Böyle bakan olmaz


06 Nisan 2012 10:42

Zurnanın zırt dediği yerdeyiz... Akademik unvanı olan bir bakan, meslektaşı bilim insanlarını savcılara ihbar edeceğini açıkladı. O bakan, Prof. Dr. Veysel Eroğlu’dur…
Darbecileri yargıladığını sanıp bununla övünen AKP iktidarının Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu, askeri cunta döneminde bilim insanlarına karşı yapılan cadı avının bir benzerini uyguluyor.
Sağda solda mantar gibi biten uyduruk HES projelerinin yapılış amacını ve doğaya verdiği zararları anlatacak değilim, bunları halkımız yaşayarak öğreniyor, benden iyi biliyor…
Geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan bir söyleşisinde, Veysel Eroğlu bu HES projelerine karşı çıkan herkesi, dışarıdan beslenen seyyar gruplar diye nitelendirip hoyratça suçladı. Bununla da kalmadı, HES’ler hakkında halkı aydınlatan,  sularımızı sattırmamaya çalışan bilim insanları için de;savcılığa, YÖK’e ve görev yaptıkları üniversitelerine suç duyurusunda bulunacağını belirtti. Suçlasın, ona ve AKP’nin demokrasi muhabbetine de bu yakışır…
Suçlarken, insanın arkasına dönüp bakması bence daha doğrudur. . Mazinde suçlanmamışsan eğer; daha rahat olursun, sırtın sağlam olur. . .
Gazeteci Ahmet Şık’ın, 23 Ağustos 1998 tarihli Radikal gazetesinde yayınlanan bir haberi önümde duruyor. Haberin alt başlığı aynen şöyle; ”İSKİ’nin 1997’de açtığı boru ihalesi, ucuz teklifli şirkete değil Suudi firmasına verildi. Firmanın Türkiye temsilciliği İSKİ Genel Müdürü Eroğlu’nun eşine ait”… Haberde soyadı yazılan Eroğlu, şu anda Orman ve Su İşleri Bakanı olan Veysel Eroğlu’dur. Bu ve benzeri işler  yüzünden, dönemin İçişleri Bakanlığı teftiş kurulu soruşturmalar açtı ama sonucunun ne olduğu halka hiçbir zaman açıklanmadı. Daha sonra, Veysel Eroğlu milletvekili oldu, bakan oldu. . Dokunulmazlık, işte bu gibi durumlarda işe yarar…
Arkaya dönüp bakmak her zaman doğrudur, bir kez daha bakalım…
2007 yılında, Kışladağ altın madeni, yaşam savunucularının açtığı dava sonucunda yargı kararı ile kapatılmıştı. Dönemin Çevre Bakanı Veysel Eroğlu, şirket  patronunun Kanada’dan yolladığı tek bir fırça mektubuyla, yargı kararı ile kapatılmış olan Kışladağ altın madenini “bir şekilde” tekrar açmıştı. Veysel Eroğlu, kendi bakanlığının evrak kayıtlarında mevcut olan o mektubun varlığını inkar ederek hem halka, hem de üyesi bulunduğu TBMM’ye yanlış bilgi de vermişti. Bunlar buralarda yazılıp çizildi, Veysel Eroğlu hakkında suç duyurusunda bulunuldu ama;dokunulmazlık, bu gibi durumlarda da işe yarıyor…
Son yılların en başarısız ve en çok tepki çeken bakanı olan Veysel Eroğlu’nun vukuatı çoktur; HES’lere karşı çıkan sanatçı Tarkan’la girdiği polemik bile Tarkan hayranlarının onu tanımasını sağlamıştır. .
Veysel Eroğlu’nun ”Kimse kusura bakmasın, böyle bilim adamı olmaz” diyerek savcılığa ihbar ettiği bilim insanlarını da, bahsettiği o seyyar grupları da tanıyorum. Hiçbirinin böyle adli vukuatı falan yoktur. .
Veysel Eroğlu bilim insanı olmanın etik değerini bile bilmiyor, bilim insanı dediğin tam da böyle olur. . Doğal varlıklarımıza ve halkın haklarına sahip çıktığı için ihbar edilen bilim insanlarımıza, Onur Hamzaoğlu örneğinde olduğu gibi sonuna kadar sahip çıkacağız.  
Kimse kusura bakmasın ama; böyle bir Bakan olmaz, gerçekten olmaz.

evrensel.net
www.evrensel.net