Cumartesi Anneleri: Kavuştun mu babama babaanne?

Cumartesi Anneleri: Kavuştun mu babama babaanne?

Cumartesi Anneleri, kayıpların akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle 664’üncü kez Galatasaray Meydan’ında bir araya geldi.

Gözaltında kayıpların bulunması ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta oturma eylemi yapan Cumartesi Anneleri 664'üncü kez Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi. Kayıp yakınları, bu haftaki eylemlerinde 24 Kasım 1993'te gözaltında kaybedilen Üzeyir Kurt'un akıbeti soruldu.

"Failler belli kayıplar nerede" pankartı açılan eylemde kayıpların fotoğraflarıyla adalet arayışlarının simgesi haline gelen kırmızı karanfiller taşındı. Cumartesi Anneleri'ne kayıp yakınları ve çok sayıda yurttaş katıldı. 

Eylemde Kurt’un oğlu Faruk Kurt’un gönderdiği mektup okundu. Mektubunda, "Bugün Galatasaray'a kilometrelerce uzaktan babama sesleniyorum" diyerek başlayan Kurt şöyle devam ettti: "

Kemiklerine bile hasret bırakılan nice yiğitlerin çocuklarından sadece birisiyim. Yarım bırakılan hikayemi çocukken önüme serdiler ve benden eksik bırakılan, kaybedilen bir kahramanla nasıl yaşayacağımı zorla öğretmeye çalıştılar. Bunu başarabilmek bir çocuk için çok ağır bir yüktü. Zaten bu hikâyeyi önüme koyan ve bana bunu alıştırmaya çalışanlar belli ki hiç çocuk olmamış gibiydiler. Çünkü bir çocuk babasız büyüyemez. Büyüse de yarım olacağını hiç düşünmemişlerdi. Benim gibi nice esmer yüzlü çocuklar var. Solmasın gülüşleri ve yarım bırakılmasın hikayeleri istiyorum."

Eylemde gözaltında kaybedilen Koçeri Kurt'un arkadaşı Hanım Tosun söz aldı. Tosun, "Koçeri anne ile acılarımız aynı. Dünyayı dolaştı, oğlunu aramaktan vazgeçmedi. Dün onun ölümün birinci yıl dönümüydü. Böyle anneler ölümsüzdür. Ne yapmış bizim eşlerimiz, çocuklarımız. Sadece Kürt oldukları için siyasi kimlikleri olduğu için kaybedildi. Ülkeyi yönetenler de siyaset yapıyor. Neden kürtlere siyaset yasak? Bir gazetede çalışmak  suç mu? Kürtlere yazmak suç mu? Son kayıp bulunana kadar elimiz devletin yakasından düşmeyecek" dedi.

ÜZEYİR KÜRT’ÜN GÖZALTINA ALINDIĞI İNKAR EDİLDİ

Tosun’un konuşmasının ardından basın açıklamasını okuyan Cumartesi İnsanlarından Dircan Ocak, bir kişinin gözaltına alındığının yetkililerce kabul edilmemesinin uluslararası hukukun ağır bir ihlali olduğuna dikkat çekti.

Daha sonra Ocak, Kurt dosyasına ilişkin bilgi verdi. 

Ocak, “Kurt Bismil’in Ağıllı ( Birike) köyünde yaşıyordu. 24 Kasım 1993 günü Yüzbaşı İzzet Cural komutasındaki askerler köye baskın düzenledi. Üzeyir Kurt akrabasının evinden gözaltına alındı.  Operasyon devam ettiği için iki gün boyunca askerler tarafından köydeki bir evde tutuldu.
25 Kasım 1993 tarihinde anne Koçeri Kurt oğluna çorap ve ceket götürdüğünde Üzeyir Kurt’u tutulduğu evin önünde çok sayıda asker ve korucu arasında gördü. Üzeyir’in yüzünde darp izleri vardı. Bu Koçeri Kurt’un oğlunu son görüşü oldu” dedi. 

Günlerce oğlundan haber alamayan Koçeri Kurt’un 30 Kasım 1993 tarihinde Bismil Cumhuriyet Başsavcısı Rıdvan Yıldırım’a başvurarak oğlunun nerede olduğunu sorduğunu anlatan Ocak, Kurt’un gözaltına alınmadığına ve PKK tarafından kaçırıldığına dair bilgilendirdiğini söyledi. 

TÜRKİYE AİHM’DE MAHKUM OLDU

Ocak, “21 Mart 1994 tarihinde Bismil Cumhuriyet Savcısı “suçun PKK tarafından islendiği” iddiasıyla görevsizlik kararı verdi. Kurt ailesi Üzeyir Kurt’un akıbetini aydınlatacak “etkin” bir iç hukuk yolundan mahrum bırakıldı. 11 Mayıs 1994 tarihinde İHD avukatlarınca AİHM’e taşınan davada Mahkeme; yetkililer tarafından başvuranın şikayetine dair herhangi bir etkin araştırmanın yapılmadığı ve ailenin gözaltına alınan oğullarının akıbetine ilişkin resmi bir bilgiye ulaşamamanın acısı ile baş başa bırakıldığı kaydını düştü” dedi. 

Ocak, Üzeyir Kurt’un 25 Kasım 1993 tarihinde güvenlik güçlerince gözaltına alınmış olduğunu tespit eden AİHM’in; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3-5-13 ve 25. Maddelerinin ihlal edildiğine karar vererek Türkiye’yi mahkum ettiğini anlattı. 

KAYBEDENLER TERFİ ETTİ

Ocak konuşmasının devamında, “İzzet Cural’ın Bismil Komando Bölük Komutanı olduğu dönemde Bismil’de Üzeyir Kurt, Arap Güven, İsmail Tunç, Musa Koluman, Şehmus Yüksel, Selahattin Akbulut, Turgut Yenisoy, Mehmet Selim Acar gözaltında kaybedildi. Üzeyir Kurt’un kardeşi Abdulkadir Kurt işkence ile öldürüldü. Çok sayıda infaz yaşandı. Ama İzzet Cural hiçbir soruşturmaya uğramadı, aksine terfi etti. Jandarma Genel Komutanlığı’nda Daire Başkanlığına kadar yükseldi” ifadelerine yer verdi. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net
ETİKETLER Cumartesi Anneleri