Feride


29 Temmuz 2011 09:28

Yoksul ve acılı Irak kadınları geçiyor oturduğum kahvenin önünden; hava sıcak olduğundan dışarıda oturuyoruz ve bizi gören kadınlar başlarını eğip yürüyorlar. Arap ülkelerinin çoğunda böyledir, kadınlar erkeklerin önünden geçerken yere bakarlar. Onlar yere bakınca ben de bakıyorum, ama yerde bir şey yok ki, yer toz toprak içinde. Neyse geçelim..
O kadınların baş eğmesi tamamen şekildir, evde çoğunlukla kadınların sözü geçer buralarda. Çekirdek Irak ailesi aslında anaerkildir; kadınlar seyreder gibi durur, ama fiiliyatta vaziyete hakimdir. Uluslararası iş adamı havalarında gezip cep telefonunda uzun uzun konuşmaktan başka hiçbir halta yaramayan her başarısız Irak erkeğinin arkasında mutlaka başarılı bir Irak kadını vardır, aileyi yöneten aslında odur.
Irak kadınları acılarla geçen otuz yılın ardından yaralarını sarmaya çalışıyor. Savaşların ve emperyalist işgalin öncesindeki yaşamlarını özlemle anlatıyorlar. Kadınların devlet hizmetinde aktif görev almış olmalarından gururla bahsediyorlar. Halen de kamu sektöründe çalışan kadınları sıkça görebiliyorsunuz, ama etkin görevlere atanmıyorlar. Kürdistan Bölgesel Yönetiminde ise, iş yaşamındaki kadın sayısının fazlalığı göze çarpıyor. Yabancı mağazalarda,restoran ve kafelerde Filipinli ve Rus kadınlar göçmen işçi olarak düşük ücretlerle çalışıyor.
Irak’lı genç kadınlar, iş yaşamında söz sahibi olabilmek için İngilizce bilmeyi zorunlu görüyor. Maddi gücü olan Hristiyan Iraklılar, yaz tatillerinde çocuklarını İngiltere’ye dil öğrenmeye gönderiyorlar. Erbil’in Hıristiyan mahallesinde genç kadınların hemen tümü İngilizce biliyor. Sokakta açılan sergilere, sokak konserlerine yoğun ilgi gösteriyorlar. Bu genç kadınlar ileriye dönük iddialarını sürdürüyorlar, ülke yönetiminde varlıklarını hissettirmek istiyorlar.
Müslüman Irak kadınları ise daha çok sağlık ve eğitim sektöründe çalışıyorlar. İş yerlerinde, çalışan kadınlara karşı insanlar oldukça saygılı davranıyor, belki de çoğu onlara gıpta ile bakıyor; çünkü işsizlik oranı yüzde yirmi civarında ve güneye doğru daha da artıyor.
Irak’ta kadınların örtünme zorunluluğu yok. Kürdistan bölgesinde, Kerkük ve Bağdat’ta genç kadınların başları genellikle açık. Dinsel etkilerin yoğunluk gösterdiği bazı güney kentlerinde ise kadınlar kara çarşaf kullanıyor. Yoksulluğun arttığı bölgelerde örtünme oranının da arttığını rahatlıkla görebiliyorsunuz.
Kadınlar, Saddam döneminde kendilerine daha fazla fırsat tanındığını, sosyal hayatın içinde daha çok bulunduklarını anlatıyor. Güvenlik sorununun olmadığı o dönemlerde gece geç saatlere kadar gezebildiklerini, sinemaya ve tiyatroya gidebildikleri söylüyorlar.
Kadının Irak’taki varlığı sadece iş yaşamında değil, başka alanlarda da hissediliyor. Irak’ta eskiden beri bira üretiliyor ve bu biralara kadın isimleri veriliyor. Bizim Temel Irak’a gitmiş,bir lokantaya oturup garsondan bira istemiş.Garson başlamış bira markalarını saymaya; Feride, Şehrazat, vesaire... Temel garsona bakmış;önce demiş birayı getir içeyim,hatunlara sonra bakarız!..

evrensel.net
www.evrensel.net