“Yeni Politeknik’lere ihtiyacımız var”*

“Yeni Politeknik’lere ihtiyacımız var”*

Politeknik, işçi sınıfı ve ezilen tüm toplum kesimlerinin mücadelesine dayanmayan bir öğrenci hareketinin başarıya ulaşamayacağının kanıtıdır.

Ekin Deniz HOŞ
ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü

Rıza Özlütaş’ın direnişin canlı tanıklarının da katkılarıyla kaleme aldığı “Burası Politeknik” kitabı; öğrenci ve halk hareketine mal olmuş Politeknik direnişini anlatıyor. Direnişin üstünden 44 yıl geçmesine rağmen, hala Atina’da direnişin üç günü boyunca güçlü gösteriler düzenleniyor; halk ve öğrenciler talepleriyle sokağa çıkmaya, Politeknik’e sahip çıkmaya devam ediyor. 

DİRENİŞİ DOĞURAN SÜREÇ

Soğuk Savaş’ın sürdüğü yıllarda tıpkı ülkemizdeki gibi Yunanistan’da da NATO’nun desteğiyle yapılmış bir darbenin sonucunda yönetime gelmiş bir askeri cunta vardı. 1967 Nisan’ında Yorgos Papadopoulos komutasındaki Albaylar Cuntası yönetime el koymuştu. Bu tarihten itibaren bölgede izlenen emperyalist politikaların sıkı bir uygulayıcısı olan cunta yönetimin sonunu getiren şey, bu yönetimin yarattığı baskı ve terör ortamına rağmen kararlı bir direniş yürüten halk ve bu direnişin fitilini ateşleyen öğrenci hareketiydi. Rıza Özlütaş’ın Kor Kitap’tan yayımlanan “Burası Politeknik” adlı kitabında da ifade ettiği gibi, “Yunanistan’da faşizmin yıkılışına neden olan hâkim sınıfların kendi arasındaki çelişkiler değil, halk hareketinin kendisiydi.”

POLİTEKNİK İŞGALE GİDİYOR

Elbette üniversiteler ülke sathında işçi ve emekçi yığınları üzerindeki gerici, baskı politikalarından azade değildi. Eğitim Bakanlığı’nın tüm politikalarına, üzerlerindeki cunta müdahalelerine karşı öğrenci genel kurulu toplanma çağrısı yapmış; fakültelerde, amfilerde binlerce öğrenci ne yapacaklarını tartışıyorlardı. Bu kurulların esas önemi alınan kararların azınlığın, öğrenci kitlelerinin yerine geçemeyeceğinin bilincinde, demokratik bir tarzda alınmasıydı. Öğrenciler işgale giderken hareketin başarıya ulaşabilmesinin koşulunun işçi ve emekçilerle birlikte hareket etmek olduğunu görüyorlardı.

DİRENİŞ BÜYÜYOR

“Bütün halkımızı, işçi ve emekçileri sokaklara cuntaya karşı özgürlük mücadelesine katılmaya çağırıyoruz! Cuntaya karşı mücadele edelim… Faşizme karşı mücadele edelim… Yaşasın özgür Politeknik, yaşasın özgür Yunan halkı! Mücadele saati gelip çattı. Mücadele eden gençlikle dayanışmak için semtleri boşaltıp Atina merkezine gelin. Bugün cunta gidecek… Bugün faşist yönetim yıkılacak!”
Politeknik’te kurulan özgür öğrenci radyosundan gün boyu bildiriler okunuyor; halk, işçiler ve emekçiler faşizme karşı mücadeleye çağrılıyordu.
14 Kasım 1973’te Politeknik öğrencilerinin genel kurulda aldığı kararlar doğrultusunda bir üniversite işgaline dönüşen cunta karşıtı eylemi dalga dalga büyürken, işçiler üniversitenin kapılarında nöbet tutuyorlardı. Taleplerin, yazılan bildirilerin ve hareketin yönelimindeki adımlar halkın talepleri etrafında sokağa dökülmesiyle durmadan büyüyordu. Politeknik 3 gün sonra, 17 Kasım’da ordunun yaptığı vahşi bir müdahaleyle dağıtılmıştı. Saatler öncesinde ülkedeki karanlık atmosfere rağmen adeta bir bayram havasının estiği kampüste onlarca öğrenci vahşice katledilmişti, yüzlercesi yaralanmış, bini aşkın öğrenci tutuklanmıştı.

CUNTA DÜŞÜYOR

Politeknik’in, gecenin en karanlık anında çaktığı kıvılcım, cunta yönetiminin tanklarının söndüremeyeceği kadar güçlü bir ateş yakmıştı. Atina’dan yayılan bu ateş dalgası, adım adım büyüdü ve cunta yönetiminin sonunu getiren bir yangına dönüştü. Politeknik yerle yeksan edilse de halk kitleleri sokağa dökülmüştü bir kere. Politeknik’te yaşananların haberleri yayıldıkça halkın mücadelesi de büyüyordu ve artık ateş tüm Yunanistan’ da yanıyordu. Cunta daha fazla dayanamadı; öğrenciler, işçiler ve emekçiler sırtlarındaki bu kamburu söküp attılar.

POLİTEKNİK’İN GÖSTERDİĞİ

Politeknik işçi sınıfı ve ezilen tüm toplum kesimlerinin mücadelesine dayanmayan bir öğrenci hareketinin başarıya ulaşamayacağının kanıtı olarak hala güncelliğini koruyor. Tüm öğrencilerin genel kurullara ve alınan kararlara dahil edilmesi, kitle nezdinde karşılığı olmayan hiçbir kararın genel kurullardan çıkamaması dar grupçu ve çıkarcı eğilimlerin hareket tarafından nasıl boğulduğunu, ortak talepler etrafında alınan kararların nasıl başarıyla uygulandığını gösteriyordu. Bu zor günleri yaşarken Politeknik, “kor”halinde ışık saçmaya ve bizlere yol göstermeye devam ediyor. Nasıl ki Politeknik direnişini doğuran koşullar farklı biçimlerde de olsa güncelliğini koruyorsa, yeni Politeknikler de bu karanlığı delip geçmenin yegane yolu olarak güncelliğini koruyor. 

“Yeni Politeknik’lere ihtiyacımız Var”*: “Burası Politeknik” kitabında, başından sonuna direnişe katılan Sifis Kafkalas’ ın söyleşisinden alınmıştır.

Son Düzenlenme Tarihi: 16 Aralık 2017 01:45
www.evrensel.net