HT Solar'da mücadele sürüyor: Öncü işçilere sahip çıkılmalı

HT Solar'da mücadele sürüyor: Öncü işçilere sahip çıkılmalı

HT Solar'da direniş sona erdi ancak mücadele devam ediyor. İşçiler patronun saldırılarına karşı öncü işçilere sahip çıkılması gerektiğini söylüyorlar.

Ali DOĞAN
İstanbul

Birleşik Metal-İş Sendikası’nda örgütlenen ve işçi kıyımına karşı üretimi durdurarak 3 gün fabrika içinde ve dışında mücadele veren HT Solar işçilerinin direnişi sona erse de mücadele devam ediyor. Zira, yetkiye itiraz etmeyeceğini savunan patron, bir yandan da öncü işçileri işten atıyor. Komitelerine yenileyerek mücadeleye devam etmekte kararlı olan işçilerin ise ilk talebi öncü işçilere sahip çıkılması. Sendikacıların direnişteki tutumunu da eleştiren işçiler, “Asıl olan bizim birlik ve beraberliğimiz” diyor.

Bir yıl önce Tuzla Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulan HT Solar, güneş enerjisi panelleri ürütün bir fabrika. Fabrika ilk önce tek vardiya olarak çalışmaya başladı. İşçiler 4 saat zorunlu fazla mesai olmak üzere günde 12 saat çalıştırılıyordu. Kimi zaman bu 4 saat uzuyor, işçilerin sabahlara kadar çalışması isteniyordu. Yoğun ve ağır çalışmanın karşılığında verilen ücret ise asgari ücretti. Düşük ücret ve baskının yoğunluğu işçi bulma sıkıntısı olarak da yansıyordu fabrikaya. Firma, siparişlerin artması ve işçi ihtiyacı üzerine “lise mezunu, askerlik yapmış olması ve 45 yaş altı” şartını esnetmek zorunda kaldı. 

İLK DENEME BAŞARISIZ OLDU AMA...

İşçiler bunun üzerine geçtiğimiz Mart ayında Birleşik Metal-İş’te örgütlenme çalışması başlattılar. Çalışmanın duyulması üzerine patron 30 kadar işçiyi işten attı. Henüz birliklerini sağlayamayan işçiler bu saldırıya yanıt veremese de, çalışmalarını sürdürdü. Ancak bu kez daha temkinli hareket ettiler. İşçilerin anlattıkları da ortaya çıkıyor ki kimi zaman evlerde, yazın pikniklerde, derneklerde ve mahalle kahvelerinde sürdürülen tartışmalar ve toplantılarla bu süreç olgunlaştırıldı, sendika için kurulan işçi komitesi de daha işlevli hale geldi. 

Diğer yandan ise fabrikanın giderek büyürken, işçi sayısı da artıyordu. İşçi komitesi bu durumu görerek, çalışmanın da olgunlaşmasının verdiği güvenle 20 gün önce sendika üyeliklerine başladı. İlk önce her komite üyesi kendi bandında olanlarla başladı. Hem üye yaptı, hem de üyelikler için görev verdi. Bu çalışma sürerken komitede yer alan 1 işçi işten atıldı. Ancak komitenin “Şimdilik erken” kararıyla eylem yapılmadı, ama üyeliklere devam edildi. İşten atılan işçi de fabrikada çalışıyor gibi alınan karara uydu ve üyelik çalışmalarına katıldı. 

VE DİRENİŞ BAŞLADI...

Üye olanların sayısı artınca, çalışma idare tarafından da duyuldu. Ve işçiler üzerinde baskılar artarken, patron ise işçilerin seçtiği sendika yerine Türk Metal’i fabrikaya getirmeye çalıştı. Bunun üzerine üyelik çalışmaları daha da hızlandırıldı. Geçtiğimiz pazartesi günü 07.00-15.00 vardiyasından çıkışta sendika üyesi 5 işçi daha işten atılınca, komitenin kararıyla 15.00-23.00 vardiyası üretimi durdurdu ve tüm işçileri fabrikaya çağırdı. Toplamda 270 işçi şu taleplerle fabrikaya kapandı: “İşten atılan 6 arkadaşımız işe geri alınacak, sendika tanınacak ve bundan sonra kimse işten atılmayacak.”

