Şemsiyenin altı


15 Nisan 2013 11:07

Hayat TV izleyeyim dedim, kumandayı yine yanlış tuşladım. Açılan ekran, bir “Hocaefendi” kanalının ekranı ama, oradaki hoca o bildiğiniz efendilerden değil..
Evrim düşmanlığı ve lüks yaşantısı ile tanınan, zenginlerin çocuklarını kendisine bir şekilde bağlamakla nam salmış bir hocaefendi ekranda döktürüyor, ama ne döktürme.. Evrim teorisini çürütmek için sarıldığı sahte fosilleri anlatıyor, Stalin ve Lenin’e laf atıyor, halkı komünizme karşı ayaklanmaya çağırıyor, arada bir de müzik eşliğinde dans ediyor. Etrafındaki birkaç kadın var; kadınlar allı pullu, bol makyajlı, sürmeli gözlü, vesaire. Bilime ve evrime karşı her tür safsatayı, aynı o kadınlar gibi süslü ambalajlar içinde sunuyor, şarkılar söylüyor. Onun da, kadınların da her lafı inşallah ile bitiyor.
Parlak kıyafetli, jöle başlı o hoca ne yazık ki ülkemizin bir gerçeğidir ve televizyon kanalı sahibi bir adamdır, serveti ve gelir kaynağı araştırılmalıdır. Boğaz burjuvazisi bir ara bunun üzerine gidecek oldu, sonra ne işler döndüyse buna dokunan olmadı. Burjuvazi utandı ve geri çekildi. Burjuvazi de utanır, ama çocuklarının ele güne mürit olmasından utanır. Başka şeyden utanmaz, madara olmaktan utanır onlar. Parlak hocaya madara oldular çünkü.
Parlak hocanın kanalından çıktık, bizim kanala ulaştık, orada da işçi düşmanlığı tescilli bir sendika ağası konuşuyor. Grevci işçilere bozkurt işareti gösterip sopalarla saldıran bu sendikanın ağasına bu ne iştir diyen yok; mutedil bir sohbet programı; sakince izledik ve aydınlandık. Aydınlanma merasiminden sonra devletin kanalına baktık, onun da parlak hocanın kanalından farkı yok, bütün dinci kanallar gibi kutlu doğum haftası telaşı içindeler.
Bilime karşı yoğun bir propaganda yürütülüyor dostlar. Gelecek nesilleri metafizik safsatalara boğmaya çalışan bu propagandaya karşı sosyalistlerin etkin tavır aldığını söyleyemeyiz. Halkların kardeşliğini dinsel motiflere bağlayan dar düşünce ufku, sosyalistlerin gözünden kaçıyor, veya görmezden geliniyor.
Barış içinde bir arada yaşama özlemiyle oluşturulan ittifakların kalıcılığının, ittifak bileşenlerinin bilime bağlılığı ile paralel seyredeceğini tahmin etmeliyiz. Okullardan din eğitiminin kaldırılmasını, din temeline dayalı eğitim kurumlarının kapatılmasını aklın ve bilimin gereği olarak talep edenlerin, İslam şemsiyesi kurgusu ile uzlaşmaz bir çelişkisi olmalıdır. Bu çelişkiyi hissetmiyoruz veya hissedip dile getirmiyoruz. Bugün değilse yarın bu çelişki mutlaka yaşanıp yoğunlaşacak, peki o zaman ne yapılacak? Bunu biliyor muyuz?
Sosyetik veya marjinal olsun, bütün dinci kesimlerin hedefi bilimdir, bilimin hedefi ise insanlığın aydınlık geleceğidir. Bilim karşıtlığı hakim rüzgar olunca o şemsiye dağılır, şemsiye tutmaz. Üstelik hocaefendinin meleklerinin saçları da bozulur, onca makyaja ve çabaya gerçekten yazık olur...

evrensel.net
www.evrensel.net