Hem fabrika hem okul! Yaşam mı? Sorma gitsin

Hem fabrika hem okul! Yaşam mı? Sorma gitsin

Ben de fabrikada çalışan bir işçi hem de üniversitede öğrenim gören bir öğrenci olarak yaşamımı ve ekonomik meseleleri sizler ile paylaşmak istiyorum.

Fabrika İşçisi Bir Genç
Kayseri

Enflasyon yükseldi, tüketici fiyatları Ekim ayında yüzde 2.08 arttı, yıllık enflasyon yüzde 11.90 oldu. Yıllık enflasyonda 9 yılın zirvesi görüldü. Bu istatistikî bilgileri gazetelerden, TV kanallarında takip ediyoruz. Ben de fabrikada çalışan bir işçi hem de üniversitede öğrenim gören bir öğrenci olarak kısaca yaşamımı ve ekonomik meseleleri sizler ile paylaşmak istiyorum.

"BU MAAŞLA HİÇBİR KİŞİSEL İHTİYACIMIZI KARŞILAYAMIYORUZ"

Yukarıda değindiğim enflasyondan her işçi gibi ben de etkilendiğimi söyleyebilirim. Sabah 8.30’da başladığım işten saat 15.00’de çıkıyorum. Fabrikadan çıktığımdan yaklaşık iki saat sonra ancak okula ulaşabiliyorum. Kayseri’de geçen yıl 2.50 lira olan bilet fiyatları bu yıl 3 lira oldu ve ben fabrikadan okula üç tane otobüs değiştiriyorum yani günlük 9 lira sadece yol masrafına gidiyor. Aldığım maaş 1000 lirayı geçmiyor. Elektrik, su, gaz, ev masrafı derken maaş günü para bitiyor. Hiç bir kişisel ihtiyacımızı karşılayamıyoruz. Maaş yetmediğinden son yıllarda  kredi kartını daha çok kullanmak durumunda kalıyoruz. Bazen ödeyebiliyor, bazen geciktirebiliyoruz kredi kartı borcunu.
Sorunlar sadece bunlarla da kalmıyor; çalıştığım fabrika iki vardiyalı. Gece 7,5 saatten fazla işçi çalıştırmak yasak olduğu halde işçiler buna zorlanıyor. Hiç bir sosyal hayatımız kalmıyor; ne gazete ne kitap okuyabiliyoruz. Bunların yanında çalıştığımız fabrikada mesai saatleri arasında mola süreleri yok. Lavaboya gittiğimiz zaman ustadan veya şeften hemen uyarı alıyoruz. Patronla işçiler arasında yapılan toplantıda bize “Ekmeğiniz için çok çalışın” dendi. Bunun dışında işçilere fabrikadaki sorunlarıyla ilgili hiçbir şey sorulmadı. Artık yediğimiz ekmeğin bile hesabını yapmaya başladılar, zaten kaşıkla verip kepçeyle alıyorlar. Vergi konusuna gelince zaten asıl vergiyi kimden aldıkları ortada; faturalardan, maaştan kestikleri vergiyle asgari ücret eriyip gidiyor. 

EN ÇOK TARTIŞILAN KONU ASGARİ ÜCRET

Yılbaşı yaklaştığı için şu an işçiler arasında en çok tartışılan konu asgari ücret. Asgari ücret yeniden belirlenecek ama neye göre bilinmiyor. Zamların durumu ortada şuan ki asgari ücret yetmiyor, en kötü şartlarda 1800 lira olması gerekirken AGI içinde 1400 lira oluyor. “Büyüyen patron” da işçiye bir şey vermiyor diyor işçiler. 
Yapılacak işler belli, robot gibi çalışıyoruz, sadece yaptığımız iş gereği elimiz-kolumuz kesiliyor. İş güvenliği uzmanlarının da bize yaptırdığı tek iş ise patron gelince baret taktırması oluyor. Her gün bir arkadaşımızın kafasına ya bir şey düşüyor ya da bir yerleri kesiliyor. İş yerinde bu kadar sorun varken bizim yapmamız gereken tek şey; var olduğumuzu bilmek ve her bölümden her banttan temsilciler ile komiteler kurmak. Yaşanan iş kazaları, ücret düşüklüğü ve yapılan yanlışlıklara karşı verebileceğimiz en güzel cevap birliğimizi kurmak olacaktır!

www.evrensel.net