Hıdırellez baharsa, Cemil Abi her baharın umududur

Hıdırellez baharsa, Cemil Abi her baharın umududur

Geçen yıl yaşamını yitiren Roman Mahallesi’nin Cemil Abisi, Cemil Akmaca’nın bahar kokulu şiirlerini Hacer Foggo yazdı.

Hacer FOGGO*

Kağıthane Yahya Kemal Roman Mahallesi’nin sevgili Çeribaşısı, “Çeribaşı Rüstem Ağa”nın yazarı Cemil Akmaca aramızdan ayrılalı bir yıl oldu.

Geçen yıl Hıdırellez’de birlikteydik. Sarıyer Belediyesi’nin düzenlediği Hıdırellez festivalinde eşi ve çocuklarıyla gelmiş çayırda oturuyordu. Cemil Abi’yi 2006 yılında tanımıştım, Yayha Kemal Roman Mahallesi yıkılmasın diye çok mücadele verdi. Şiirler yazardı Cemil Abi. Evini en son ziyaret ettiğimde ikinci kitabını hazırlıyordu. O hiç boyun eğmedi... Gece yarıları hurda toplarken de arkasından “Çingene!” diye bağırsalar da. Lafı daha fazla uzatmayacağım Hıdırellez baharsa Cemil Abi’nin bahar kokulu şiirleriyle sizi baş başa bırakacağım…

2006 Eylül ayında mahalle yıkıldığında bir türlü görünür olamayan komşularının derdini bir şiirle ifade etti :

“Evim yıkıldığında bir köpek kulübesi gördüm
Biraz kapısını genişletsem
Çocuklarım içine girse
İlk gecemizde böyle geçti köpek kulübesinde
Ya duyarsa belediye
Burada bir Roman yaşıyor diye
Ya yıkarsa köpek kulübesini benim yüzümden
Köpek yavrularıyla kalırsa sokakta?
Ben nasıl olsa sokaklara alıştım.
Onlar benim çocuklarıma acımadılar
Ben o yavru köpeklere acırım.
Elimdeki son lokmayı yavrulara verip
Arkamı dönüp giderken
Arkamdan ‘Çingene’ diye bağırmalarına alıştım”

Evler yıkılıp Sadabat viyadüğünde çadır kuran ve soğuktan ölen beş aylık Zeynep bebeğinin ardından bu şiiri yazdı :
“Belki ben görmem ama
Sen göreceksin küçüğüm
Naylon çadırın altında
Bir battaniyeye sarılı küçücük bedenin
Soğuktan morarmış parmaklarınla
Biraz diren donma sakın
İnan ki sen göreceksin küçüğüm
Bir gün bir evin olacak
Tek katlı bahçeli
Kapısının önünde parkın
Bir de ipten salıncağın
Yanında bir sürü Roman arkadaşın
Kendi geleneğinle yaşayacaksın.”

Mahalleden çok sevdiği Yaşar Abi’si ölünce de şu satırlar dizildi …
“Ah be Yaşar Abi ah! 
Daha bir on yıl yaşarım diyordun.
Çok çabuk göçüp gittin dünyadan
Yaza çıkalım da Allah nasip ederse
Akan çatımı tamir edeceğim diyordun
Bir de yazdan odun kömür alıp 
Bir dahaki kışa böyle zulüm çekmem diyordun.
Ah be Yaşar Abi ah!
Ne oldu... Ne oldu da çekip gittin?! 
Alt tarafı evini yıktılar
Sokaklara attılar 
Yuvan dağıldı ama 
Ne vardı kahredecek-bak yaşlı kalbin dayanamadı
Göçüp gittin be mübarek
Ama bir yerde sen kurtuldun be Yaşar Abi
Yalnız da değilsin.
Hanımın da yanında /Artık yıkamazlar o iki metrelik yerini 
Ya bizler ne yapacağız 
Hepimizi dağıttılar, perişan olduk. 
Bir yerde iyi de yaptın be Yaşar Abi 
Bıraktın onlara bu çıkarcı kalleş dünyayı
Aman Yaşar Abi yerine sahip çık 
Vergini ver, tapunu da al. 
Benden kardeş nasihati sana.
Sakın Yaşar Abi, tapu tahsisli olmasın 
Nene gerek sahte derler mühürüne sonra 
İki metrelik mezarından da olmayasın
Rahat uyu, ruhun şad olsun Yaşar Abi.”
Bir şiirin bir satırında demiş ki Cemil Amca:
“Ah ulen ah acının olduğu yerde
Aşk şiiri yazılır mı yazmazdım” 

Ahh be Cemil Abi halen yazamıyoruz, öyle çok acı var ki...

NOT: Cemil Akmaca’yı yakından tanımak isteyenlere; bir de romanı var Cemil Akmaca’nın. Evrensel Basım Yayın’dan “Çeribaşı  Rüstem Ağa”, alın okuyun... 

* Avrupa Roman Hakları Merkezi Türkiye İnsan Hakları Gözlemcisi

www.evrensel.net