Düztepe direnişi


08 Haziran 2012 11:06

Gaziantep’in emekçi semtlerinde gecekondular briketten yapılır, çoğunun duvarında sıva bile bulunmaz. İşte böyle bir ev düşünün, ama duvarlarında yüzlerce mermi deliği bulunan, tank ateşiyle harabeye dönmüş bir ev..
Bundan tam 36 yıl önce, 9 Haziran 1976 günü, iki devrimci komünist; İlhan Emre ve Mehmet Ali Özpolat, Gaziantep’in Düztepe semtindeki o evin içinde katledildiler.
İlhan öğrenci, Mehmet Ali ise işçiydi. Gaziantep’te, Halkın Kurtuluşu örgütlenmesi için yoğun bir çalışma yürütüyorlardı. Tekstil atölyelerinde, liselerde, sokaklarda, her yerde arkadaşları ile birlikte, gece gündüz demeden örgütlü mücadele içindeydiler.
Onların kaldıkları briket duvarlı ev, bir ihbar üzerine polisler tarafından 8 Haziran 1976 tarihinde kuşatıldı. Teslim olmayı reddeden devrimciler direnişe başladılar. Gaziantep Zırhlı Tugay birliklerinin de katıldığı kuşatma ile evin etrafında birkaç çember oluştu. Direnişe destek olmak isteyen Gaziantep halkı da semtte toplanmaya, sloganlar atmaya başladı.
Yüzlerce polis ve askerin ağır silahlarla, tanklarla katıldığı operasyonu bizzat yöneten ise dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Namık Kemal Ersun’du. Kocaman devletimiz, radyolarda kocaman yalanlar söylemeye başladı. O evde onlarca kişinin bulunduğu, bir kadının rehin alındığı, evin altında tüneller olduğu gibi yalanlara başvurdu devlet.. Oysa evin içinde, direnen iki devrimciden başka kimse yoktu.
İki gün süren yoğun çatışmada ilk katledilen İlhan Emre oldu. Çemberi yarmak isterken geceyarısı vuruldu. Evde tek kalan Mehmet Ali direnişe devam etti, 9 Haziran günü o da eve açılan tank ateşiyle katledildi. Devrimcilere dışarıdan destek olan halktan bir işçi de askerler tarafından öldürüldü. Devlet, devrimcilerin silahlarından ve cansız bedenlerinden başka, işine yarayacak hiçbir şey bulamadı o evde.
O ev, yıllarca o haliyle kaldı. Her yıl 8-9 Haziran günü devrimciler, katledilen yoldaşlarını orada andılar. O ev, Halkın Kurtuluşu direnişinin simgesidir.
Yoldaşları, İlhan ve Mehmet Ali’nin isimlerini, doğan çocuklarına verdi; o isimler beraber yaşıyor, beraber anılıyor.
Dizeler döktü yoldaşları onlar için;
“…bu haber, kara haber / duyun ey yiğit Antepliler / ölenler / hepsi birer Şahin’diler köprü başlarında / ve hepsi de Şahin gibi vuruldular yirmi yaşlarında /...”
Düztepe direnişi, yurtsever devrimci hareketin mihenk taşlarından birisidir. Dönemin genç devrimcilerine, devrimcilere sempati duyanlara, velhasıl hepimize,direnme ruhunu işte bu direniş aşıladı. Gençtik, karşı koymak gerektiğini onlardan öğrendik. İki devrimcinin koca bir tugayla iki gün boyunca başedebildiğini gördük... Reformist ve parlamentarist akımlardan bizi onlar korudu o zamanlar...
Geçmişinden şikayetçi olanlardan, başkasının geçmişine sarılanlardan değiliz, geçmişimiz gururumuzdur.
İlhan ile Mehmet Ali’yi, Halkın Kurtuluşu yiğitlerini saygıyla anıyorum.

evrensel.net
www.evrensel.net