16. Gençlik ve Yaz Kampı: Bağımsızlık ve özgürlük için buluştuk

Fotoğraf: Evrensel

16. Gençlik ve Yaz Kampı: Bağımsızlık ve özgürlük için buluştuk

Bu yıl Kuşadası'nda 16'ncısı düzenlenen Gençlik ve Yaz Kampına yüzlerce genç katıldı.

Deniz TUGAY
Cansu CEYLAN
İzmir

Kuşadası’nda 10-17 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşen 16. Gençlik Yaz Kampı’nda 600’ü aşkın liseli, üniversiteli ve işçi-işsiz genç bir araya geldi. Atölyeler, paneller ve forumlarda tartışan ve hep birlikte sorunlarına çözüm arayan gençler, aynı zamanda kamp alanında temizlik, güvenlik ve yemekhanede birlikte görev alarak kolektif bir kamp yaşamı sürdürdü.

Gençler, kamp boyunca kadın çalışmaları, politik iktisat, evrim, şehircilik, sinema atölyelerinde birçok başlığı tartışırken; ritim, Latin dansları, heykel, edebiyat, sanat incelemeleri ve tiyatro atölyelerinde imkan bulabildiklerinde neler yapabileceklerini keşfetti.

Fotoğraf: Evrensel

Politik İktisat Atölyesi Evrensel Yazarı Bülent Falakaoğlu’nun yürütücülüğünde gerçekleşirken Ekonomi Yazarı Bahadır Özgür atölyeye konuk oldu. Sinema Atölyesi ise Yeni E Dergisi Yazarı Şenay Aydemir yürütücülüğünde yapıldı. Edebiyat Atölyesi, Yazar Ayşegül Tözeren, Yelda Erarslan ve Yeni E Dergisi Yazı İşleri Müdürü Hakkı Özdal’ın katılımıyla yapıldı.

Kampta ayrıca 3 ayrı panel ve Liseli Forumu, Üniversiteli Forumu, İşçi-İşsiz Gençlik Forumu gerçekleştirildi.

Kampta hep birlikte üretip birlikte tartışan gençler, günün yorgunluğunu denizde yüzerek, akşam gerçekleştirilen müzik dinletilerinde eğlenerek attı. Ayrıca bilgi ve yetenek yarışmalarında gençler hünerlerini sergiledi.

Kamp, kapanış gecesinde Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan’ın konuşması, kamp ve forum deklarasyonlarının okunmasıyla sonlandırıldı.

GENÇLER KAMPTA NELER TARTIŞTI?

16. Gençlik Yaz Kampı, düzenlenen panel ve forumlarda liseli, üniversiteli ve işçi-işsiz gençlerin yoğun katılımıyla verimli tartışmalara ev sahipliği yaptı.

MARKSİZM HÂLÂ GÜNCEL

Kampın ikinci gününde “Marksizmin Güncelliği: Reformist, Liberal Dalgaya Karşı Marksizmi Savunmak” başlıklı panel, Teori ve Eylem Dergisi Yazarı Arif Koşar’ın katılımıyla gerçekleşti. Panelde, “Bugünü anlamak için 200 yıllık deneyimiyle Marksizm neden hâlâ güncel?” sorusu tartışılırken Koşar, bu hem dünyayı doğru bir biçimde kavramak hem de değiştirmek için Marksizmin elimizdeki tek araç olduğunu belirtti. Tartışma, Marksist teorinin kavranmasının önemi ve reformist, liberal dalgaya karşı Marksist teorinin daha ayrıntılı ve bilinçli bir şekilde öğrenilmesi gerektiği tartışmasıyla devam etti. Panelde, sadece Marksist bir pratiğin yeterli olmadığı, Marksist bir çizgide bir örgütlülük ve parti olmadığı sürece pratiğin değiştirici ve devrimci gücünün sınırlı kaldığı örneklerle tartışıldı.

