Başlarım politikana!


01 Nisan 2011 10:42

AKP iktidarı, TBMM’ye verdiği son yasa teklifi ile kendisine olağanüstü yetkiler istiyor. İktidar sözcüğünün karşılığı, yönetme gücünü kullanma yetkisidir. 9 yıldır bu yetkiyi zalimce ve hunharca kullanan AKP’nin yeni yetkiler peşinde koşmasının elbette bir hesabı var; bunlar ince hesap adamıdır, bunlar beş vakit hesap yapmadan duramazlar. .

AKP hükümeti altı aylık bir süre için, kanun hükmünde kararname çıkartma yetkisi peşinde koşuyor. Kanun hükmündeki kararname, TBMM’de kanun çıkarmayla falan uğraşmadan, Bakanlar Kurulunun, istediği yönde kanun çıkarması anlamını taşır. Bu iş ülkemizde ilk defa olmuyor, seksenli yıllarda ANAP iktidarı döneminde de hükümetin kanun hükmünde kararname çıkartma yetkisi vardı, ülkeyi bu yetkiyle soyup soğana çevirdiler. Size matrak, ama gerçek bir olay anlatayım da bu yetkinin ne anlama geldiğini görün sevgili okurlar…

Prenslerin, papatyaların ortada fır döndüğü Özal dönemindeki ANAP hükümeti durduk yerde gece vakti bir kararname çıkardı. Kanun hükmündeki bu kararnameye göre, memlekette her kim terlik ihracatı yaparsa, devletten teşvik alacaktı. Ertesi gün bir şirket, daha önceden üretip depoladığı terlikleri topluca ihraç etti, devletten teşvik hakkı kazandı. Aynı gün de o kararname yürürlükten kaldırıldı. Bir gecelik o teşvik kararnamesiyle köşeler dönüldü, şeytanın bile aklına gelmeyen bu iş ise unutulmayan dümenler arasında yerini aldı.

Bu ahlaksız kararnameye imza atan ANAP’lı siyasi sabıkalılardan birisi, şu anda Başbakan Yardımcısı olan Cemil Çiçek’tir; yaptıkları, yapacaklarının teminatıdır, kendisine güvenebilirsiniz… Başka bir siyasi sabıkalı ise yine o dönemde ANAP hükümetinin bakanı olan ve şimdi Vatan gazetesinde yazan Hasan Celal Güzel’dir. Bu ağır abi, iki gün önceki yazısında, hararetle savunduğu kanun hükmündeki kararnamelere karşı çıkanları cahillikle suçladı, bu kararnamelerin meşru bir devlet politikası olduğunu yazdı. Benim de aklıma nedense, politikayla ilgili Nazan Öncel’in o ünlü şarkısı geldi; “Başlarım politikana” anlamına gelen, ama tam ismini burada yazamayacağım bir şarkısı var İzmir’in deli kızının, bilenler bilir…

Meşru olan her şey ahlaki değildir sevgili okurlar. Ahlaksızlar da kendilerine göre meşru zemin yaratıp meşru kararlar alabiliyor. Mevcut cunta anayasası, kanun hükmündeki kararname çıkartılmasına izin veriyor, bu yönüyle meşrudur. Bu anayasanın meşru ve ahlaki yönünün olup olmadığı ise, bu köşelere sığmayacak kadar derin bir konudur.

AKP hükümetinin, peşinde koştuğu o yetkileri elde ettiğinde neler yapacağını hepiniz tahmin edersiniz. Bunların paraya tahvil edilemeyen, sayılamayan hiçbir şeye inancı yoktur. O yetkileri; ülke kaynaklarının pazarlanmasına, yandaşların beslenmesine, halk muhalefetinin bastırılmasına yönelik kullanacakları gün gibi açıktır, tecrübeyle de sabittir.

Cemil Çiçek ve Hasan Celal Güzel’e şimdi açıkça soruyorum; bakın aradan yıllar geldi geçti, papatyalar da altınızdan koltuğunuzu çekemez artık; imzaladığınız şu terlik kararnamesinin hikayesini bir de sizden dinlesek; belki de bizim bilmediğimiz, akıl edemediğimiz memleket menfaatine bir yönü vardır belli mi olur?.. Ama bana sakın devlet politikası falan demeyin, yoksa bir sonraki yazımda o şarkının adını tam olarak yazarım, ona göre!..

evrensel.net
www.evrensel.net