Ömer Çelik'ten Cumartesi Anneleri açıklaması: O alan kullanılmayacak

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/EVRENSEL

Ömer Çelik'ten Cumartesi Anneleri açıklaması: O alan kullanılmayacak

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'yu takip etti: O alan (Galatasaray Meydanı) bundan sonra böyle bir iş için kullanılmayacaktır.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Cumartesi Anneleri'nin 700. hafta buluşmasına yönelik polis saldırısıyla ilgili olarak "Annelerin acısı üzerinden belli grupların burayı bir terör propaganda merkezine dönüştürmesi karşısında ortaya çıkan tedbirleri almak zorunlu olmuştur" dedi. 

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin MYK toplantısı sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Ömer Çelik Cumartesi Anneleri’nin 700. hafta buluşmasına yönelik polis saldırısıyla ilgili olarak da “Sayın Genel Başkanımızın Başbakanlığı döneminde bu annelerin kabul edilmesi ile ilgili olan tutumuz ile bu son ortaya çıkan müdahale arasında bir çelişki yok. Berfo Annenin acısı, diğer annelerin acıları, evlatlarıyla ilgili duyduğu hasret başımızın üzerindedir. Bu acıya, hürmetimiz çok büyüktür ve boynumuz kıldan incedir. Kapılarımız, her zaman kendilerine açıktır.Gelinen noktada gözlemlerimize göre yavaş yavaş 2010 yılından itibaren burası annelerin adalet ve vicdan arayışını temsil eden platform olmaktan yavaş yavaş terör örgütlerinin ele geçirmeye başladığı bir platform haline dönüştü. Bu evladını yitiren annelere karşı bir tutum değildir. Terör gruplarının burayı bir eylem alanına dönüştürmesine karşıdır. Annelerin acısını istismar ederek terör propagandası yapmasına bir takım faaliyetler içerisine girmesine bundan sonra müsaade edilmeyecektir. O alan bundan sonra böyle bir iş için kullanılmayacaktır" ifadelerini kullandı. 

Türkiye'de, "siyasi istismar partisi" denilebilecek, adı konulmamış bir partinin bulunduğunu iddia eden Çelik, "Bunlar her türlü acıyı, gözyaşını istismar etmek üzere hayatlarını kurguluyorlar" dedi.

'İSTİKLAL CADDESİNDE BU EYLEMLERE İZİN VERİLMEYECEKTİR'

Çelik, şunları kaydetti:

"Bunlar tarafından o alan bu şekilde ele geçirilmiştir. Bunların annelerin acısını istismar ederek terör propagandası yapmasına, birtakım faaliyetler içerisine girmesine bundan sonra müsaade edilmeyecektir. O alan bundan sonra böyle bir iş için kullanılmayacaktır. Anneler ya da başkaları, evladıyla ilgili kaygı duyanlara hepimizin kapısı her zaman açıktır. Bundan sonra İstiklal Caddesi gibi yerlerde bu tür eylemlere izin verilmeyecektir. Açık ve net söylüyorum, valiliğin belli olarak ortaya koyduğu yerler haricinde bu tip eylemlere müsade edilmeyecektir. Bu tip yerlerde eylem yapmak isteyen AK Parti bile olsa müsade edilmeyecektir. Valiliğin gösterdiği yerde bunlar yapılacaktır, bu düzeni sağlamak durumundayız. Yapılan iş annelere ve annelerin acılarına karşı yapılan bir iş değildir. Anneleri ve annelerin acılarını mahkum etmeye çalışan, kıskaca almaya çalışan terör gruplarına karşı yapılan bir iştir. Dolayısıyla bütün o annelere, evladının yasını tutan annelere bir kere daha hürmetlerimizi sunuyoruz ama bu son yapılan meselenin bu annelere karşı bir tutum gibi gösterilmesini kesinlikle kabul etmiyoruz."

