Gazeteci Oğuz Güven'e 3 yıl 1 ay hapis cezası

Cumhuriyet.com.tr Genel Yayın Yönetmeni Oğuz Güven 3 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Cansu PİŞKİN
İstanbul

Cumhuriyet Gazetesi İnternet Sitesi Genel Yayın Yönetmeni Oğuz Güven’e 3 yıl 32 gün hapis cezası verildi. 

Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Alper'in trafik kazasında ölümüyle ilgili Cumhuriyet Gazetesi'nin Twitter hesabında yapılan paylaşım gerekçe gösterilerek “terör örgütü propagandası yapmak” ve “kişinin hatırasına hakaret” suçlamalarıyla 2,5 yıldan 10,5 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan Cumhuriyet Gazetesi İnternet Sitesi Genel Yayın Yönetmeni Oğuz Güven’in karar duruşması Çağlayan’daki İstanbul 28 Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada Güven ve avukatı Tora Pekin’in hazır bulundu. Güven’e destek olmak üzere adliyeye gelen, CHP Milletvekili Barış Yarkadaş, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Genel Sekreteri Sibel Güneş, Cumhuriyet Gazetesi çizeri Musa Kart, Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, gazeteci Tuğba Tekerek, DİSK Basın-İş Sendikası temsilcisi Alp Tekin Babaç ve yazar Nevzat Onaran duruşmayı izleyenler arasındaydı.

‘MÜTALAA İDDİANAMEDEN UZUN’

Hakkında hazırlanan iddianamenin mütalaadan daha kısa olduğuna dikkat çeken Güven esasa ilişkin savunmasında, suçlamaya konu olan tweetin 52 saniye sonra tarafından sildirildiğini, söz konusu tweetle altındaki yorumları bağlayarak buradan suç yaratmanın söz konusu olamayacağını savundu. Güven, iddianamede ve mütalaada suçlanmasına neden olan yorumların benzerlerinin iktidara yakın medyanın, sosyal medya hesaplarının altında da yer aldığını belirterek, “Ancak, sayın basın savcısının gözleri onları görmüyor nedense. Star gazetesinin facebook sayfasının altında, ‘O kazanın görüntüsü ilk kez’ başlığıyla verilen haberin altında ‘Ne şehidi lan’ diye başlayan tartışma uzayıp gördüğünüz gibi sayfa boyunca gidiyor. Bir başka yandaş Sabah gazetesinin facebook sayfasında, ‘Başsavcı Mustafa Alper’e veda’ haberinin altında da, ‘Sen hiç konuşma Adalet bakanı’ diye başlayan tartışma  da sayfalar boyunca gidiyor. Savcının niyet okumayla suç uydurmaya çalıştığı tweeti sildirdiğim için olsa olsa burada benim için ancak bir iyi niyetten söz edilebilir” dedi. 

Oğuz Güven

‘SAVCI SUÇ ARAMA GAYRETİNDE’

Hakkında mütalaa veren duruşma savcısının suç yaratmaya çalıştığını ifade eden Güven, “Mütalaayı uzatmak adına, 1984 yılında başlayıp PKK tarihini anlatmış. Ama suçlamaya konu olan tweetlerin tarihiyle denk düşen çözüm sürecinden ise hiç bahsetmemiş. Suç arama gayretiyle de yıllar öncesine çözüm sürecinin olduğu döneme kadar uzanmış. Suç olarak da gazetemizin haberini paylaşan iki gazetecinin tweetini retweet etmemi gerekçe göstermiş” diyerek savcının Cumhuriyet gazetesinde yer alan haberi internet sitesinde yayımladığı için kendisini sorumlu tuttuğunu söyledi. Güven, söz konusu iki tweete konu olan haberle ilgili hiçbir dava açılmadığını da hatırlattı. Güven, “Devlet, ‘PKK’ye silahları bırakın çağrısı’ yapmış. ‘Kandil de buna silah bırakma beklentisi boş’ diye cevap vermiş. Devletin çağrısını nasıl haber yaptıysak, buna cevabı da haber yapmak zorundayız. Bu bir haberciliktir. Halkın, devletin bu çağrısına verilen cevabı bilmesi haberdar olması gerekir. Bizim gazeteci olarak işimiz de tam olarak budur” diye konuştu.

