06 Kasım 2019 04:31
Son Güncellenme Tarihi: 06 Kasım 2019 14:20

Metal dosyası | Arçelik işçisi: Angajman konusunda sendika arkamızda durmalı

Arçelik işçileri sendikanın işçilerin sözcülüğünü yapmaktan daha ileri bir tutum içerisinde olmasını talep ediyor.

Fotoğraf: Google Street View

Paylaş

Arçelik bulaşık makinesi fabrikasında çalışan bir işçi
Ankara

Merhaba arkadaşlar,

Taslak açıklandı, üzerinden iki oturum geçti. Sosyal medya ve işyeri temsilcilerinden aldığımız bilgiye göre idari maddeler görüşüldü büyük ihtimal bir iki toplantı daha böyle geçecek. Evrensel gazetesinde çıkan mektupları okuduktan sonra kırmızı çizgilerimiz neler olmalı, biz de fabrikada tartışıyoruz. İlki ücret zammı, ayrımsız herkese 75 kuruş artı yüzde 26 zam. İkincisi sözleşme süresinin 2 yıl olması. Üçüncüsü vergi dilimi yüzde 15’te sabitlensin, aşan miktar işverenlerce ödensin. Bunların hepsinde tamamız, gerçi bazı korku ve çekincelerimiz var. Çünkü kriz ve işten çıkarılma kartını, sağ olsun sendika da işveren de çok iyi kullanıyor. Sürekli üretim planlamasında değişiklik oluyor işçilerin, çalışma yerleri vardiyaları değişiyor. Sipariş az deniliyor. Sözleşmeli işçiler işten çıkarıldıktan sonra üretim sayısında bir değişiklik yok ama iş yükümüz artmış durumda. Önümüzdeki günlerde ise yine yer değişikliği yapılması planlanıyor, üretim artıracak hamleler yapılıyor. Peki nasıl? Yine bize fazla iş kilitleyerek oluyor bunlar.

Montaj hatlarında nasıl en fazla makine çıkarabiliriz denemeleri oluyor. Güya kriz var, sipariş yok ama tabii biz zam isterken bu böyle! Şimdi asıl sorun şu, geçtiğimiz sözleşmede yani Türk Metal’in dediği yüzyılın sözleşmesinde bir madde vardı: “Angajmanda söz sahibi olacağız: Küresel rekabetin kızışmasıyla, fiyat avantajı kazanmak isteyen işyerleri, işçilik maliyetlerini minimuma düşürmeye çalışıyor. Bazı işyerleri bunu verimlilik artışı ile sağlarken, diğerleri ‘Daha az zamanda daha çok iş yaptırarak’ bütün yükü işçiye yüklüyor. Üyelerimiz için sürdürülebilir olmayan bu yolun derhal terkedilerek, soruna kalıcı ve akılcı bir çözüm bulunmasını itiyoruz.”

Bu madde geçen yıl MESS tarafından reddedildi. Örneğin; her fabrikada bir işi yaparken işin süresi için kronometre tutulur. Bizde önceden çok olurdu artık yok. Pat, sana bir iş daha verebiliyorlar. Çünkü artık süre tutmaya gerek yok. Normalde işçi işini yaparken mühendis saniye tutar yanında. İşyeri temsilcisi de olur, sana der ki “Rahat ol fazla hızlı olmana gerek yok” falan ama tabii bunlar artık rüya. Çünkü sendika temsilcisinin böyle bir yetkisi yok. Artık sendika sadece toplu sözleşmelerde bir aracı olmaktan başka bir şey değil. Oysaki sendika sadece 2 yılda bir yapılan sözleşmelerde bizim sözcümüz değil, her yaşadığımız problemde arkamızda duracak bir teşkilat olmalı. Bizim en önemli ihtiyaçlarımızdan biri de bu angajman kuralları. Çünkü 8 saniyede bir bulaşık makinesi çıkarmak kas ve sinir sistemindeki bütün meslek hastalıklarının habercisi. Bu da işçilerin sağlığı açısından en önemli taleplerden biri olmalı. Tabii bunlar sadece kırmızı çizgimiz demekle olmuyor artık harekete geçmek, birleşmek ve birlikte hareket etmek zorundayız. İliğimize kadar sömürdüler, birleşmekten başka kurtuluşumuz yok, tüm metal işçilerine selamlar olsun...

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Maraş'ta iş kazası: İskele halatının kopması sonucu 2 işçi yaralandı

SONRAKİ HABER

Yaşamımızı kuşatan koşullarda “Fırat Üniversitesi” öğrencisi olmak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa