28 Ocak 2019 09:10

2023 Eğitim Vizyonu: Hedef dini ve piyasacı bir eğitim

Eğitim Sen Ankara 1, 3 ve 4 No’lu Şube Başkanları, Milli Eğitim Bakanlığının '2023 Eğitim Vizyonu Belgesi'ni değerlendirdi.

Fotoğraf: DHA

Paylaş

Sultan Saygılı
Fevzi Yılmaz
Gülhan Şimşek
Eğitim Sen Ankara 1, 3 ve 4 No’lu Şube Başkanları

Milli Eğitim Bakanlığının (MEB), 140 sayfalık 2023 Eğitim Vizyonu Belgesi, kullanılan kavramlardan, hazırlanışına kadar öğretmenlerin ve sendikaların etkin ve demokratik katılımının sağlanmadığı çalıştayların yapılması, belgenin birçok yerinde geçen “katılım” ifadesinin bir sözden öteye geçemediğini gösteriyor. Laiklik, insan hakları, özgürlük, eşitlik, ana dilinde eğitim, karma eğitim, parasız eğitim kavramları kendine hiç yer bulamazken, piyasayı ve paralı eğitimi hedefleyen “sektör kavramı” 20 kere yer bulmuştur.

Bakanlığın PISA üzerine değerlendirmesi bir yandan suçunu örtbas etmeye çalışan çocuk izlenimi verirken diğer yandan da 4+4+4’ün eğitim sistemimizde yarattığı tahribatı sürdürme inadını ortaya koymaktadır. “Ne var ki 21. yüzyıl becerilerini ölçme iddiasındaki PISA gibi uluslararası çalışmalar dahi sadece eleştirel düşünce, akıl yürütme gibi bilişsel içeriklere yönelmekte, kısacası tek kanatla uçmaya yeltenmektedirler.” (MEB Vizyon Belgesi 2023, s.17). Diğer kanat ise “Milli, manevi, ahlaki … değerlerimiz” diyerek dinsel eğitimi işaret etmektedir (MEB Vizyon Belgesi 2023, s.16). PISA 2015’in sonuçlarına göre Türkiye’nin 2003’ten beri yükselen puanları düşerek 12 yıl önceki sonuçların bile altına gerilemesinin üstünü bu şekilde örteceğini sanan MEB’in eğitimdeki sorunları gidermek gibi bir derdinin olmadığı açıkça görülmektedir.

Vizyon belgesi metninin 25. sayfasında “tasarım-beceri atölyeleri ilkokul, ortaokul ve lise düzeyinde ortak bir amaç doğrultusunda tasarlanmış, çocuğun özellikle elini kullanmasını önemseyen, mesleklerle ilişkilendirilmiş işlikler olacaktır” denilmektedir. Oysaki 2019 yılında tüm okulların tekli olması hedefinde ilerleme çabasındaki MEB, yeni ortaöğretime geçiş sisteminin yarattığı kaosla beraber okullarda bulunan laboratuvarları, işlikleri kapatmış hepsini sınıfa dönüştürmüştür.

OKULLARIN FİNANSMANI BAŞLIĞI: DÖNER SERMAYE

Mesleki ve teknik eğitimin temel amacı, toplumun ihtiyaçları doğrultusunda bireylere belirli bir mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri ve uygulama yeterliliklerinin kazandırılmasıdır. Ancak hükümetin mesleki eğitime ilgisi, tamamen piyasanın ya da patronların ‘teknik eleman’ ya da ‘ara eleman’ ihtiyacının karşılanması ile sınırlı olmuştur. Vizyon belgesinde mesleki eğitimin 9. Sınıfta başlanacağı, 11. sınıfta haftada 3 gün ve 12. sınıfta tamamıyla işletmelerde mesleki eğitim göreceği belirtilmektedir. Bu da önümüzdeki dönem çocukların orta öğretim süresi içinde 2 yıl ucuz iş gücü olarak kullanılacağı anlamına geliyor. Okulların finansmanı başlığı altındaki açıklamada belirtildiği üzere döner sermaye gelirlerini artırarak, üretimde artış sağlayarak, meslek liselerinin donanım ve malzeme ihtiyaçlarının karşılanması için öğrencinin emeğine göz diken ve devletin mesleki eğitimdeki sorumluluğunu ortadan kaldıran yaklaşım vizyon belgesine yapılan eklemeler de aynı anlayışın ürünüdür.

