07 Kasım 2019 04:13

Metal dosyası | Ford işçisi: Durup izlersek bizim için çok geç olacak

Ford işçileri, sosyal haklar dahil edildiğinde yüzde 26’lık zam talep eden Türk Metal’e tepkili.

Fotoğraf: Ford Otosan Basın Bülteni

Paylaş

Ford Otosan İşçisi
Kocaeli

Metal sektöründe sözleşme görüşmeleri devam ederken şöyle bir bakıyorum da “yüzyılın sözleşmesi”nden geriye elimizde ne kaldı; koca bir sıfır. Maaşlarımız eridi, enflasyon hükümet eliyle aylarca sıfır ya da eksilerde çıkarıldı. Gerçek enflasyonun söylenmemesi biz işçilerin aleyhine oldu. Ben aylık 3 bin lira maaş (vergi kesintisi hariç) alan bir işçiyim. 600 lira kira veriyorum, 60 lira da aidat.  100 lira elektrik, 30 lira doğal gaz, 70 lira su... O da şu an daha doğal gazı açmadık diye böyle. Her ay en az 200 lira mutfak alışverişi, her hafta pazartesi alışveriş yapıyorum, en az 100 lira da pazar alışverişine gidiyor. Temizlik ürünleri gibi evin diğer giderlerini söylemiyorum bile. Çocuk bezine her ay en az 100 lira veriyorum. Eşimin ve benim telefon masrafımız da eklenince alın çıkın bu hesabın içinden. Kredi kartımda borcum birikmiş, her ay ancak asgarisini ödeyerek döndürüyorum. O borç hiç bitmeyecek gibi... Tek çalışarak evi geçindirmeye çalışıyorum.

YÜZDE 26 MASALI

Çalışma saatleri desek aniden mesai oluyor, aniden iptal oluyor. Biraz borç harç kapatalım diye mesai yapacak olsak, bu sefer vergi kesintisi yüzünden hiçbir anlamı olmuyor. Çok mesaiye kaldık diyelim bu sefer para olsa da çoluk çocuğu, eşi dostu görecek zaman ve enerji kalmıyor. Bizim yaşamımız tüm çıplaklığıyla bu! Yaşamak için çalışıyoruz, tabii buna yaşamak denirse.

Şimdi üyesi olduğumuz sendika, MESS ile görüşüyor. Çok merak ediyorum nasıl yaşadığımızı, hangi koşullarda çalıştığımızı hiç bilmezler mi bizim adımıza o masaya oturanlar? Bilmiyor olacaklar ki bu rakamla masaya oturuyorlar. Bu dönem sözleşme taslağında saat ücreti 15.55’in altında olanlara 75 kuruş iyileştirme, üzerine herkese yüzde 20 zam istiyorlar. İşte uzun uzadıya anlattıkları yüzde 26 masalı. Ücretleri tabanda birleştirmeye çalışıyorlar. Halbuki bugün bizim tabanda değil tavanda birleşmeye ihtiyacımız var. Bu ‘yüzyılın sözleşmesi’ dediklerinden itibaren çocuk bezine, kitaplara, elektrik, doğal gaz ve suya ne kadar zam geldi haberleri var mı? Mesela geçen sene 9 liraya içtiğim sigarayı bu sene 16 lira olduğu için içemiyorum. Bir senede yüzde 50’ye yakın zam gelmiş. Maaşlarımız eridi, gitti. Bir de vergi dilimi eklenince kesinti belimizi daha da büktü. Bu koşullarda metal işçisi en az yüzde 40 net zam almalı ki kayıplarımız karşılansın.

İŞÇİYİ PATRONA YEDİRMEK İSTİYORLAR

“Kıdem kırmızı çizgimiz” diyen Türk Metal, 1 Mayıs’ı burada Kocaeli’de kutladı, fakat şimdi sözleşme masasında ‘Kırmızı çizgi olmaz’ diye açıklama yapıyor. Sendikalara hiç güvenemiyoruz; kıdem bizim son kalemiz, böyle giderse o da elimizden gidecek gibi duruyor. Kıdem tazminatına canavarca saldırmaya çalışmaları ve BES sistemini zorunlu hale getirmeleri gösteriyor ki bunlar işçileri patronlara yedirmek istiyor. Bizim fedakarlık yapmaya değil mücadele etmeye ihtiyacımız var. Aslında hepimiz bunu biliyoruz. Mücadele diyoruz, birlik olmak lazım diyoruz. Ama iş birlik olmaya gelince köşeye çekiliyoruz. Köşeye çekilmek değil gerçekten birlikte hareket etmek zorundayız. Bunun bir zorunluluk olduğunu düşünüyorum. Durup izlersek bizim için çok geç olacak. Geçen dönem yaptığımız gibi sözleşmeyi yakından takip edelim, iyi bir zam, kıdem hakkının korunması gibi yakıcı isteklerimizin peşinden gidelim. Biz peşine düşmezsek kimse bizim için bir şey yapmaz.