‘GAZETECİ SUSARSA HALKIN SESİ DE KISILIR’

35 yıldır gazetecilik yaptığını söyleyen Güven, “35 yıldır haber yapma dışında adliyelerin yolunu bilmezken, son 7 aydır Cumhuriyet gazetesinden diğer arkadaşlarım gibi Silivri’de tutsak edilmemin yanı sıra, yapılan haberlere açılan soruşturmalar ve davalar sonucu adliye ve mahkemelerden çıkamaz oldum” diyerek bunun tek sebebinin gerçekleri haberleştirmek ve iktidara muhalefet etmek olduğunu söyledi. Güven savunmasını şu sözlerle sonlandırdı: “Düşünce ve ifade özgürlüğü, demokrasinin vazgeçilmezidir. Gazeteci susarsa halkın sesi de kısılır demokrasi de susar. Türkiye’nin hukuka dayalı, demokratik çağdaş bir ülke olması, düşünce ve ifade özgürlüğünün sağlanması için çabalarken, niyet okuma gibi yeni bir suç yaratmamanız.  Bu hiçbir hukuk kuralına, ceza maddesine uymayan davada beraatımı talep ediyorum.”

‘İDDİANAME ZORLAMA’

Güven’in avukatı Tora Pekin de esasa ilişkin savunmasında, Basın Suçları Soruşturma Bürosu savcılarından Yasemin Baba’nın olmayan haber üzerinden tuttuğu tutanağın gerçek dışı olduğunu söyledi. İddianameyi hazırlayan savcı Celal Sarıdere’nin de bu tutanak gerçekmiş gibi iddianame hazırladığını belirten Pekin, zorla suç çıkarma çabasının iddianamede de sürdüğünü kaydetti. Pekin, “zorlama” olarak yorumladığı dava konusu iddianame ile meslek hayatında hiç karşılaşmadığını söyledi. Pekin,  suçlama konusu edilen tweet 9 sözcük. Böyle bir yaklaşımla her şeyi her şeyle suçlayabilirsiniz. Bu suçlama gülünçtür. Bu tweetten bu sonuca ulaşılamaz” dedi. Mütalaanın tamamının sorunlu olduğunu kaydeden Pekin, “Türkiye’de herhangi bir siyasi tartışmanın ak kara denmeden sonlandığı olmuş mudur? Birkaç internet trolü çıkar sizin paylaştığınızın altına yorum yapar siz de terör örgütü suçlaması ile suçlanırsınız. Savcılık ‘tır biçti’ tweeteyle tatmin olsaydı geçmişe dönük tweetlere bakmazdı. 2 yıl önce soruşturma açılmamış haberler 2 yıl sonra terör örgütü açıklaması olarak karşımıza çıkıyor. Müvekkilimin bu dava nedeniyle kişi özgürlüğü ve ifade özgürlüğü hakkı ihlal edilmiştir” diyerek Güven’in beraatini talep etti. 

Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme Güven’e, FETÖ propagandası suçlamasıyla 1 yıl 10 ay 15 gün, terör örgütlerinin açıklamalarını yayınlamak suçundan da 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası verdi. Güven’in avukatları karara itiraz edecek. 

‘HUKUK BİÇİLMİŞTİR’

Adliye önünde basın açıklaması yapan Güven, kararı “komik” olarak nitelendirdiğini söyledi. Eksik kelimeyle atılıp 52 saniyede kaldırılan bir tweetten dolayı tutuklanıp 32 gün sonra tahliye edildiğini hatırlatan Güven, “Bu karar, Türkiye’de hukukun biçildiğinin göstergesi. Hukuk biçilmiştir, bu kararla da altına imza atılmıştır” dedi. 

‘GAZETECİLER MESLEKLERİNİ YAPAMIYOR’

TGC’nin başından beri tüm duruşmaları izlediğini belirten TGC Genel Sekreter Sibel Güneş, “Basın özgürlüğü, iktidarın beğendiği ve sevdiği şeyleri söyleme özgürlüğü değildir. Gazetecilerin mesleklerini yapmalarına izin verilmesini istiyoruz. Gazeteciler bu ülkede mesleklerini yapamıyor” diyerek karara tepkisini gösterdi. 