AKP Sözcüsü Ömer Çelik (Fotoğraf: Volkan Furuncu/AA)

YEREL SEÇİMLER

"Yerel seçimlerde de Cumhur İttifakı olacak mı?" sorusuna karşılık Çelik, "Yerel seçimde 'böyle bir şey olur olmaz' gibisinden şu anda bir değerlendirmemiz yok. Daha onlara vakit var. Yerel seçimlerle ilgili hazırlıklarımızı, güçlü bir şekilde gündemimize almış bulunuyoruz" yanıtını verdi.

MACRON'UN SÖZLERİ

Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un açıklamalarına dair de konuşan Çelik, "Sayın Fransa Cumhurbaşkanından hem Türkiye'ye dönük olarak sağduyulu ifadeler duymak isteriz hem de İslam ve terör gibi konuları bir arada kullanmasının ne kadar sakıncalı olduğunu hatırlatmak isteriz" dedi.

Çelik sözlerine şöyle devam etti:

"Özelikle de 'artık Türkiye Atatürk döneminin Türkiye'si değil' gibisinden bir ifade kullanıyor. Türkiye'nin, kurucu liderinin gösterdiği hedefler doğrultusunda geleceğe öz güvenle yürüyen bir anlayışı var. Dolayısıyla Türkiye'nin kurucu liderinin Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün dönemiyle diğer dönemleri ayrıştırmak gibi bir şey son derece mantık dışı. Zaten kullandığı kavramdan kastettiği şey de şu; sanki 'Türkiye'de laiklik konusunda ya da diğer konularda bir aşınma var gibi, panislamist bir politika güdülüyormuş' gibi bir değerlendirme yapıyor. Yani 100 sene evvel kendilerinin sömürgesi olan orada hatta büyük acılar yaşattıkları Suriye'ye olan ilgilerinin doğal karşılanmasını düşünüyorlar ama buna karşılık bizim yıllarca barış, kardeşlik, huzur içerisinde yaşadığımız halklarda, o halkların yaşadıklarına gösterdiğimiz ilgiyi geçmişte hatırlarsınız 'eksen kayması' olarak değerlendiriyorlardı, bu tartışmalar oradan çıkıyordu."

Macron'un defalarca uyarılmasına rağmen "İslami terör" gibi son derece yanlış bir ifadeyi kullanmakta ısrar ettiğini aktaran Çelik, şöyle devam etti:

"Avrupa'da bütün sağduyulu kesimler bu İslami terör ifadesinin ne kadar yanlış bir ifade olduğunu defalarca dile getirmişlerdir. Hatta kendisinin biraz yakından takip etmesi halinde bu konulardaki bu şekildeki adlandırmaların aslında bu aşırı grupların işine yaradığını, aşırı grupların tuzağına düşmek olduğunu anlatan Fransız akademisyenlerin, entelektüellerin yazdığı çok güzel makaleler, kitaplar vardır. Türkiye'ye IŞİD tuzağı olarak Fransız bir akademisyen tarafından çevrilmiş bir kitap, bu süreci, DEAŞ'ın nasıl tuzak kurduğunu ve bu söylemi kullananların aslında DEAŞ'ın tuzağına düştüğünü çok net bir şekilde görebilir ama burada gördüğünüz farklı bir şey, orada Sayın Cumhurbaşkanımıza bir gönderme yapıyor. 'Her gün görüştüğüm Sayın Cumhurbaşkanının panistlamist bir ajandası var' diyerekten... Doğrusunu söylemek gerekirse bu kadar sık görüşülmesine ve bu kadar geniş paylaşımlarda bulunmasına dönük olarak yakışık almayan bir değerlendirme."

Çelik, Hollanda'daki karikatür tartışmalarına dair ise "Bu derece hoyrat ve acımasız bir saldırının, bu derece provakatif saldırının bu şekilde değerlendirilmesi, bu ırkçı kafaların, faşist kafaların Avrupa'da daha çok yer bulmasına, siyasette bu derece ikinci parti durumuna gelmelerine ya da koalisyon ortağı haline gelmelerine yol açıyor. Şunu unutmasınlar Avrupa'nın DAEŞ'i bu aşırı sağdır" ifadelerini kullandı. (AA)

Son Düzenlenme Tarihi: 29 Ağustos 2018 20:54
www.evrensel.net