Direnişin aynası


10 Haziran 2013 11:07

Meydanlar direniyor, sokaklar direniyor, halk isyan halinde. Baskı ve yalanla ayakta kalmaya çalışan AKP hükümeti de kendince direniyor.
Faşist diktatörlüğün halkın üzerine çöktüğü son günlerde, muhteşem güzellikler de yaşıyoruz. Sokakların güzelliğinin yanında bizim ekranlarda da güzellikler görüyoruz.
Uzatmadan söyleyeyim, Hayat TV bu direnişin aynasıdır.
Sermaye basınının içine düştüğü içler acısı durumu tutup size anlatacak değilim, çünkü her şey hepinizin gözü önünde. Fatih Altaylı’yı gördünüz, NTV’yi, CNN Türk’ü gördünüz, yandaş basının diğer unsurlarını da  gördünüz.
Hayat TV emekçilerini gönülden kutluyorum; halka umut verdiniz, halka ışık tuttunuz. Günlerce alanlardan canlı yayın yaptınız, sokaklarda yatıp kalktınız. Ülkenin her yerinde yükselen isyanı bize yansıttınız, dürüst yayın yaptınız. Ülke yetmedi, Avrupa’da sokaklara dökülen insanların çığlığını da dinlettiniz bize, elinize ve emeğinize sağlık olsun. Orantısız zekanızla, Başbakanın gelişi sırasında penguenlere yaptırdığınız resmi geçit ise, dosta düşmana afiş olsun.
Ama bize şu sözlerin derin anlamını anlatmadınız; bakın Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu neler demiş; “Gezi Parkı olaylarında dış tahrikler var. Bütün bunların sebebi ekonomiktir. Çevre meselesi değildir”.
İşte bunu anlatmadınız. Ya benim gibi anlamadınız; ya da anlayıp anlatmadınız, eğer öyleyse çok ayıp ettiniz.
Bu Bakanın dediklerini anlamaya çalışıyorum; olanların sebebini ekonomiye bağlaması bir ölçüde doğrudur, çünkü direnenler yaşam haklarını sermayeye kaptırmak istemiyor. Öte yandan, çevre sorunları ile ekonomi arasındaki ilişkiyi göremeyen bir bakana sahip olduğumuzu fark ettik. Buna da şükür, çünkü bir ara, bunların turizme karşı olmadığını açıklayan bir turizm bakanı da vardı.
Bütün iktidarlar, duymak istemedikleri seslerin dışardan geldiğine inanırlar. Dışardan beslenmek, dış güçlerin oyununa gelmek gibi klişe suçlamalara biz çoktan alışığız. Zaten bizim aklımız bir şeye ermez, biz hep dışarıdan akıl alırız.
Belirli makamlarda oturanların, ne dediğini, sözlerinin nereye gittiğini bilmesi gerekir. Yaşam alanını savunan halkı, dışardan tahrik edilecek kadar küçük görmek, halka yapılan en büyük hakaretlerden birisidir. Veysel Eroğlu ise, halka söz söyleyecek en son kişidir.
Dış tahrike kapılan, dışarıdan talimat alan, Veysel Eroğlu’nun ta kendisidir. Çevre Bakanı olduğu dönemde, yabancı bir şirket patronunun tek bir fırça yazısı ile; yargı kararı ile kapatılmış olan Kışladağ altın madenini açtıran odur. Halkın su hakkını, yaşam hakkını gasbeden bütün hukuksuzlukların ve keyfi kararların merkezi odur. Buralarda çok yazdık çizdik, onun için tefrikalar döşensek, kitaplar yazsak yine yetmez.
Hep birlikte kulaklarımızı bunların saçmalıklarına tıkıyoruz, gözümüzü de halkın kanalı Hayat TV’ye dikiyoruz.
Hayat sürüyor, Hayat TV hayatı bütün gerçekliği ile yansıtıyor.

evrensel.net
www.evrensel.net