Bitlis Valiliğinden günler sonra Garzan Mezarlığı açıklaması

Bitlis Valiliğinden günler sonra Garzan Mezarlığı açıklaması

Garzan Mezarlığı’nın yıkılmasıyla ilgili açıklama yapan Bitlis Valiliği mezarlıktan cenazelerin çıkarılmasının mevzuata uygun olduğunu savundu.

Garzan Mezarlığı’nın yıkılmasına ilişkin tepkilerin ardından günler sonra açıklama yapan Bitlis Valiliği, ailelerden habersizce mezarlıktan cenazelerin çıkarılmasının mevzuata uygun olduğunu savunarak 11 mezarın da boş olduğunu söyledi.
 
Bitlis’in Yukarıölek (Oleka Jor) Mahallesi’nde 19 Aralık 2017’de ilan edilen sokağa çıkma yasağında yıkılan Garzan Mezarlığı’na ilişkin gelen tepkilerin ardından günler sonra açıklama yapan Bitlis Valiliği, mezarlıktan “sözde” diye bahsederek kazılan 279 mezarın 11’inin boş olduğunu ve ailelerden izinsiz yapılan işlemlerin ise imam ve Cumhuriyet Başsavcılığı nezaretinde Adli Tıp Uzmanı tarafından tek tek yasal mevzuata uygun muhafaza altına alınarak yapıldığını öne sürdü. 
 
Valilik tarafından yapılan açıklamada şunlar belirtildi: “Bitlis ili Merkez ilçesi Yukarıölek köyü mülki sınırları içerisinde BTÖ sempatizanlarınca Ağustos 2013 tarihinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 4342 sayılı Mera Kanunu, 3194 sayılı İmar Kanunu, 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile 19 Ocak 2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Mezarlık Yerlerinin İnşası İle Cenaze Nakil ve Defin İşlemleri Hakkındaki Yönetmeliğin ilgili maddelerine aykırı olarak mera kapsamında olup mezarlık olarak kullanılamayacak bir bölgede yaptırılan sözde Ölek Mezarlığına gömülen (279) adet BTÖ mensubunun mezarlarına Bitlis Sulh Ceza Hakimliğinin 04/12/2017 tarih ve 2017/4469 D.iş sayılı kararı ile Fethi Kabir işlemi yapılmıştır” denildi. 
 
Açıklamanın devamında yapılan işlemlerde toplamda 279 mezarın açıldığı belirtilirken bunlardan 11 tanesinin ise boş olduğu iddia edildi. Açıklamanın devamı şöyle; “Yapılan işlemde; yasadışı sembollerle süslenen (279) mezar açılmış, 268 mezardan çıkan kemikler Cumhuriyet Savcısı ve imam nezaretinde Adli Tıp Uzmanı tarafından tek tek yasal mevzuata uygun muhafaza altına alınarak Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11.12.2017 gün ve 2017/5596 sayılı soruşturma dosyası kapsamında cesetlerin kime ait olduğunun tespiti maksadıyla DNA testi yapılmak üzere İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevk edilmiştir. (11) mezarın boş olduğu tespit edilmiştir.”

CENAZELER BAŞKA MEZARLIKLARA DEFNEDİLECEK!

Açıklamada ayrıca cenazelerin başka mezarlıklara defnedileceği belirtildi, “Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan basın açıklamasında da belirtildiği üzere Adlı Tıp Kurumunca yapılmakta olan incelemenin sona ermesine müteakip kimlik tespiti yapılan cenazelerin mevzuata uygun şekilde ‘mezarlık olarak tahsis edilmiş’ yerlere defnedilmek üzere ailelerine tesliminin sağlanacağı hususu, kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

ÖHP: HUKUKİ YOLLARA BAŞVURACAĞIZ

ÖHP İstanbul Eş Sözcüsü Serhat Çakmak, cenazelerin çıkarılmasının hukuksuzluk olduğunu vurguladı. Çakmak, cenazelerin ailelere ulaşması için tüm hukuki yollara başvuracaklarını dile getirdi. İnsanlık tarihinin başlamasından bugüne savaşların hayatlarından eksik olmadığını ifade eden Çakmak, “Milyonlarca insan, savaşlarda ölmüş; ama insanların birbirleriyle olan kavgası sadece hayattayken olmuştur. İnsanlar öldükten sonra savaşın bir tarafı olmaktan çıkmıştır. Her iki taraf da cenazelerin alınmasına müsaade eder, dini ritüellerin gerçekleştirilmesini sağlar. Ölen kişi artık savaşın bir tarafı olmadığı için her iki taraf da birbirlerinin dini ritüellerine saygı göstermiştir. İnsanlık tarihinde, savaşta ölen insanların cenazelerine zarar verilmesi çok istisnaidir ve bu durum ciddi anlamda kınanır. Mezarlıktaki cenazelerin ailelerinden habersiz, iş makineleri ve kepçelerle barbarca çıkarılması hükümet tarafından yürütülen savaş konseptinin ne boyuta ulaştığını gösteriyor. Hukuksal yönü bir tarafa; yapılan; dini, toplumsal ve evrensel insani değerleri hiçe saymaktır” ifadelerini kullandı. 

Gizlilik kararına itiraz ettiklerini ve dosyaya müdahil olduklarını belirten Çakmak, “Konuya dair çalışma yürütmek için İHD, ÖHD, THİV olarak ortak bir heyet oluşturduk. Kısa bir süre sonra durum tespitine ilişkin bir rapor hazırlayıp kamuoyuna açıklayacağız. Ailelerle görüşmeleri gerçekleştirdikten sonra suç duyurusunda bulunacağız. Ayrıca ulusal ve uluslararası kurumlara da başvurularımızı yapacağız. Bu başvuruları yaptığımızda  çalışmalarımızla ilgili bilgilendirmeyi ayrıntılı bir şekilde açıklayacağız” dedi. (İstanbul/MA)

Son Düzenlenme Tarihi: 11 Ocak 2018 12:06
www.evrensel.net