Soylu'dan polise infaz yetkisi: Ayağını kır, suçu bana at!

Soylu'dan polise infaz yetkisi: Ayağını kır, suçu bana at!

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, uyuşturucu satan ile teröristin farksız olduğunu belirterek 'Polis onun ayağını kırmıyorsa görevini yapmamıştır' dedi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, uyuşturucu satıcısı ile terörist arasında bir fark olmadığını belirterek "Okulun çevresinde bir uyuşturucu satıcısını gördüğünüz zaman, beni ne kadar kınarlarsa kınasınlar, ne kadar eleştirirlerse eleştirsinler o uyuşturucu satıcısının ayağını kırmayan polis görevini yapmamıştır. Suçunu bana atsın" dedi.

Son KHK’de yer alan sivillere ceza muafiyetinin ardından İçişleri Bakanı'nın yaptığı bu açıklama tepki topladı. İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan “Bu sorumluluk makamında bulunan kişilerin Anayasaya ne kadar aykırı davranabileceğinin örneğidir. Aynı zamanda bu, cezasızlığa teşviktir” derken Meclis İnsan Hakları Komisyonu Üyesi Hukukçu Şenal Sarıhan, Soylu'nun açıklamalarını sorumsuzca buldu.

Ankara’daki Genel Güvenlik ve Uyuşturucuyla Mücadele Toplantısında konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, eskiden sadece haşhaş yapraklarıyla veya kenevirden yapılan uyuşturucuyla mücadele ettiklerini, şimdiyse karşılarına çok daha öldürücü sentetik uyuşturucuların çıktığını kaydetti. İçişleri Bakanı, “PKK bizim için nasıl bir tehditse, PKK’lı teröristlere ne yapıyorsak uyuşturucu satıcılarına da aynı şekilde davranmak zorundayız” diye konuştu.

‘AYAĞINI KIRMAK POLİSİN GÖREVİ’

Bakan sözlerini şöyle sürdürdü: 81 ilimizde yedi kez okul çevrelerinde huzur uygulamaları yaptık. Okulun çevresinde bir uyuşturucu satıcısını gördüğümüz zaman, beni ne kadar kınarlarsa kınasınlar, ne kadar eleştirirlerse eleştirsinler, o uyuşturucu satıcısının ayağını kırmayan polis görevini yapmamıştır. Benim ülkemin gencinin canına mal olacak bir kişiye gereğini yerine getirmek görevidir. Suçunu bana atsın. Bunun suçu neyse, beş yıl içeride yatmaksa yatarız, 10 yıl içeride yatmaksa yatarız, 20 yıl içeride yatmaksa yatarız. Çok net söylüyoruz. Bu 2018 yılında bunların kafasına çökeceğiz ve milletimizi bu illetten kurtaracağız. Ben bir buçuk yıldır bu talimatı veriyorum arkadaşlara. Bulduğunuz zaman gereğini yerine getirin.

TÜRKDOĞAN: BU CEZASIZLIĞA TEŞVİKTİR

İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan
İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan

İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, Soylu'nun bu sözlerine tepki gösterdi ve “Bizim yasalarımızda suçların karşılığının ne olduğu yazılıdır. Bunu uygulayacak olan da bağımsız mahkemelerdir. Bakan kanunsuz emir veriyor. Bu nedenle polislerin de bu kanunsuz emre uymaması lazım” dedi. Bir polisin, suçlunun veya failin bacağını durduk yere kırması halinde cezadan kurtulamayacağını belirten Türkdoğan, bakanın bu açıklaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın devreye girmesi gerektiğini vurguladı. Türkdoğan, “Bakanın bu sözleri nedeniyle fezleke hazırlanmalıdır. Uzun süredir bakanların, özellikle İçişleri Bakanı'nın açıklamaları karşısında Başsavcılık sessizliğini koruyor. Artık bu tutumuna bir son vermelidir. Aksi takdirde o koltukları niye işgal ediyorlar? Yargıtay Başsavcısı'nın görevi sadece siyasi partilerle ilgili işlemleri yapmak değil, bakanlarla ilgili soruşturmaları da yapmaktır. Bakan 'Suç işlemeye tahrik' suçu işliyor. Bu, sorumluluk makamında bulunan kişilerin Anayasaya ne kadar aykırı davranacağının örneğidir. Bu, aynı zamanda cezasızlığa teşviktir” dedi.

