Eğitim sistemine bir önerim var

Eğitim sistemine bir önerim var

Maziye bir yolculuk yapalım. Çocukluğumuzu düşünelim. Kreşe başladığımız ilk günleri, ilkokulla başladığımız ilk günleri hatırlayalım.Zaten hepimizin aklındadır okula attığımız ilk adımlar. İlk sınıfa gelişimiz, ilk sınıf öğretmenimiz, ilk izlenimlerimiz ve ilk susuşlarımız…Birinci sınıfta öğretirler &cced

Cansu Atıcı

Zaten hepimizin aklındadır okula attığımız ilk adımlar. İlk sınıfa gelişimiz, ilk sınıf öğretmenimiz, ilk izlenimlerimiz ve ilk susuşlarımız…

Birinci sınıfta öğretirler çiçek olmayı; susmayı, tepki vermemeyi, hakkımızı savunmamayı… Önce susmayı öğretirler, sonra itaat etmeyi. Öğretmen hatasızdır, haklıdır her zaman. Çünkü o koskoca öğretmendir. Bize ilk bunu öğretirler. Konuşmanın, hakkını aramanın, düşünmenin ayıp olduğunu öğretirler. Sorgulamadan itaat etmeyi öğretirler.

40 kişilik sınıfta 1 kişi yanlış yapsa bütün sınıf sıra dayağından geçer. Bize adaletsizliği öğretirler. Bu adaletsizlikle yaşamayı öğretirler. Adalet aramamayı  öğretirler. Ve her seferinde susmayı öğretirler.

7 YAŞINDAKİ ÖZGÜRLÜK

Okulların kuralları vardır, çiğnenmez; çiğnenmesi bile düşünülemez. Önlüklerimiz tertemiz, jilet gibidir. Kızların saçı, talebe tıraşı; erkeklerin ise 3 numaradır. Değişmez; değişirse de bedeli ağır olur; kızın saçı kadın hocalar tarafından yolunur; erkeklerin ise saçlarında bir tren yolu açılır.  Anayasa gibi kuralları vardır okulların. 7 yaşında özgürlüğünü alırlar.

En iyi öğrenciler yani örnek öğrenciler yalaka olanlardır. Bize “yalakacılığı” öğretirler. Arkadaşını satma sanatını öğretirler. İlk okuma yazma öğrenenler kırmızı kurdele alır. Annesine babasına gururla gösterir kurdeleyi. Arkadaşlarından üstün olduğunu düşünür. Kırmızı kurdele alamayanları ezer, aşağılar. Buna karşılık kırmızı kurdele alamayan öğrenciler hırs yapar. Yarış başlar. Okulda bize yarışmayı öğretirler. Hırs yapmayı, üstünlük taslamayı, bencilliği…

Bu eğitim sistemini değiştirecek 3 öğe vardır; öğrenciler, öğretmenler, veliler...

Ancak bu 3 öğe eğitim sistemine çözüm bulabilir ya da bu 3 öğenin ortak talepleri altında toplanılabilir. Bu 3 öğenin her hangi birinin olmadığı değişiklik, çürümeye yıkılmaya mahkûm olacaktır.

YA BÖYLE OLURSA?

Peki, eğitim sistemi nasıl olmalıdır?

Öncellikle okullarda öğrencilerin ilgi duydukları alanlarda kulüpler kurulmaları, öğrenciler burada aktif rol oynamalıdır. Kulüplere ayrıca bir ders saati verilmeleri, ayrı bir dersmiş gibi işlenmelidir.

Bu şu demek olmuyor; temel dersler işlenmesin. Hayır, temel dersler işlenmeli ama bu temel dersler haftalık 20 ders saatini geçmemelidir. Böylece temel dersleri de görmüş, kulüplerde de yeteneklerimizi geliştirmiş olcağız.

Aynı zamanda öğrenciler güncel olaylarda yorum yapacak. Gerektiğin de bu konu hakkında bir fıkra bile yazabilecek. Bu güncel konuları arkadaşlarıyla ve öğretmenleriyle özgürce konuşabilecek.

Hayal kurun..

Dershaneye gitmeden, sınav yarışına girmeden üniversite kazanmanın; istediğimiz mesleği yapmanın hayalini kurun. Lisede istediğiniz kulübe girip aktif rollerde yetenekleriniz doğrultusunda eğitim görmeyi hayal edin.

Kapitalizmin anılmadığı, emperyalizmin sadece kitaplarda tarih olarak okutulduğu bir ülke hayal edin. Bu ülke de eğitimin gelişmesiyle beraber adaletin, eşitliğin geliştiğini hayal edin. İnsanların her şeyden önce diğer hak ve özgürlüğünü düşünen vatandaşların olduğunu hayal edin. Ve sonra bu ülkenin bizim ülkemiz olduğunu düşünün.Hayaller gerçek olması için vardır.’  Niye bizim ülkemiz böyle olmasın ki?

www.evrensel.net