Küresel fiyasko


16 Aralık 2011 09:45

Küresel iklim değişikliğine ve küresel ısınmaya neden olan karbonun ve sera etkisi yaratan diğer gazların atmosfere salımlarının azaltılması amacıyla, 1997 yılında Kyoto protokolü imzalanmıştı. Bu protokol ancak 2005 yılında yürürlüğe girebildi, Türkiye de bunu 2009 yılında imzaladı. Kyoto protokolü, imzacı ülkelere büyük mali sorumluluk getiriyordu, çünkü bu gazların azaltılması için yeni üretim teknolojileri ve enerji yatırımları gerekliydi. Protokol,imzacı ülkelerin ayak diremesiyle sallandı durdu, zaten en büyük kirleticiler imza dahi atmamıştı. Somut bir yararı olmamasına rağmen, bu protokol yeni bir sektör yarattı, ahlaksız bir ticaret başladı..
Bu ticaretin adı karbon ticaretidir, biraz anlatayım size.. Kyoto protokolünde imzacı ülkeler, atmosfere saldıkları gazları azaltmayı taahhüt ettiler ve her ülkeye de bir kirletme kotası konuldu. Bu kotayı dolduran, yani çok kirleten, kotasını dolduramayandan kirletme hakkını parayı bastırıp satın aldı. Kirletici gaz miktarı azalmadı ama karbon borsası başladı ve şimdi ortada ciddi miktarda para dönüyor. Liberal çevrecilerin büyük umut bağladığı ve 2012 yılında sona erecek olan Kyoto protokolünün sonucu işte budur. Ortada bir sonuç daha var; son 17 yılda atmosfere salınan karbondioksit miktarı yüzde 34 arttı..
Her yıl, birçok ülkenin katılımı ile, iklim zirvesi yapılıyor. Güney Afrika’nın Durban kentinde iki hafta süren Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Zirvesi geçenlerde sona erdi. Açılış ve kapanışı çevrecilerin protestolarıyla yapılan zirveye 200 ülkeden hükümet yetkilileri ve küresel şirketlerin yöneticileri katıldı. Günlerce yapılan bütün toplantıların sonucu tam bir fiyaskodur, bu zirve artık iflas etmiştir. Bu zirvede, yeni bir anlaşmanın önümüzdeki yıl yapılması kararı alınmasına rağmen, daha önce alınmış olan kararlar ertelendi, resmen ipe un serildi. Zirveye kamuoyunun ve medyanın destek ve ilgisinin azalması da bu fiyaskonun önemli göstergeleridir.
Bu kadar olumsuzluğa rağmen, Durban zirvesinde, ülkemiz bir ödül kazandı.. Hani bizde gırgır olsun diye verilen “Altın bamya” veya “Yılın lâlesi” türünden ödüller vardır ya, işte öyle bir ödüle hak kazandık.. Muhalif çevreciler tarafından oluşturulan İklim Eylem Ağı, 3 Aralık’ta Türkiye’ye “Günün Fosili” ödülünü verdi. Ödülün gerekçesi de, yapılan basın açıklamasında şu şekilde anlatılıyor; “Türkiye,sera gazı emisyonlarını 1990’dan bugüne yüzde 98 oranında arttırdı ve bugüne kadar bu eğilimi tersine çevirecek bir hedef veya taahhüt almamayı başardı. Türkiye, finansal kaynaklarını daha fazla kömür santrali, iki nükleer santral ve karayolu yapımına harcıyor. 15 bin kilometre uzunluğunda yeni duble yol ve İstanbul’a yapılması planlanan 3.köprü, örnekler arasında.”
Ödüle ilişkin yapılan açıklamada verilen örnekler biraz eksik kalmış, örneğin Başbakan’ın uçuk projesi Kanal İstanbul var, kentsel dönüşüm talanları var.. Sanırım adamların hepsini saymaya nefesleri ve sabırları yetmedi..
Ülkemizi yurtdışında başarıyla temsil ederek “Günün Fosili” ödülünü bizlere kazandıran  eski ve yeni Çevre Bakanlarımız Veysel Eroğlu ile Erdoğan Bayraktar’ı gönülden kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.
Bu memleket sizinle gurur duyuyor..

evrensel.net
www.evrensel.net