Süs bebekleri


28 Ekim 2011 09:28

Beyaz etekli bir başbakanımız vardı hani; çetelerin gülüydü, yalı çetesinin. Sistem, bir vizyon değişikliğini gerekli görüp, süs bebeği olarak onu ortaya sürmüştü. Birkaç sene ülke bununla oyalandı, sonra makyajı dökülüp süsü bozulunca kaldırıp bir tarafa attılar; şimdi yalısında oturuyor. Genel kültürü, zekası ve yetenekleriyle hepimizde iz bırakmıştı; umarım geri dönüş için makyajını tazelemiyordur şimdi.
Burjuva medyası, genellikle gazetelerin ikinci sayfasını magazine ayırıyor. Sosyetik dullar, mankenler, şarkıcılar falan hep aynı sayfadalar. Bizim gazete ise ikinci sayfasında tutmuş bana yer veriyor. Yani bizim gazetenin magazin anlayışında bile bir uyumsuzluk, bir terslik var ya, neyse.
Artık gazetelerin sadece ikinci değil, tüm sayfaları magazin ağırlıklı oldu; televizyon ekranları da aynı boyayla boyandı. Bakımlı süs bebekleri, o beyaz etekli başbakandan aldıkları ilhamla, bir şekilde gündeme yerleştiler. Kimisi bu ülkenin halklarına hakaret ediyor, kimisi de Che Guevara’ya küfrediyor. İçlerinde ulusalcılar var, liberaller var, faşistler var; ama bir de bu işlere hiç kafası basmayanlar da var. Amaçları aslında üç beş gün gündemde kalıp meşhur olmaktı ve bunu başardılar. Magazinden uzak duran sosyalistler bile bunların isimlerini öğrendi. Bunların artık sırtı yere gelmez ki; kitap yazarlar, film çevirirler, üç kuruşluk akıllarını millete verip ayar çekmeye kalkarlar..
Ambalajın önemli olduğu, ürünü sattırdığı bir ekonomik sistemde böyle tiplere rastlamak doğaldır. Bu kadınlardan, bu süs bebeklerinden hemen hemen her burjuva gazetesinde bir tane bulunuyor, çünkü pazarlama tekniği öyle gerektiriyor. Bu tekniğin bir yöntemi de sürekli saldırgan olup polemik yaratmaktır. Bunlar sağa sola bulaştıkları gibi kimi zaman da birbirlerine girerler, epey bir şenlik olur, o zaman da satış artar. Ekranlarda sürekli konuşan bu kadınları anlamak gerçekten zordur, çünkü burunlarından konuşurlar. Nedeni ise, burunlarına yaptırdıkları estetik ameliyatlarıdır. Dikkat edin, hepsinin burnu yukarı bakar, burunları kalkıktır.
Tepeden tırnağa zıvanadan çıkmış olan burjuva basını, insanların hayata bakışlarını olumsuz etkiliyor. İnsanlar bir araya geldiklerinde, ya da sosyal paylaşım ortamlarında medyada yazılıp söylenenleri paylaşıyor. Sonuçta bakıyorsunuz ki herkes bu tiplerin aklıyla düşünüyor, bunların ağzından konuşuyor.
Yaşadığımız Van depremi ile, iktidarın bölgeye bakış açısının süs bebekleri tarafından halka tercüme edildiğine tanık olduk. Açıktan dile getirilemeyen ayrımcılık ve ötekileştirme söylemlerini işte bu süs bebekleri eteklerinden döktüler. Bunlara yayıncılık dersleri verip tepki gösterenlerin de bölge halkına eşit yurttaşlık temelinden bakmadığı açıkça görüldü. Yurttaşlık hakkına saygının yerini acıma gösterileri aldı, bu da ayrı bir tehlikedir.
İktidarlar, her çuvallama döneminde tepkilerin hedefini bir şekilde başka tarafa kaydırıp durumu kurtarmaya bakarlar. Bu sefer de böyle oldu. Süs bebekleri konuştu, Başbakan da onlara kızdı.

evrensel.net
www.evrensel.net