‘52 SANİYEDE ADALET YERLE BİR EDİLDİ’

Neredeyse her salı günü bir gazetecinin yargılanmasına ve ceza almasına tanıklık ettiklerini söyleyen CHP Milletvekili Barış Yakadaş ise, mahkeme kararını açıklarken kronometreyi açtığını, hakimin tam 52 saniyede kararı okuduğunu kaydetti. Yarkadaş, “28. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 52 saniyede adalet yerle bir edildi, hukuk biçildi. Bu dava sonucunda verilen kararın hukuki olduğunu söyleyebilmek için insanın aklını kaybetmesi gerekir. Önceki gün AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, gazetecileri yine hedef göstermiş ve gazetecilerin susturulacağını söylemiştir. Belli ki iktidarın söylediği her söz, Çağlayan Adliyesi’nin koridorlarında çok çabuk yankılanıyor ve muhalif gazeteciler 3 yıl 1 ay 2 gün gibi akılla, mantıkla, vicdanla izah edemeyeceğimiz cezalara çarptırılıyor. Gazetecilik suç değildir. Gazetecilere düşman gibi yaklaşmayın, eleştirilere ve gerçeklere saygılı olun” diyerek kararın hukuki olmadığını savundu.

İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davaya, Güven'e destek olmak amacıyla CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş ve Genel Yayın Yönetmenimiz Fatih Polat, Araştırmacı Yazar Nevzat Onaran da aralarında olduğu isimler de katıldı.

Gazeteciler

TGS: BU HUKUK DEĞİL DÜŞMANLIKTIR

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Oğuz Güven’e verilen ceza sonrası açıklama yaptı. 

Oğuz Güven’e 3 yıl 1 ay hapis cezası verilmesinin hukukla açıklanabilir bir yanının olmadığını belirten TGS açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Bu karar, hâli hazırda dört yönetici ve çalışanı cezaevinde tutulan Cumhuriyet‘e yönelik siyasi baskıların devamı niteliğindedir. Güven’e verilen hapis cezası gazetecileri düşman görme zihniyetinin bir ürünüdür. Oğuz Güven’e hem terör örgütü propagandası suçlaması hem de terör örgütü açıklamasını yayınlamak suçlamasıyla 3 yıl 1 ay hapis ceza vermek ‘basın özgürlüğü’nü ayaklar altına almaktır. Tüm baskılara, tehditlere, cezalara, hapisliklere rağmen gazeteciler gerçekleri yazmaya devam edecek. Türkiye Gazeteciler Sendikası olarak Oğuz Güven’in yanında olduğumuzun bilinmesini ve bir an önce bu hatadan geri dönülmesini istiyoruz.”
 

'HAPİS CEZASI ORANTISIZ'

Basın Konseyi de Güven'in mahkumiyeti konusunda bir açıklama yaptı. Açıklama; "Tek kelimeye 3 yıl hapis, dünyanın hiçbir demokratik ikliminde kabul edilemez. Cumhuriyet gazetesi internet sitesi Oğuz Güven'e sadece 55 saniye yayında kalan bir tweet nedeniyle 3 yıl 1 ay 2 gün hapis cezası verildiğini üzüntüyle öğrendik.Trafik kazasında vefat eden Denizli Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Alper olayında 'yazanları da rahatsız ettiği' için sadece 55 saniye içinde yayından kaldırılan bir tweet hatası için verilen 3 yıllık hapis cezasının, 'orantısız' olduğuna inanıyoruz. Bir yayın yönetmeninin, böyle bir davada bu kadar ağır bir cezaya çarptırılması adalet duygusunu zedeler ve 'intikam alma' görüntüsü yayar. Bu nedenlerle Gazetecilerin yargılanmaları, tutuklanmaları Türkiye'ye itibar kazandırmadığı gibi, tersine itibar kaybettirir.Tüm gazeteci yargılamaları, 'medyanın 4. Kuvvet olduğu' dikkate alınarak değerlendirilmeli, gazeteciliğin 'Demokrasinin olmazsa olmazı' olduğu unutulmamalı, tutuksuz yargılama yapılmalıdır.” denildi.

32 GÜN TUTUKLU KALDI

Cumhuriyet Gazetesi'nin internet sitesinde, "İlk FETÖ iddianamesini hazırlayan Başsavcı Mustafa Alper'i kamyon biçti" şeklinde atılan tweet nedeniyle tutuklanan Oğuz Güven hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosu'nca iddianame hazırlandı. Güven'in "Terör örgütünün propagandasını yapmak" ve "Terör örgütlerinin yayınlarını basmak veya yayınlamak" suçlamasıyla 2,5 yıldan 10,5 yıla kadar hapis istemiyle yargılanması istendi. Güven, soruşturma devam ederken 32 gün tutuklu kaldı.(MEDYA SERVİSİ)

Son Düzenlenme Tarihi: 21 Kasım 2017 14:56
www.evrensel.net