Kampta ayrıca Teori ve Eylem dergisi ve Evrensel Gazetesi yazarı Nuray Sancar’ın katılımıyla “24 Haziran Seçimi Sonrası Sistem Tartışmaları ve Halk Demokrasisi” paneli düzenlendi. Türkiye’de tek adam-tek parti rejiminin temeli atılmışken diğer dünya ülkelerinin politik durumu ve mevcut koşullarda halk demokrasisinin olanakları ve unsurları üzerine tartışmalar öne çıktı.

68’DEN BUGÜNE

Emek Partisi MYK Üyesi İskender Bayhan’ın katılımıyla gerçekleşen “50. Yılında 68 Hareketi ve Antiemperyalist Mücadele” başlıklı panelde, emperyalizmin tarihçesi, dünyada ve Türkiye 68 Hareketi, günümüzde emperyalizm ve genel görünümü, Erdoğan-AKP hükümeti ve antiemperyalizm başlıkları tartışıldı. 68 kuşağının kitle hareketi üzerindeki etkisine, 68 gençliğinin teorik ve pratik donanımına ve işçi sınıfına olan bağlılığına dikkat çeken Bayhan, 68 sonrası yeni bir devrimci kitle partisinin ve işçi sınıfına bağlı, yeni Marksist-Leninist örgütlenme biçimlerinin tartışıldığını, bu dönemde işçi sınıfının partisinin kuruluşunun hızlandığını belirtti. Panel, Bayhan’ın “Türkiye’de emperyalizmle mücadele, onun işbirlikçileriyle mücadeledir. Emperyalizmin en büyük işbirlikçisi Erdoğan-AKP yönetimidir. Önümüzdeki beş yıllık süreçte bunun öne çıkacağını göreceğiz” sözleriyle son buldu.

Fotoğraf: Evrensel

LİSE FORUMU’NDA ÖNE ÇIKANLAR

Liseli forumunda da eğitimin piyasalaşması, bilimsel ve demokratik eğitimin kırıntılarının dahi ortadan kaldırılması, müfredat değişikliği, liselerde iyice kısıtlanan kulüp, topluluk ve ÖTK gibi alanlar tartışıldı. Liseliler hem kendi liselerinde yaşadıkları sorunları ve deneyimleri aktarırken hem de çözüm önerilerini, liselilerin nasıl bir araya gelerek daha geniş bir şekilde bilimsel, demokratik, parasız eğitim mücadelesini verebileceklerini tartıştı.

ÜNİVERSİTELİLER SORUNLARINI TARTIŞTI

Üniversite Forumu’nda ise üniversiteliler, öğrenci temsilciliklerinden barınma sorununa, genç işsizliğinden çalıştıkları part-time işlerde karşı karşıya kaldıkları sömürü koşullarına birçok sorunu ve çözüm önerisini tartıştı.  Üniversite gençliğinin birçok alanda verdiği mücadelede kazanım elde edilse dahi bu hareketin çeşitli eylemlerin dışına çıkıp kalıcı bir birliktelik oluşturulmasında sorunlar yaşandığı forumdan çıkan sonuçlardan biri oldu.

GENÇ İŞÇİLER BİR ARAYA GELMENİN ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKTİ

Kampa katılan işçi-işsiz gençlerin katılımıyla düzenlenen İşçi-İşsiz Gençlik Forumu’nda “Ne yapmalı?” sorusu etrafında şekillenen tartışma; sendikalaşma hakkı için direnen Flormar ve Sipaş işçileri ile kampa Adana’dan katılan Suriyeli saya işçisi gencin deneyim aktarımları ile adeta ete kemiğe büründü. Düşük ücretler, fazla mesai adı altında kimi zaman 12 saatleri bulan iş günü, güvencesizlik, alınmayan işçi sağlığı, iş güvenliği önlemleri, sigortasız çalıştırılma sorunlarını tartışan gençler, paylaşılan mücadele deneyimleri ışığında en yakıcı talepler etrafında yan yana gelme, o talebi elde edene kadar mücadeleyi sürdürme kararlılığına dikkat çekti.


