İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kongresi başladı

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kongresi başladı

MMO’nun 2 yılda bir düzenlediği Ulusal İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kongresi’nin 9’uncusu Çukurova Üniversitesi’nde başladı.

MMO’nun 2 yılda bir düzenlediği Ulusal İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kongresi’nin 9’uncusu Çukurova Üniversitesi Mithat Özhan Amfi’sinde başladı. Bu yılki ana teması “Yasadan Kültüre” olan kongrede işçi sağlığı ve güvenliği konusunda 3 gün süre ile bir açılış paneli, bir forum, bir söyleşi, iki salonda 57 konuşmacı ile 27 yazılı bildiri sunulacak. 

‘EN FAZLA İŞ CİNAYETİ ÖRGÜTSÜZ İŞ KOLLARINDA YAŞANIYOR’

İş cinayetlerinin esnek çalışmanın temel olduğu ve iş güvencesinin olmadığı iş kolları olduğuna dikkat çeken Kavi, “Hayatını kaybeden işçilerin yüzde 98’i, neredeyse tamamı sendikasız” dedi. En fazla iş cinayetlerinin inşaat, tarım ve taşımacılık gibi sendikalaşmanın zayıf olduğu iş kollarında yaşandığını dile getiren Kavi, “İSİG 2016 yılının ortalarında yaptığı bir araştırmada 3,5 yıllık dönemde 6 ila 18 yaş aralığında 164 çocuğun hayatını kaybettiğini gösteriyor. Adana çocuk işçiliğinde birinci sırada” dedi. 2016’da sendikaların yaptığı 420 eyleminde işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunun yüzde 6 olduğunu ifade eden Kavi,“İşçi sağlığı ve iş güvenliği alanı sendikalar açısından da etkili bir mücadelenin sürdürüldüğü bir konu değildir” dedi. 

‘İŞ CİNAYETLERİNİN YÜZDE 98’İ ÖNLENEBİLİR NİTELİKTE’

MMO Genel Başkanı Ali Ekber Çakar, yaşam hakkının sağlıklı çalışma ve yaşama hakkı ile bütünleşmesi ve her şeyin odağına insanın yerleştirilmesi gerektiğini ifade etti.  İş kazalarının yüzde 98’inin önlenebilir nitelikte olduğu düşünüldüğünde, iş kazaları ve meslek hastalıklarının büyük oranda ortadan kaldırılması için üretim ve çalışma koşullarının bu yaklaşımla yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade eden Çakar, “Bugün neoliberal serbestleştirme, özelleştirme, sendikasızlaştırma, taşeronlaştırma, esnek istihdam politikaları ile kamu idari yapısı, personel rejimi ve kamusal denetim alanlarında gerçekleşen dönüşüm ve tasfiyeler söz konusudur” dedi. 

‘DENETİM KONUSU BASKI ARACI OLARAK KULLANILMAMALI’

Soma, Torunlar Center, Ermenek gibi toplu iş cinayetlerinin işaret ettiği en önemli unsurun etkin kamusal denetim olduğunu ifade eden Çakar, “Denetim olgusunu bir baskı aracı veya yöntemi olarak değil, nedensellikleri birleştirip sentezleyen, aksayan yönlerin nedenlerini, niçinlerini tespit eden, bunlara uygun önlemlerin zamanında alınmasını sağlayan, bütünsel planlamanın yapıldığı dinamik bir süreç olarak algılanması gerekmektedir” dedi. 

‘ÇIKARILAN YASALARI İŞ CİNAYETLERİNİ ÖNLEYİCİ NİTELİKTE DEĞİL’

İşçi sağlığı ve iş güvenliği politikalarının piyasanın acımasız koşullarına terk edildiğini ifade eden Çakar, “İş güvenliği mühendisliği ve işyeri hekimliği uygulamaları daha yerleşmeden geriletilmiş; mevzuat, tüm yargı kararlarına karşın piyasa ihtiyaçlarına göre düzenlenmiştir” dedi. Gerek 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın gerekse onun üzerinde yapılan değişikliklerin iş kazaları, iş cinayetleri ve meslek hastalıklarını önleyici bir yönü bulunmadığını dile getiren Çakar, “Dileğimiz, mevzuat çalışmalarında, ilgili emek ve meslek kuruluşlarının görüşlerinin dikkate alınması ve tüm çalışanlar için sağlık ve güvenlik politikalarının oluşturulmasıdır” dedi. 
 

www.evrensel.net