Yine sınava dayalı sistemin terk edileceği belgede yalanlanmaktadır. Özel önlemlerle merkezi yerleştirme sınavlarında yüksek puan alan öğrencilerin bir mesleği seçmesinin sağlanacağı ifade edilmektedir. Esasında MEB’in mevcut sistem dışında bir vizyonu olmadığının açıkça ilanıdır bu.

GÜVENCESİZLEŞTİRME VE KADROLAŞMAYA DEVAM

MEB, öğretmen açıklarını kadrolu, güvenceli istihdam ile kapatmak yerine sözleşmeli ve ücretli öğretmen istihdamını yaygınlaştırarak eğitimde güvencesiz istihdamın kapılarını ardına kadar açmayı hedeflemektedir. Güvencesiz çalışma kadın çalışanların çalışma koşullarını daha da olumsuz etkilemekte, sözleşmeli, ücretli çalışan kadınlar mobbinge daha fazla maruz kalmakta, mazerete dayalı tayin hakkı, doğum ve süt izni hakkı konusunda da ciddi mağduriyetler yaşamaktadır. Öğretmen atamalarında mülakat sınavı öğretmen istihdamını açık bir şekilde ‘Politik güvencesizleştirmeye’ dönüştürmüş, iktidara eleştirel ve muhalif yaklaşan çok sayıda öğretmen adayının ‘fiilen’ elendiği bir sistem getirilmiştir.

Vizyon belgesinde “Okullarda rehberlik ve psikolojik danışmanlık alanında, adayların uygulama becerilerinin geliştirilmesine önem veren, nitelikli uzman personel yetiştirilmesi hususunda Yükseköğretim Kurulu ile iş birliği yapılacaktır” denilmektedir.  Oysa geçtiğimiz dönemde ‘Rehberlik ve Psikolojik Danışma’ Yönetmeliği’nde değişikliğe gidilmiş ve ‘psikolojik danışma’ kısmı çıkartılmıştı. Vizyon belgesinde yer alan “Kariyer Rehberliği”nin yürütücüleri ise tanımlanmamıştır.

DİNİ, RUHANİ, ÖZELLEŞTİRMECİ REFORM DİZGESİ

İlkokul ve ortaokullar gelişimsel açıdan yeniden yapılandırılacak mı? Bu başlık altına eğitimciler ve eğitim bilimciler tarafından bilindik olan bir ilke, düzenleyici bir madde olarak eklenmiş. “Ortaokul, çocuğun somuttan soyuta geçtiği bir kademe olarak kavramsal öğrenmenin genişletileceği bir dönem olacaktır” denmiş. Buna göre tüm sübyan mekteplerinin kapatılması gerekiyor. Aynı şekilde okul öncesi ve ilkokulda din eğitimi kesinlikle verilmemelidir. Kur’an kurslarına başlama yaşı da buna göre yeniden düzenlenmelidir. Tabii MEB’in şimdiye kadar ki uygulaması hiç de bu yönlü görülmemektedir.

Aynı başlık altında “Yardımcı kaynak ihtiyacını büyük ölçüde ortadan kaldıracak düzenlemeler yapılacaktır” denilmektedir. Halihazırda MEB bünyesindeki okullarda, yardımcı kaynak kullanmak yasaktır. Ancak bu madde bir çelişkiyi ve kabulü belirtmekle beraber bir çözüm önerisi de getirmemektedir.

2023 Eğitim Vizyonu’na bütüncül olarak bakıldığında, mevcut sistemin dışında yeni bir sistem önermemektedir. Mevcut sistemin üzerine oturan yaldızlı sözcüklerle donatılmış bir dini, ruhani, muhafazakar, özelleştirmeci reform dizgesi önerilmiştir. Belgenin eğitim sistemine getirdiği en “esaslı” yenilik, eğitimi dinselleştirme uygulamalarının Gazalici bir zemine kavuşturulması planlamasıdır. Bilimsel, eleştirel eğitimi eksik ve tek kanatlı bulunurken hedef olarak “spiritual”, “mana”, “kalp” eğitimini yani Gazalici anlayışa dayalı bir eğitim anlayışı konuluyor.

Öğretmenlik Meslek Kanunu, mesleğin asıl özneleri olan öğretmenlerin ve sendikalarının görüş, öneri ve taleplerinin dikkate alınarak, öğretmenlerin yetiştirilmesi, iş güvencesi, mesleğe alınması, ücretler, emeklilik, öğretmenlik mesleğinin temel sorunlarını dikkate alan bir içerikte hazırlanmalıdır.

ÖNCEKİ HABER

Partilerin oy pusulasındaki yerleri belli oldu

SONRAKİ HABER

Antep'de bulunan Sof Dağı’ndaki çevre yıkımına dikkat çektiler

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa