Barajın altındaki bakan


02 Mart 2012 10:25

Afşin’de Ciner Holdingin işlettiği kömür sahasında 1 yıl önce meydana gelen heyelan sonucu, ikisi mühendis, toplam 11 emekçi can vermişti. Onların cansız bedenlerinin 1 yıldan beri heyelan altında durması, iktidarın niyetini ve acizliğini açıkça ortaya koydu. Dokuz emekçi halen göçük altında yatıyor, iktidar oralı bile değil.
Geçtiğimiz günlerde ise, Adana’da özel sektör tarafından yaptırılan bir barajın tünel kapağında kopma oldu,10 işçimiz suya kapılarak yaşamını yitirdi, bunlardan yedisinin bedenine şu ana kadar ulaşılamadı.
Barajı yaptıran HES yatırımcısı firma Enerji-SA, inşaatı yapan müteahhit firma ise Özaltın İnşaat-Cengiz İnşaat ortaklığı. Mevcut mevzuata göre, projelerin ve inşaatın denetimini DSİ’nin yapması gerekiyor. DSİ de, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’na bağlı.
AKP iktidarı, barajların da içinde bulunduğu su yapılarının denetimi hakkında bir yönetmelik çıkarmıştı. Bu yönetmeliğe göre DSİ, kuruluş kanunu ile kendine verilen denetim yetkisini özel şirketlere devredip halkın can güvenliğini yine sermayeye  teslim edecekti. TMMOB ve sendikaların açtığı haklı davalar sonucunda bu yönetmelik Danıştay tarafından yürürlükten kaldırıldı. Şu anda, bu yapıların denetim yetkisi ve sorumluluğu, hukuken kamuya, yani DSİ’ye aittir.   
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Adana’daki faciadan sonra tam da damdan düşer gibi bir açıklama yaparak suçu kendi üzerinden atmaya çalıştı. Yaşanan felaketi, bu yönetmeliğin iptal edilmesine bağlıyor bakanımız. Dediğine bakılırsa; yönetmelik iptal edilmeseymiş, böyle felaketler hiç yaşanmazmış. Bakanın söylediklerinin akılla, bilimle ve hukukla hiçbir ilişkisi bulunmuyor. Ona göre, olayın tek suçlusu, bu abuk yönetmeliği yargıya taşıyan TMMOB ve sendikalar, kendisi ise sütten çıkmış ak kaşık.
Veysel Eroğlu, akademik unvan taşıyan bir bakan ve yıllarca üniversitede öğretim üyeliği yaptı. Bakanlığı süresinde de hiçbir zaman doğruları söylemedi. Onun söylemediği doğruları biz buralarda belgeleriyle yazıp çizdik ama ondan bu konularda hiç ses çıkmadı. O, sadece tazminat davaları açtı ve kaybetti.
Veysel Eroğlu eskiden daha zararsızdı.Yani, yaptıkları mala yönelikti diyebiliriz.
Şimdi ise durum farklı ve tehlikeli bir boyuta girdi. Veysel Eroğlu, artık can üzerinden politika yapıyor. Kendisini ve iş verdiği şirketleri koruyup gizlemek için akla ziyan laflar ediyor, yitik canlar üzerinden konuşuyor.
Bir bakanın, sorumluluğu altındaki bir iş yerinde yaşanan felaketi bu şekilde örtbas etmek istemesi, akıllara çok şey getirir. Benim aklıma gelenleri yazayım.
Veysel Eroğlu’na bağlı olan DSİ’nin bürokratları hakkında görevi ihmal ve ölüme sebebiyet verme suçlarından hemen soruşturma açılmalıdır, buna bir engel yoktur.
Barajın yatırımcısı ve inşaat yüklenicisi olan şirketlerin sahipleri ve yöneticileri aynı suçlardan yargılanmalıdır, buna da bir engel yoktur.
Görev alanında yaşanan felaket sonrasında yeterli kurtarma hizmetini sağlayamayan Adana Valisi ve yerel bürokratlar görevden alınıp yargılanmalıdır. Baraj faciasının baş sorumlusu olan Veysel Eroğlu, bakanlığının kontrolünü kaybetmiştir; derhal bakanlık görevinden alınmalıdır, dokunulmazlığı kaldırılıp yargılanmalıdır.

evrensel.net
www.evrensel.net