SARIHAN: SORUMSUZCA VE HUKUKSUZCA

Meclis İnsan Hakları Komisyonu Üyesi CHP Milletvekili Şenal Sarıhan ise ceza muafiyeti konusunda toplumun zaten endişe yaşadığını ifade ederek, tam bu sırada bir ülkenin güvenliğinden sorumlu olan bir bakanın uyuşturucu meselesine ilişkin bu şekilde konuşmasını ‘Kaygı uyandırıcı’ olarak niteledi. Uyuşturucunun yürek yakıcı bir felaket olduğunu vurgulayan Sarıhan “Gerek uyuşturucu, gerek farklı şiddet eylemleri ile mücadele edecek olan İçişleri Bakanlığı, her şeyi hukuka uygun olarak yapmak zorunda. Nasıl bir anlayış ki bu ifadeler kullanılabiliyor. Ayağını kırmadan bunun engellenmesini, gözaltına alınmasını önermiyorsunuz da şiddet yolu ile yapılmasını öneriyorsunuz” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)


TUR YILDIZ BİÇER SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDU

CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer de polise “uyuşturucu satıcılarının ayağını kırma” talimatı veren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında suç duyurunda bulundu.

TCK Madde 38 uyarınca “azmettirme”, TCK Madde 155 uyarınca “güveni kötüye kullanma”, TCK Madde 214 uyarınca “suç işlemeye tahrik”, TCK Madde 257 uyarınca “görevi kötüye kullanma”, TCK Madde 309 “anayasayı ihlal, kamu barışına karşı suçlar”,  “kamu idaresinin güvenilirliğine ve işleyişine karşı suçlar” kapsamında Bakan Soylu'ya suç duyurusunda bulunduğunu belirten Biçer’in konuya ilişkin açıklamaları şöyle;

“Hasan Fehmi Güneş de İçişleri Bakanı’ydı. “Mahkeme kararına gerek yok, kapısını kırın alın o adamı” ifadesini kullanan Efkan Âla da. 

“Sen bittin, boynuna ne takacağımızı göreceksin, bacaklarını kırın suçu bana atın” diyen de bu devletin İçişleri Bakanıydı.

Hangisi devlet adamı Hasan Fehmi Güneş mi Efkan Âla ya da Süleyman Soylu mu? Bunun sonu işkencehaneler, yargısız infazlar, gözaltında kayıplar ve Cumartesi Anneleri’ne yeni annelerin eklenmesidir.

Soylu, hukuk devletinin içişleri bakanı gibi değil bir suç örgütünün lideri pozisyonunda. Anayasa Madde 137’de ‘Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz’ der.

Yine Türk Ceza Kanunu, Madde 214’te de ‘Suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır’ diyor.

İşte Süleyman Soylu bu iki hukuk ihlaliyle hem anayasaya karşı suç işliyor hem de bulunduğu makamı bir suça azmettirme makamı olarak kullanıyor. Hasan Fehmi Güneş de devlet içindeki çeteleşmeye, suç örgütlerine ve Gladyo’nun o günkü uzantılarına ulaşacak bir çalışma yürütmüştü. Süleyman Soylu dünden bütüne yaptıklarıyla bir hukuk devletinin İçişleri Bakanı gibi değil bir suç örgütünün lideri pozisyonundadır. Selefi Mehmet Ağar Süleyman Soylu’nun Selefi Mehmet Ağar’dır. Ağar Susurluk hükümlüsüdür.

Ağar ismi bu ülkede yargısız infazlar, işkenceler, faili meçhul cinayetler, polis-mafya-siyasetçi üçgeni yani Susurluk ile anılır. Soylu aynı tarihi tekerrür peşindedir.” (MA)

Son Düzenlenme Tarihi: 04 Ocak 2018 12:01
www.evrensel.net
ETİKETLER Süleyman Soylu