Çağdaş Türk şiirinde mısra-i bercesteler

Çağdaş Türk şiirinde mısra-i bercesteler

İsmail Afacan, çağdaş Türk şiirinde öne çıkan mısra-i bercesteleri irdeledi, bu dizelerin aslında ne söylediklerini anlattı.

İsmail AFACAN

Çağdaş Türk şiirindeki mısra-i bercestelere yolculuk yapacağız. Mısra-i bercesteler kimi zaman, aslında çoğu zaman şiirin önüne geçmiştir. Dizenin ağırlığı altında şiir ezilip gitmiştir. Mesela Orhan Veli’nin “Bir de rakı şişesinde balık olsam” dizesi gibi. Kimse “Eskiler alıyorum” şiirindeki diğer dizeleri hatırlamaz. Hatta şiirin ismi bile akıllara gelmez. Başlı başına bir şiir gibidir “Bir de rakı şişesinde balık olsam” dizeleri. 

Mısra-i bercestelerin hem olumlu hem de olumsuz yönü vardır. Halk tarafından çok sevilmesi ve  akıllara kazınması olumlu yönleridir. Mısra-i bercestenin şiirin önüne geçme ve bir özdeyişe dönüşme ihtimalini olumsuz yönleri arasında sayılabiliriz. Çağdaş Türk şiirinde mısra-i bercestelerin çok güzel örnekleri verilmiştir. Biz bazılarına odaklanacağız. Alt metinlerine dair  okumalar yapacağız.
***
Çağdaş Türk şiirinin zirvesi Nâzım Hikmet’le başlayalım. İlk akla gelen şiirlerinden biridir “Güneşi İçenlerin Türküsü”.  Şiirin en vurucu ve etkili dizeleridir “Akın var/ güneşe akın!/ Güneşi zaptedeceğiz/ güneşin zaptı yakın!”  Şiir, belli aralıklarla tekrarlanan bu dizeler üzerine örgütlenmiştir. Bu dizeler sadece ritim katmaz şiire, içeriği de tamamlar. Bizim konuşacağımız kısım, bu tekrar biriminin içindeki “Güneşi zaptedeceğiz” dizesi. Türk şiirinin akışını değiştiren dizelerden biridir. Toplumcu şiire hasım olan eleştirmenler sloganist bir dize olduğunu söyleyedursun, “Güneşi zaptedeceğiz” dizesi Türk şiirinde kaba gerçekçiliği yerle bir eden dizlerin başında gelir. Nâzım Hikmet bu dizeyi nereden yola çıkarak yazmış olabilir? Karl Marks ve Friedrich Engels’in Paris Komünü için sık sık kullandığı “Göğün fethi” benzetmesini ne kadar çok andırıyor bu dizeler . “Güneşin zaptı” ya da “Göğün fethi”... Bu sebeple “Güneşi İçenlerin Türküsü” şiirinin buram buram Paris Komünü koktuğunu düşünürüm hep.    
***
Ve Orhan Veli... Türk şiirine damga vurmuş birçok dizesi var. Hepsi birbirinden güzel. Seçtiğimiz dize “Eskiler Alıyorum” şiirinden “Bir de rakı şişesinde balık olsam”. Çağdaş Türk şiirinde en çok konuşulan dizelerin başında geldiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Asım Bezirci’ye göre Orhan Veli bu dizesini yazarken Ahmet Haşim’in “Göllerde bu dem bir kamış olsam” dizesinden yola çıkmıştır. Hüseyin Cöntürk ise biraz daha eskiye giderek divan edebiyatı bağlantısı kurmuştur. Cöntürk, Muallim Naci’nin “Cennette beni kırmızı şarap ırmağına at/ Orada seve seve yüzgeçlik yapayım” dizeleri arasındaki benzerliğe dikkat çekmiştir. İki büyük eleştirmen “Bir de rakı şişesinde balık olsam” dizesindeki iki farklı yönü tespit etmiştir. Asım Bezirci ses, Hüseyin Cöntürk ise içeriğe odaklanmıştır. Orhan Veli’nin gelenekle mücadele ederken bile gelenekten nasıl yararlandığının göstergesidir bu dizeler.  
***
Attilâ İlhan’da spot dizeler oldukça önemlidir. “Ben sana mecburum”, “Aysel git başımdan”, “Vurdun kanıma girdin itirazım var”... Şiirlerindeki spot dizelerden sadece bir demet. Şiir okurunun hafızasına kazınmıştır Attilâ İlhan’ın bu dizeleri. Daha az popüler olan bir dizesine yolculuk yapacağız. Şiirin ismi “Belki gelmem gelemem”. Odaklanacağımız ise “Belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git” dizesi. Attilâ İlhan, bu dizeyi oluştururken illegalite dönemindeki devrimcilerin buluşma kuralından yola çıkmıştır. Devrimciler, gizli buluşma sırasında, bekledikleri kişiler beş dakika içinde gelmezse buluşma yerini terk etmek zorundadır. Bu durum devrimcinin kendi güvenliğini sağlaması açısından ilkesel bir kuraldır. Attilâ İlhan, illegalite koşullarının ağır ve gerilimli havasını yansıtır “Belki gelmem gelemem”de. Aynı atmosfer “Belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git” dizesinde de hakimdir. İllegalite koşulları bir aşk hikayesinin içinde anlatılmıştır. Karanlık adamlardan kaçan, her an yakalanma tedirginliği yaşayan devrimcinin sevgilisine seslenişidir: “Belki gelmem gelemem 5 dakika bekle git.”

Son Düzenlenme Tarihi: 22 Ocak 2017 07:21
www.evrensel.net