Bu talepler belirlendi ve kapıya gelen Birleşik Metal-İş yöneticileriyle de konuşularak karar alındı. Bu karar sendikanın aracılığıyla fabrika yetkililerine iletildi. Bu sırada fabrikaya kapanan işçiler sendika yetkisi için gerekli sayı bulmak için çalışmalarına devam etti. 3 saat gibi kısa bir sürede çoğunluk için gerekli rakamın çok üzerinde işçi üye oldu. 

İşçiler yaratıcılıklarını da kullanarak coşkuyu ve kararlılığı en üst düzeyde tutmayı başardılar. Bu işi en iyi yapanlar da her seferin farklı fikirler bulan kadın işçiler oldu. 3 günlük direniş boyunca zorunlu kalmadıkça fabrikadan çıkmadılar. Çevre fabrikalardan işçilerin kitlesel desteğe gelişleri de önemil bir destek oldu. 

SENDİKACILAR SÖZ VERDİ

Direniş sürerken Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu fabrikaya gelerek tek bir işçinin atılmayacağını, atılan işçilerin geri alınacağını ve sendikanın da mutlaka tanınacağını söyledi. Serdaroğlu’nun “Sonuna kadar var mısınız?” sorusuna da işçiler “Ölmek var dönmek yok”, “Direne direne kazanacağız” sloganlarıyla yanıt verdi. Bu kararlı duruş karşısında sendikacılar “Siz varsanız bizde varız” sözünü verdiler. 

Eylemin sürmesi halinde polis müdahalesi olabileceği de konuşuluyor, işçiler buna direneceğiz diyordu. 

Yurt dışında gelen firma yetkilileriyle ikinci görüşme yapıldığında, patron hiçbir talebi kabul etmeyeceğini belirterek “Fabrikamı boşatın” uyarısında bulundu. Bunun üzerine işçiler, müdürlerin ve emniyet amirlerinin de katıldığı toplantıda “Direnişe devam” dedi. 

KAYMAKAM, POLİS...

Patronun talebi üzerine kaymakam devreye girdi. Kaymakam, patron ve sendikacılarla yapılan görüşmede “Atılan işçilerin işe alınmayacağı, bundan sonra işçi atılmayacağı, sendikayla da yetki yazısını aldığında konuşacağız” dendi. Fabrikanın boşaltılması istendi aksi halde polis zorunun devreye gireceği tehdidi yapıldı. 

Komitede yer alan işçilerin bir bölümünün karşı çıkmasına karşın, sendikacıların telkinleri ve işçilerin tecrübesizliği nedeniyle bu teklif kabul edildi. Direnişin bitmesinin ardından patronun kaymakam huzurunda verdiği sözlerden bozduğu ilk madde ise “Başka işçi atılmayacak” oldu. Fabrika içinde komite etrafında işçi örgütünün kurulmasına ve sendikalaşmaya öncülük eden işçilerin içinde yer aldığı 31 kişi işten atıldı. 

ASIL OLAN İŞÇİLERİN BİRLİĞİ

Şimdi HT Solar’da çalışan kadın ve erkek 630 işçi, tüm tecrübesizliklerine karşın yeni kurulan ve işçilerin birbirini çok da tanımadığı fabrikada kurdukları birliklerini daha da ilerletmenin tartışmasını yapıyor. Komiteyi yenileme ve her bölümde yeniden toplantı yapma kararı alan işçiler, “Bir tane daha işçi attırmayacağız” diyor. Sendikacıların da kendilerine verdiği “Mutlak suretle sahip çıkacağız” sözüne de dikkat çeken işçiler, bu sözün tek başına yetmeyeceğini yaşayarak öğrendiklerini dile getirdi. İşçiler, sendikalaşma çalışmasından ve 3 günlük direnişten edindikleri ana fikir ise şu oldu: “Asıl olan bizim birlik ve beraberliğimiz.”

www.evrensel.net