru yaptığı ortaya çıkmıştı. Hilburger ise olayı “hatırlamadığını” ileri sürdü. Bağlantı bu kadar açık olmasına karşın komisyon ve görevli savcı Hilburger hakkında suç duyurusunda bulunma ihtiyacı duymadılar. 

2010 yılında yapılan işyeri temsilcisi seçimlerine “Zentrum-Automobil” listesinden katılan Hilburger ve grubu oyların yüzde 10’u civarında bir bölümünü alarak iki kişiyle seçildiler. Aynı başarıyı 2014 seçimlerinde tekrarlayan grup, bu isim altında kendini bir sendika olarak örgütleme çabasında. 

Leipzig kentindeki BMW fabrikasında bu yıl işyeri seçimleri için liste hazırlayan “Zentrum-Automobil” grubu, Siemens’in Erfurt fabrikasına da sızmaya çalışıyor.

AfD’Lİ IRKÇILAR SIEMENS İŞÇİLERİNİN EYLEMİNDE!

Siemens

SIEMENS’in Erfurt’taki fabrikalarından işçi çıkarma planına karşı yapılan eyleme ırkçı AfD’nin de katılması, işçi ve sendikaların tepkisiyle karşılaştı. IG Metall Sendikası merkez yönetim kurulu adına yapılan açıklamada sendikanın her türlü araçla ırkçı partinin işçilerin arasına karışmasına engel olacağı belirtildi. 
Sendikanın yerel yöneticileri adına yapılan açıklamada, Erfurt’ta 1200 işçinin katıldığı Siemens Jeneratör İşletmesinden işçi atılma planına karşı sessiz yürüyüşe AfD’li politikacıların parti sembolleriyle ve medyanın ilgisini çekecek şekilde katılarak işçilerin arasına karışması eleştirildi. AfD’nin eylemi ırkçı düşüncelere alet etmek istediği belirtilerek buna izin verilmeyeceği vurgulandı. 

SENDİKAYA SESSİZ KALMA ELEŞTİRİSİ

Yürüyüşe katılan ver.di sendikası üyeleri ise sosyal medyadan, sendikaların ırkçıların AfD flamasıyla eyleme katılınmasına sessiz kaldığı eleştirisi yükseltti. 
Konuyla ilgili AfD adına yapılan açıklamalarda ise partinin gençlik örgütü ve bazı milletvekilleriyle eyleme işçilerin arasında katıldığı belirtilerek, “Siemens işçileri emin olsunlar, yanlarındayız!” ifadeleri kullanıldı. 

www.evrensel.net