PEVRUL KAVLAK YANLIŞ ANLAMIŞ; ÜCRETLER AŞAĞIDA DEĞİL TAVANDA BİRLEŞMELİ!

Ford Otosan İşçisi
Kocaeli

Taslaklar açıklandı, görüşmeler başladı. İşçinin ne tepki gösterip göstermeyeceğini bekliyorlar galiba. Hayat pahalılığı her geçen gün artıyor, bizim taslak bunun altında kalıyor. Geçen dönem “yüzyılın sözleşmesi” diye yapılan sözleşme bu yıl eridi gitti. Her yıl senelik izne çıkıyoruz, bizler buna tatil diyemiyoruz çünkü bizim tatilimiz ancak memleketlerimize gidebilmek. Gidelim bir otelde tatil yapalım desek bir yıl boyunca cebimizdeki açığı ancak kaparız. Geçen yıl gittik memlekete tatilimizi yaptık, geldik. Paramız ucu ucuna yetmişti, bu yılsa bütçemiz açık verdi, eksiye girmişiz. Üstüne bir de okul masrafları... Eğitim yardımı veriliyor ama kitap parasını bile karşılamıyor ki bu meblağ. Aklıma gelmişken bize kurban parası veriliyor 500 lira, bu da kurban almaya yetmiyor. İzin parası, bayram parası, bunlar da yol parasını karşılamıyor. Cepteki açık okulların açılmasıyla büyürken arkasından bir de kış ayları baş gösteredursun, bir de vergi makasına girdik mi, hadi topla toplayabilirsen!

‘DEVAMLILIK PRİMİ’ PATRONA ÇANAK TUTAR

2015 yılında metal direnişi olduğunda en azından 3 ya da 6 ayda bir 1000 lira verilir olmuştu. Birçok esneklikler olmuştu, şimdi hepsi geriye çekiliyor. Her geçen gün çalışma koşullarımız ağırlaşıyor. Eşit işe eşit zam olayını da Pevrul Kavlak yanlış anlamış, ücretler aşağıda değil tavanda birleşmeli. Pevrul Kavlak senin görevin bu; bizi temsil etmelisin, patronları değil! Pevrul Kavlak sanki MESS’in temsilcisi. Taslakta kıdem tazminatlarımızı güvence altına aldırmak da senin görevin.

Bir de şuna değinmek istiyorum. Patronlar yani MESS’in rapor alan işçinin ikramiyesini kesmek, bir fonda tutup rapor alanların ikramiyelerini rapor almayanlara dağıtmak gibi bir planı var. Birleşik Metal-İş de bu dönem taslağına koyduğu devamlılık primi maddesiyle buna çanak tutuyor. Kaç işçi keyfi rapor alıyor, kaçı gerçekten rapor almak zorunda kalıyor, bunu ayıran yok. Yakınınızda bilerek hasta olan var mı? Benim yakınımda böyle biri yok.

HATIRLAYALIM; O ZAMAN NE YAPMIŞTIK?

Hep birlikte gasbedilen ya da edilmek istenen haklarımızı savunmalıyız. Sendikalar yanımızda olsun ya da olmasın. Sendikalar üstünde baskı kurmalıyız, sürekli olarak sözleşme sürecini sormalı ve ek taleplerimizi temsilcilere bildirmeli ya da Evrensel gazetesine mektup yazarak görüşlerimizi paylaşmalıyız. Bu sözleşme sürecinde bizim bir baskımız olmazsa eğer bu adamlar masada bizleri satar. Diğer fabrikalardaki işçilerle de bir araya gelmeli ve ek taleplerimizi iletmeliyiz. Bugün bize zor geliyor ya, bu yazılanları yapmak. Aslında hiç zor olmadığını geçen dönemden hatırlarız. Ne yapmıştık o zaman? Tüm eylemlere katılmıştık, temsilcilere, sendikacılara bu eylemlerde ne kadar kararlı olduğumuzu göstermiştik. 2015 Metal Fırtına da daha unutulmamıştı sendika ve MESS için. Ama biz de unuttuk sanırım, nasıl yan yana geldiğimizi. O gün ne yapmıştık? Önce en güvendiğimiz bir iki arkadaşla kader birliği yapmış sonra da kar topu gibi büyütmüştük bu birliği. Çığa döndüğünde ise kimse önünde duramamıştı. Yani demem o ki korkunun ecele faydası yok. Eğer ortak hareket etmezsek yarınlar bugünümüzden iyi olmayacak.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Lufthansa çalışanları iki günlük greve çıkıyor

SONRAKİ HABER

Türkiye-İran sınırında iki deprem meydana geldi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa