07 Mart 2015 14:43

Arquette kuyuya bir taş attı…

SINIRLARIN ÖTESİNDE

Paylaş

Hazırlayan: Özge KURU

Oyuncu Patricia Arquette’in Amerikan Akademi ödüllerindeki konuşmasında ücret eşitsizliğine vurgu yapması çok farklı tepkilerle karşılandı. Ülkede çoğunlukla olumsuz eleştiriler alan oyuncu, “Ödülümü, bu ülkede vergisini veren herkese ve her vatandaşı doğuran tüm kadınlara adıyorum. Herkese eşit hak için mücadele ettik. Şimdi ücret eşitliği için mücadele etme zamanı. ABD’deki bütün kadınlar için, eşit haklar için...” demişti. Arquette’in taş attığı kuyudan asgari ücretten, adalet-eşitlik ayrımına, ırk ayrımcılığına karşı mücadeleden sektörel tartışmalara farklı sesler yükseldi.

EŞİTLİK Mİ ADALET Mİ?
Brittney Cooper
Siyah kadınların  eşit ücret ve adil istihdam hakkı için yıllardır mücadele ettikleri bir tarihleri var. (...) Arquette sahne arkasında başka herkes için mücadele eden beyaz kadınlar için diğerlerinin harekete geçme zamanı geldiğini söylediğinde bundan tamamen habersizmiş gibi konuştu. (…) İddialarının absürdlüğü bir yana sözleri daha önce bir köşemde dikkat çektiğim bir noktaya işaret ediyor: “Beyaz kadının feminizmi eşitlik etrafında dönüyor… Siyah kadının feminizmi adalet talep ediyor.”
Ücret eşitsizliği meselesinde erkek meslektaşınla aynı maaş çekini alabiliyor olmak yalnızca buzdağının görünen ucu. Zira istihdama erişim, adil muamele ve değerlendirilme ve terfi şansı, adil ve eşit ücret almanın yanı sıra gelen konular. Başka bir mevzu da eşit ücret alıyor olmanın refah anlamına gelip gelmediği. 2010 tarihli bir araştırmanın gösterdiği üzere beyaz kadınların kazandığı her 41,500 dolar karşılığında siyahi kadınlar 100 dolar, Latin kadınlar ise 120 dolar kazanıyor. (…) Çalışma koşulları içler acısıyken ve iktidarı elinde tutanlar bu koşulları değiştirmeyecekken, işçilerin çalışmama hakkı vardır. Siyah kadınlardan ve diğer renkteki kadınlardan beyazların söylediklerinin ya da yaptıklarının neden yanlış olduğunu anlatmalarını ve kanıtlamalarını beklemek -üstelik değişeceklerine, dönüşeceklerine ve ilerleyeceklerine dair garanti yokken- kabul edilemez. Ben daha iyi çalışma koşulları talep ediyorum. O zamana kadar bu Siyah Feminist grevde.
(www.salon.com)


EŞİTSİZLİK HER ALANDA
Kathleen Davis
Aslında bu beyaz kadınların ortaya attıkları tüm kadınları etkileyen daha büyük meselelerin simgesi oluyor. Sony’nin e-postası American Hustle’da rol alan Jennifer Lawrence ve Amy Adams’ın Christian Bale ve Bradley Cooper’dan bir hayli az ücret aldığını ortaya çıkardığında ücret eşitsizliği sorununun tüm ülkede ofislerde, hastanelerde, lokantalarda ve şirketlerde kol gezdiğine ayna tutmuş oldu. Çalışma Bakanlığı verilerine göre eğlence sektöründeki ücret eşitsizliği diğer mesleklerle aynı düzeyde. Sanatçı kadınlar, eğlence, spor ya da medya sektöründeki kadınlar erkek meslektaşlarının kazandığını yüzde 85’ini kazanıyor. Tam zamanlı çalışan işçiler için bu cinsiyetten kaynaklanan ücret eşitsizliğinin oranı yüzde 82,5.
(www.fastcompany.com)


