Kabin ekibi yerlerinize...


01 Haziran 2012 17:05

Havayolu emekçilerinin elinden grev yapma hakkı alındı. Anayasal haklar, insan hakları, emeğe saygı gibi kavramları tamamen unutan AKP, apar topar çıkarttığı torba yasa ile,  hava taşımacılığı iş kolunda grev hakkını yasakladı.
Torba yasanın ne anlama geldiğini okurlarımız bilir ama biraz da ben anlatayım... Farklı konulardaki yasa tekliflerinin arasına hak ihlalleri  sokuşturularak ve halktan kaçırılarak,  hepsinin bir bütün halinde yasalaştırılmasına torba yasa deniliyor. Torba yasa evrakta sahteciliktir. Bu yasaları TBMM gündemine getirenlerin ve onaylayanların yargılanması gerekir. Cin fikirli AKP’liler, korsan taksilerle mücadele ve itfaiye erlerinin özlük haklarını düzenleyen yasa tekliflerinin arasına, hava taşımacılığı iş kolunda grev yasağını getiren yasa teklifini sokuşturup, gecenin bir yarısı TBMM’den geçirdiler. AKP’nin tıyneti işte budur. .
  Yasa teklifinin TBMM’ye geldiği gün havayolu emekçilerinin yaptığı iş bırakma eylemi çok etkili olunca THY yönetimi paniğe kapıldı ve işten çıkartmalar başladı. Şu anda işten çıkartılanların sayısı 305’e ulaştı, daha da artması bekleniyor. Son olarak THY, işten attığı personelden, uğradığı maddi zararı da isteyeceğini duyurdu. .
  THY emekçilerinin direnişine, topluma farklı mesajlar verdiği için, farklı açıdan bakmak gerekiyor.
 Öncelikle, bu direniş ücret artışı amacı ile yapılan bir direniş değildir, grev hakkının yasaklanmasına karşı yapılan bir direniştir. THY emekçileri demokratik haklarını korumak istiyorlar, grev hakkının insan hakkı olduğunu vurguluyorlar. Bu vurgu, tüm toplum için öğretici olmuştur. Sermaye basını bu mesajı örtbas edebilmek için THY personelinin aldığı ücretleri sıkça gündeme getiriyor, direnişin özünü çarpıtmaya çalışıyor.
 Diğer önemli bir mesaj ise, direnişe kalkanların “nasırlı eller” ile sınırlı olmadığıdır.  Direnen THY emekçilerinin büyük çoğunluğunun kadın kabin görevlileri olduğunu görüyoruz. Bu emekçilerin tamamı üniversite mezunudur ve görevleri gereği bakımlı olmak durumundadır. Manikürlü ellerin bu direnişe sarılması bizlere çok şey anlatıyor,  umut ve güven veriyor.  
 Toplumun büyük kesimi THY emekçilerinin rahat koşullarda çalıştığını sanır. Havayolunu sık kullanan bir kişi olarak bazı gözlemlerimi aktarayım.
Birçok uçak yolcusu uçağa bindiği anda arıza çıkarmaya başlar. Buna “konserve etkisi” diyorlar. O yolcu otobüse binse sürücüye veya muavine efelenemez, çünkü aşağı indirileceğini bilir. Ama uçakta efeleneceği tutar, çünkü indirilmeyeceğinden emindir. Sürekli olarak yolcuların gözü önünde bulunan kabin görevlileri, manken ve sanatçı bozuntularının, çiğ futbolcuların, sarhoş olan yolcuların sözlü ve gözlü tacizine uğrarlar; belli etmemeye çalışırlar, sorun çözücü olurlar. Kabin görevlisinin tek işi ikram yapmak değildir; yolcuların sağlığı, uçuş ve can güvenliği, ruhsal durumları gibi insani görevler de onların üzerindedir.  
  Kabin ekibinin gecesi gündüzü olmaz, can güvenliği bulunmaz. Gidecekleri ülkede kendilerini neyin beklediğinden habersiz saatlerce uçarlar ve vücut dengeleri bozulur.  Yolcu evine gider uyur, ama onların bir de geri dönüşü vardır.
  Kabin ekibi, temel haklarından birisi olan grev hakkını sahiplenir, işten kovulur.
  Başbakan talimatını verdi, ”Kabin ekibi yerlerinize” diye buyurdu. Bu talimatın uçağın kalkışında olduğu gibi inişinde de verildiğini unuttu Başbakan. THY direnişinin tüm emekçilere örnek olup AKP’yi inişe zorladığını, zamanla kendisi de görecek.

evrensel.net
www.evrensel.net