Gözümüzden kaçmadı


22 Nisan 2011 10:31

Ülke gündemi kaç gündür YSK vetoları ile çalkalanırken ve de Başbakan ortalıkta görünmezken, perşembe günü ekrana düşen bir haber dikkatimi çekti. Milli Savunma Bakanlığı’nın açmış olduğu helikopter ihalesini, bir ABD firmasının kazandığı açıklandı. Başbakan’ın günlerdir nerede olduğu da ortaya çıktı, hazret ihale komisyonu toplantısına başkanlık ediyormuş meğer.. İhale sonucuna dair açıklamanın, böylesine yoğun ve çalkantılı bir günde yapılması oldukça düşündürücüdür.

Bunlar bizi enayi mi sanıyor? Bir istinat duvarı yaptırmak için bile ihale sürecinin en az bir yıl sürdüğünü biz bilmiyor muyuz? Bütün bir ülke günlerdir yasakçı zihniyetle boğuşurken, bu ihale kararını neden gündemden kaçırıp kaynatmaya kalktınız?

Helikopter ihalesinin bedeli az buçuk bir miktar değildir dostlar, boncuk oynamıyor bu adamlar. Bakanlık, 109 adet helikopter karşılığında, ABD firmasına tam 3.5 milyar dolar ödeyecek, bu da elbette halkın cebinden çıkacak.

“Her Türk asker doğar” safsatasıyla büyütülen insanımızın garip bir huyu var. Bayramda seyranda yapılan resmi geçit törenlerinde yürüyen tanklara, renkli dumanlar saçan uçaklara bakıp alkışlarlar ve onlarla gururlanırlar. Alkışladığın şeyin parası senden çıkıyor, hangi akılla alkışlıyorsun o tankı? Evinin önünde duran, parayla satın aldığın kendi arabanı hiç alkışlıyor musun?

Bütçesinden, askeri harcamalara en çok pay ayıran ülkelerden biriyiz. Halkın temel ve yaşamsal haklarına ayrılmayan bütçenin, orduya ve polise ayrılması bizi giderek yoksullaştırıyor. Size, bu helikopterlere ödenecek 3.5 milyar dolarla neler yapılabileceğini biraz anlatayım.

Tam teşekküllü ve 400 yataklı büyük bir hastanenin maliyeti, bütün tıbbi cihazları ile birlikte 50 milyon dolar civarındadır. Yani, bu helikopterlerin parasıyla, bütün kentlerimize birer tane büyük hastane yapılır.

Orta halli bir ilköğretim okulunun inşaat maliyeti 5 milyon dolardır. Helikopter parasıyla tam 700 tane okul yapılabilir, çocuklarımız da köy köy dolaşıp okuma derdinden kurtulur.

Helikopterlere ödenecek bedelle, tam 200 tane içme suyu veya atık su arıtma tesisi kurulabilir. Birçok yerleşim birimi sağlıklı içme suyuna kavuşur, mahalle aralarındaki kanalizasyon dereleri de ortadan kalkar.

Sadece bu üç örnek dahi, savaşa ayrılan bütçenin bir kısmı ile neler yapılabileceğini ortaya koyuyor. Fakat biz ne hesabı yaparsak yapalım, bu ülkede yalnızca silah tekellerinin hesabı rağbet görüyor.

Her silah firmasının, Türkiye’de bir temsilciliği bulunur. Bu temsilciliklerin tümünde, emekli generaller danışman olarak boy gösterirler. Bunların görevi, o silah tekellerinin ihale işlerini ayarlamak, satın alma birimleriyle nakde dayalı sıcak temas kurmaktır. Militarist sözlükte, rüşvetin karşılığı nakde dayalı sıcak temastır.

Askeri harcamalar sadece silah ve helikopter alımlarından ibaret değildir, TOKİ bile bunlara para harcıyor. HAİT nedir, ne demektir bilir misiniz?.. HAİT, “Harekat Alanı İskan Tesisleri” nin baş harflerinden türetilmiş fiyakalı bir terimdir. Askeri sözlükte böyle geçer ama, Türkçesi askeri lojmandır. TOKİ birçok yerde HAİT inşaatları yaptırıyor, bu askeri lojmanlar da savaş bütçesinde önemli bir yer tutuyor.

Milli Savunma Bakanlığı, sipariş edilen helikopterlerin çok amaçlı kullanıma uygun olacağını açıkladı. Yani acil durumda, depremde, yangında da kullanılabileceği kastediliyor. Şimdi yüreğimiz ferahladı, demek ki bu helikopterler Dersim dağlarını bombalamayacak, köylere kurşun yağdırmayacak.. İyi oldu, rahatladık.

evrensel.net
www.evrensel.net