ASGARİ ÜCRET OLMADAN OLMAZ
Elizabeth Stoker Bruenig
(…) Feminist yaklaşım genelde, eski tarz cumhuriyetçi annelik vizyonunda olduğu gibi, kadına politik olarak yalnızca anne olarak önem atfetmeye şüpheci yaklaşır. Dahası insanlara vergi mükellefleri olarak hitap etmek tatsız (ve tipik bir sağcı) davranış. İnsanlar vergi ödediklerinde değerliymiş fikrini geliştiren bir davranış. (…) İnsanlar vergi olarak ne ödediklerinden bağımsız olarak yaşamın tüm gereklerine layıktırlar. Kaynakları ihtiyaçtan ziyade vergi ödemelerini temel alarak dağıtmaya kalkışan programlar genellikle kadın iyiliğine denk düşmez. Ve daha fazlası var. (…) Ücret eşitsizliği gerçekten var, işçi kadınlar bir erkeğin kazandığı bir dolara karşı 77 cent kazanıyor. Diğer taraftan ortalama bir CEO ortalama bir işçiden 350 kat fazla kazanıyor ve ABD’nin hala federal olarak kabul edilmiş asgari ücretiyok. (…) Kadınların gerçek ekonomik bağımsızlık elde edebilmesi için eşit ücret ya asgari ücret üzerinden ya da herkesin gelirini makul bir standarta yükselten geçiş programı üzerinden konuşulmalı. (www.newrepublic.com)

SOKAKLARDAN VAZGEÇMEK YOK!
Tecavüz olaylarının kadınların gündeminden hiç düşmediği Hindistan’da kadınlar sokakların güvenliği için bisiklet sürme eylemi yaptı. Tecavüz olayları nedeniyle kadınların sokaklarda daha az görülmeye başladığı bunun da sokakları kadınlar için daha tehlikeli hale getirdiğini söyleyen eylemciler, 100 bisiklet sürücüsü yaklaşık 100 kilometre yol kat etti. Yeni Delhi’den Rohtak’a kadar bisiklet süren sokaklarda kadınların azlığına dikkat çekmek isteyen eylemcilerin çoğu erkekti. Tam da dikkat çekmek istedikleri sebepten dolayı. Breakthrough India’da yer alan açıklamada “Toplumda az sayıda kadının yer alması kamusal alanda az sayıda kadın olacak anlamına gelir. Bu da onların daha güvensiz görünmesine ve sonuçta da kadınların hareket alanının kısıtlanmasına yol açar” denildi.
Eylemin organizatörleri Yeni Delhi’den başlamayı uygun gördü zira şehir artık “tecavüzün başkenti” olarak biliniyor. Son yıllarda vahşet boyutunda tecavüz vakalarının ardından sokakta kadınların sayısının azalmasının sokakları kadınlar için daha tehlikeli hale getirdiği vurgulandı.
Hintçe bin anlamına gelen “Hazar” kampanyasında sokakta kadın erkek sayısının eşitlenmesi amaçlanıyor. Şu an her 1000 erkeğe karşı sokaklarda 914 Hintli kadın bulunuyor.
Mission Hazaradlı grup şubat ayının başında bir gençlik festivali de düzenledi. Festivalde “Kayıp KadınıBulun” adlı bir video oyunu da yer aldı. Oyuncular otobüs durağı ve okulun da arasında bulunduğu kamusal alanları ziyaret ederek 30 saniyede kayıp kadını bulmaya çalıştı.
Hindistan’da ayrıca kadınlar tacizcileri teşhir etmek için sosyal medyada görüntüler paylaşıyor.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Erdoğan'dan tehdit: 400 vekili verin, bu iş huzur içinde çözülsün

SONRAKİ HABER

Bütçe açığı katlandı: 10 ayda 100 milyar TL açık

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa