Hangi suyu içmeli?


11 Şubat 2013 10:05

Dünya nüfusunun çok önemli bir bölümü sağlıklı içme suyuna ulaşamıyor. Ülkemizde de, artan çevre kirliliği nedeniyle  içme suyu kaynakları giderek yok oluyor, sağlıklı suya biz de ulaşamıyoruz.
Hızlı tüketim sektörünün başı çeken unsurlarından birisi olan içme suyu üzerinde ne tezgahlar dönüyor, bugün biraz ona bakalım.
Ambalajlı su ile tanışmamız “80” li yıllara dayanıyor. Su kaynaklarını kirleten namlı holdinglerimiz birdenbire geleceği gördüler ve henüz kirletilmemiş doğal su kaynaklarını keşfederek PET şişelere doldurup sattılar. Daha sonra evlerimize damacana sular girmeye başladı ve su sektörü inanılmaz bir boyuta ulaştı. Uluslararası tekeller de devreye girdi, şimdi birçok dünya gıda devinin ülkemizde su tesisleri bulunuyor. Kimisi doğal kaynak suyu satıyor, kimisi de kuyu suyunu pazarlıyor; ama tümünün de sektörde önemli rolleri bulunuyor.
Su işleri, maden işlerine çok benzer... Diyelim ki bir dağ köyünde zengin bir su kaynağı buldunuz; hemen köy muhtarları, ihtiyar heyetleri, mal müdürleri falan ayarlanır. Tepeden de birkaç sağlıkçı bürokrat buldunuz mu işlem tamamdır, yolunuz açıktır. Yılda bir denetime gelirse gelir devlet, gerisi sizin insafınıza kalmıştır. Suya su karıştırılmaz ama hangi şartlarda dolum yapıldığı önemlidir, insan sağlığını etkiler.
Yaz aylarına doğru, içecek sektörü biraz karışır. “Gömülü gazeteciler” kanalı ile, renkli içecek firmaları, soda firmaları aleyhine yayın yaptırırlar. Sodacılar suculara sataşır, sucular birbirine girer, bu şenlik hep böyle devam eder..
Geçtiğimiz aylarda ne olduysa, Sağlık Bakanlığı ambalajlı su üretimi yapan firmaları denetledi, aralarında ünlü firmalar da bulunan, yüzden fazla firmanın ürünleri belirlenen kalite sınırlarının altında kaldı. Sonra o iş de kapandı, şimdi hepsi yola devam ediyor ama aklıma takılı kalan çok şey var..
O günlerde, koca koca profesörler televizyon ekranlarında ve gazetelerde PET şişenin mi, damacananın mı, yoksa cam şişenin mi sağlıklı olduğu konusunda ahkam kestiler. Suyu neyin içinde içeceğimizi bize öğütleyen bu şahsiyetlerin hiçbiri de kalkıp, suyun halkın malı olduğundan, halkın sağlıklı suya ücretsiz ulaşma hakkından falan bahsetmedi. Bu “Gömülü” hocaların hiçbirinin aklına nedense işin bu yönü gelmedi.
Hangi suyun içilmesi gerektiği yönündeki anlamsız tartışma bitmez. İşin doğrusu, musluktan akan sağlıklı suyu ücretsiz içmektir ve sosyalizm işte bunu başarmıştır.
Altyapı mükemmelliğinin sosyalizme özgü olduğunu kapitalistler çok iyi bilir. İnanmayan da gidip bakar, sosyalizm döneminde kurulan altyapı halen yerinde duruyor, aslanlar gibi çalışıyor.

evrensel.net
www.evrensel.net