DÜŞLEDİĞİMİZ DÜNYA

Kıvılcım EFTELYA
Ömer YILDIRIM
Malatya

Bu ilk kampımız ve iyi ki de gelmişiz. Buradaki farklı insanların, farklı kültürlerin bir arada kolektif bir şekilde yaşaması, düşlediğimiz dünyanın mümkünlüğüne dair de umudumuzu besliyor, mücadele inancımızı güçlendiriyor. Kampa gelmeyi istemeyen arkadaşlar şimdi de kamptan ayrılmayı istemiyor. ‘Keşke hiç bitmese’ dediğimiz bir kamp oldu hepimiz için.


‘GÖLGEDE DURANIN GÖLGESİ OLMAZ’

Flormar direnişçileri

Öncelikle 16.sı düzenlenen Gençlik Yaz Kampı’nda biz Flormar direnişçilerini yüksek konukseverlikle ağırlayıp, Türkiye’nin aydınlık geleceği olan gençlerle buluşturup, bizlere söz hakkı tanıyarak direnişimizi gençlere anlatma fırsatı tanıdığınız için teşekkür ederiz.

Biz bu kampa “Her konuşma bir fırsattır.Yeter ki bunun farkında olalım” diye düşünerek geldik. Kampta Flormar direnişi ile alakalı ciddi bir farkındalık olduğunu gözlemledik. Sadece farkındalık ile kalmayıp “Direnişe nasıl destek verebiliriz?” sorusuyla da karşılaştık. Türkiye’nin dört bir yanından gelen gençler Flormar direnişinin ülkeye nasıl yayıldığını ve daha da yayılacağını bizlere gösterdi.

Kampta bir işçi toplantısına katıldık. Çeşitli illerden gelen işçi arkadaşlar kendi çalıştığı işyerlerindeki problemlerden bahsettiler, biz de Flormar’ı anlattık. Bir yaş pasta ustası arkadaşımız, işyerinde işten çıkarılmak üzere olan bir arkadaşlarının işten çıkarılmaması için hep birlikte itirazda bulunduklarını, böylece arkadaşlarının işten çıkarılmasına engel olduklarını aktardı. Bu olay, oradaki herkese güzel bir mesaj vermiş oldu; sermayeye karşı ancak birleşirsek kazanabiliriz. “Gölgede duranın gölgesi olmaz” der atalarımız. Ancak mücadele verirsek bir şeyler elde edebiliriz. İşçi sınıfının yaşadığı ortak problemin emek sömürüsü olduğunu bir kez de o toplantıda görmüş olduk. Sorunlarımız hep aynı, çözüm ise tek: Birleşmek. Bunu sağlayabilmek için işçi sınıfı arasındaki dayanışmanın artması gerekli.

Ayrıca bir parantez de sendikamıza açmamız gerekir. Türkiye’de sendikaların içinde bulunduğu kıskaca, sendikal mücadelenin yaşadığı zorluklara rağmen ilk günden beri desteğini esirgemeyen Petrol-İş Gebze şubemize ve TİMM yöneticilerine de teşekkürü bir borç biliriz.


‘LİSELİLERLE ALTERNATİF EĞİTİM MODELLERİNİ TARTIŞTIK’

Kayseri’den Anadolu Lisesi Öğrencisi

Hem çalışıyoruz hem eğleniyoruz. Bu küçük alanı mümkün olduğunca güzel değerlendirmeye çalışıyoruz.  Bir liseli olarak katıldığım liseli forumunda diğer illerden arkadaşların yaşadığı problemleri ve bu problemlere karşı attıkları adımları dinlemiş olduk. Arkadaşlarımızın aktardığı deneyimler, döndüğümüzde ayaklarımızı daha sağlam bir biçimde yere basmamızı sağlayacak.

Olması gereken her öğrencinin yeteneğine uygun şekilde eğitim görmesi ancak bugün yaşadığımız gerçeklik çok farklı bir noktada. Aileler ekonomik güçlerini zorlayarak bizleri daha iyi yerlerde okutmaya çalışıyorlar, ama bu arada bizim yeteneklerimizi ve isteklerimizi soran biri maalesef yok. Burada şimdiki eğitim sistemine karşılık alternatif eğitim modellerini tartıştık.

www.evrensel.net