Engelleri onlar değil bizler koyuyoruz

Engelleri onlar değil bizler koyuyoruz

2002 yılında ODTÜ’lü öğrencilerin, engelli öğrencileri sınava hazırlamak için gönüllü olarak kurdukları platform bir senedir Orta Doğu Engelsiz Derneğini adı altında çalışıyor. Dernek görevlileri ve öğrenciler, derneğin başarısının gönüllü öğretmenlerin canla başla çalışmasına ve öğrencilerin azmine dayandığını söyledi.

Dilan MACİT
 Ankara


2002 yılında ODTÜ’lü öğrencilerin, engelli öğrencileri sınava hazırlamak için gönüllü olarak kurdukları platform bir senedir Orta Doğu Engelsiz Derneğini adı altında çalışıyor. Sorularımızı yanıtlayan dernek görevlileri ve öğrenciler, derneğin başarısının gönüllü öğretmenlerin canla başla çalışmasına ve öğrencilerin azmine dayandığını söyledi. Engellilerin girdiği sınavlarda yaşanan sorunları ÖSYM’ye rapor olarak iletseler de, gerekenin yapılmamasından şikayetçiler. Dernek Yönetim Kurulu Üyesi Gonca Kayabekman, öğrenci Coşkun Altun ve Eğitimde Görme Engelliler Deneği Başkanı Emre Taşkın sorularımız yanıtladı.

CANLA BAŞLA ÇALIŞIYORLAR

Derneğin hem sekreteri hem de Yönetim Kurulu üyesi olan Gonca Kayabekman, Ankara Üniversitesi mezunu. Dernekte henüz birinci senesini dolduran Kayabekman, katılmaya karar verdiğinde duyduğu tedirginliği şöyle anlattı: “Çok ürkerek geldim çünkü hiç bilmediğim bir dünyaydı. ‘Acaba yanlış yapar mıyım, ürkütür müyüm, incitir miyim?’ düşüncesi beni çok korkutuyordu. Burada öğrencilerin kendileriyle barışıklığını hayat dolu oluşlarını görünce ‘neyse şöyle bir bakayım’ diye düşünürken şu an canla başla çalışıyorum.”
Artık kendisini başka yerde düşünemediğini ifade eden Kayabekman: “Malesef bilmediğimiz şeylere karşı çok mesafeli davranıyoruz, hakikaten engelleri onlar değil, biz koyuyoruz. İlk gelen her hocamızda aynı korku ve tedirginlik oluyor ama sonra herkes çok canla başla çalışıyorlar. Bu dersanenin başarısının bundan kaynaklandığını düşünüyorum. Hocalar büyük istekle gelince öğrenciler de başalı oluyor” dedi.

OKULDAN ÇIKINCA DERNEĞE GİDİYORUZ

Dershane öğrencilerinden görme engelli Coşkun Altun da sorularımızı yanıtladı:

Dernekle ne zaman tanştınız?
İsmini duyuyordum sık sık. Yazın başladım.

Yararlı buluyor musunuz?
Kesinlikle çok yararlı bizim için.

Dernek hayatınızda ne gibi değişiklikler yarattı?
Eğitim olarak çok şey kattı tabii.

Hocalarınız da aynı zamanda öğrencilerden oluşuyor. Size yeterli eğitimi verebiliyorlar mı?
Tabii ki fazlasıyla yeterli. Hocalarımız düzenli bir şekilde her hafta derslerimize giriyorlar.

Burada arkadaşlık ilişkileriniz nasıl, dersler dışında etkinlikleriniz oluyor mu?
Çoğumuz aynı okuldayız zaten. Daha önceden de tanıyorduk birbirimizi. Tiyatroya gidiyoruz. Onun dışında derslerimiz çok yoğun olduğu için etkinliklere fazla zaman ayıramıyoruz. Okuldan çıkar çıkmaz dersanenin yolunu tutuyoruz.

‘AMAÇ ÇÖZÜM BULMAK’

Kendisi de görme engelli olan Emre Taşkın, Sosyal Bilimler öğretmeni. Mezun olduğu Gazi Üniversitesinde, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi üzerine Yüksek Lisans yapıyor. Aynı zamanda Eğitimde Görme Engelliler Derneği’nin de Başkanı olan Taşkın, platformu görme engellilerin eğitim hayatında yaşadığı zorluklar ve bunlara yönelik çözüm önerileri geliştirmek amacıyla kurduklarını söyledi. Taşkın, “Lisede ve üniversitede kimi sorunlar sistemin aksaklıkları sebebiyle çözümlenemiyor ve bu noktada gönüllü kişiler ve kurumlar devreye giriyor” dedi.

‘DERNEKLE ÖZGÜVENİMİZ ARTTI’

Taşkın, bu eğitimin öğrencilerin hayatında yarattığı değişiklikleri şöyle anlattı: “Üniversiteye geçinceye kadar bir çok sorunla karşılaşıyor görme engelliler ve bu noktada fikir alabileceği, tercih dönemlerinde danışabileceği insanlara ihtiyaç duyuluyor. Bu nokta bir eksiklik. Ben Üniversiteye girdiğimde çeşitli faaliyetler gösteren öğrenci kulüplerinde yer aldım. Burda örgütçülük ve hak temelli faaliyetler konuşunda deneyim kazandım. Deneyimlerimi bu örgüt oluşumunda kullandım. Bu dernek bizim kişisel güvenimizi, özgüvenimizi arttırıyor. Bize duyarlılık, farkındalık kazandırdı ve hak arama mücadelesinde yer alması gereken bir kitlenin varlığının olduğunu ortaya çıkardı.”

ÖSYM’DEN YANIT ALAMADILAR

Taşkın, Görme engellilerin girdikleri sınavlarda en büyük sorunun okutmanlar olduğunu söyledi. Okutmanların, herhangi bir sınav gözetmeni gibi belirlendiğine dikkat çeken Taşkın, “Okutman olan kişi kekeme olabilir, gözleri bozuk olabilir, diksiyonu düzgün olmayabilir, Görme engelli okuma kuralları vardır. Okutmanlar bunlardan bihaber olabilir ki, genellikle öyle oluyor. Dolayısıyla bir okuyucu havuzu oluşturulması gerekir ve bu havuzdan kişilerin görevlendirilmesi gerekir” dedi.  Gelişen teknolojiyle birlikte kabartma yöntemi gibi altarnetiflerin sınavlarda kullanılabileceğini belirten Taşkın, görme engellilerin bu altarnetifler arasından kendi tercihlerini yapması gerektiğini söyledi. “Dışardan biriyle sınava girmek zorunda olduğumuz için ek sürelerin yeterli olmadığını düşünüyoruz” diyen Taşkın, bu sürenin de uluslararası standartlar düzeyine yükseltilmesi gerektiğini ifade etti. Bu sorunları raporlaştırıp ÖSYM’ye de ilettiklerini anlatan Taşkın, “Talepleriniz değerlendirilecektir” yanıtından başka somut bir adım atılmadığını dile getirdi.

www.evrensel.net