06 Kasım 2019 04:13

Metal dosyası | Metal işçisi iyi bir zam ve iş güvencesi istiyor

Metal işçileri, vergi dilimi, enflasyon, zamlar, EYT gibi konularla sözleşme arasında önemli bağlar kuruyor.

Fotoğraf: EVRENSEL

Paylaş

Hasan KARA
Ankara

Türk Metal ile MESS arasında imzalanacak toplu iş sözleşmesi kapsamında olan Türk Traktör ve MAN fabrikalarından işçilerle, ekonomik krizin yaşamlarına etkilerini ve sözleşmeden beklentilerini konuştuk.

İşçilerin en önemli iki talebi; adil ücret ve iş güvencesi. Vergi adaletsizliğini de geçmiş yıllara göre daha fazla tartışan metal işçileri, en az patronlar kadar hükümetin de bu sözleşme sürecinden sorumlu tutulması gerektiğini düşünüyor. İşçiler, vergi dilimi, enflasyon, zamlar, EYT gibi konularla sözleşme arasında önemli bağlar kuruyor.

Türk Traktör Fabrikası, 1954 yılında Ankara’nın neredeyse göbeği sayılabilecek bir yerde kuruldu. Yıllardır Türkiye’nin en büyük traktör üreticisi olmakla övünen, ihracat rekorları kıran, her yıl kârına kâr katan Türk Traktör’de, geçtiğimiz sözleşmeden beri işlerde azalma var. Kriz ve özellikle hükümetin uyguladığı tarım politikasının da etkisiyle ülke içinde satışların düştüğü belirtiliyor. Bu gerekçeyle yaklaşık iki yıl içinde yüzlerce işçi işinden edildi. Fabrikada, AKP ve MHP’ye yüksek oy çıktığını söylemek mümkün. Son seçimlerde krizin etkisi ve “ders verme” söylemleriyle Cumhur İttifakına oy vermeme eğiliminin güçlü olduğu Türk Traktör, 2015 yılındaki metal direnişinin kalelerinden biri olmuştu.

3 YIL DAYATMASI KABUL EDİLMEZ

Türk Traktör’de uzun süredir çalışan bir işçi, geldikleri noktayı şöyle anlattı: “Sendikanın ‘yüzyılın sözleşmesi’ dediği zam eridi gitti. İşten çıkarmalar canımızı çok yaktı. İstediğin kadar iyi ücret zammı alsan da işsiz kaldığında bir önemi kalmıyor. İşten çıkanların çoğu iş bulamadı. Doğal gazın, elektriğin bu kadar zamlandığı bir ortamda iş güvencesi en büyük sorun.”

Sendikanın MESS’e ilettiği sözleşme taslağını değerlendiren işçi “Ücret zammı pek tatmin edici değil. 3 yıl dayatması kabul edilmez, 3 yılı dayatırlarsa yine ayaklanır millet. Vergi dilimi de bizi mahfediyor. Bildiğim kadarıyla Tai ve Aselsan’da işveren vergi kesintisinin yüzde 15’inin üstünü ödüyor. Bu dikkate alınmalı. Tamamlayıcı sağlık konusu da önemli. 50-60 lira zam yerine geçer” diye konuştu.

"HER AŞAMADA İŞÇİYE SORULMALI"

Konuştuğumuz genç işçilerden biri, sendikanın işyerlerinde yaptırdığı anketi dikkate almadığını, aslında işçilerin talebinin taslakta yazılandan daha fazla olduğunu belirtiyor. “Bence işçilere sorulmadan imzalanmamalı. Sendika tek bir anketle işçiye sordum dememeli. Sonuçta her aşamada sorması gerekiyor. Ayrıca zam oranı ile birlikte en önemli talep iş güvencesi. Bir de vergi dilimi meselesi var tabii. Vergi dilimine ilişkin daha adil bir durumun sözleşmede yer almasını isterdim. Ancak ne olursa olsun, birlik olamazsak hiçbir şeyi kazanamayız” diyor.

Yaklaşık 10 yıldır Türk Traktör’de çalışan başka bir işçi de sendikanın ücret zammı talebi konusunda “Yüzde 10 bile alacağını düşünmüyorum” diye konuşuyor. Ona göre sözleşmedeki en önemli talep iş güvencesi. Herkeste işsizlik korkusu olduğunu söyleyen işçi, “İşten atmaların yaşanmaması en önemli talep olmalı” diyor. TİS sürecinde işçilerin ne yapması gerektiğini sorduğumuzda ise “Eylemler için acele edilmemesi gerektiğini” belirterek, sürecin uzun süreceğini, tüm işçilerin bu sürece hazırlanması gerektiğini ifade ediyor.

MAN İŞÇİLERİ ARASINDA DA AKP’NİN ETKİSİ AZALIYOR

MAN Otobüs Fabrikası, Ankara Çubuk yolu üstünde 3 binin üstünde işçinin çalıştığı büyük bir işletme. İşçilerin önemli bir bölümü sözleşmeli, İŞKUR’lu veya taşeron olarak çalışıyor. Son yıllarda önemli ölçüde genç işçi alımı yapan fabrikada, ileri yaşlarda olanların ezici çoğunluğu EYT mağduru.

İşçilerin ağırlıklı bölümü Pursaklar ve Çubuk ilçelerinde otursa da Ankara’nın diğer ilçelerinden de gelen var. AKP ve MHP’nin kalesi olarak bilinen ilçelerden gelen işçilere rağmen, MAN’da da bu partiler eski etkisini yitirmiş durumda. Özellikle ekonomik kriz, Suriyeliler, EYT sorunu bunda etkili. Ayrıca başta Çubuk’ta yaşayanlar olmak üzere tarımla da uğaşan işçiler arasında, hükümetin tarım politikalarına da tepki var. MAN otobüs fabrikası krizi fırsata çeviren bir işletme. Son süreçte üretimi giderek artıran farbikanın bu artışı önümüzdeki dönem de sürdürmesi bekleniyor.

"TRİLYONLAR KAZANDIRIYORUZ, DAHA FAZLASINI HAK EDİYORUZ"

MAN işçileri, özellikle bu nedenle Türk Metal’in talep ettiği zam oranını az buluyor. Fabrikada 5 yıldır çalışan genç bir işçi, “Günlük trilyonlar kazandırıyoruz, vereceği zam kimseyi tatmin etmeyecek” diyerek MAN işçilerinin sendikanın talep ettiğinden daha fazlasını hak ettiğini söylüyor. Bu ay ücretinden vergi dilimi nedeniyle neredeyse yüzde 30’a yakın kesinti olacağını belirterek, tepki gösteriyor: “Ama patronların ve futbol kulüplerinin vergi borcu siliniyor. Artık bu kul hakkına giriyor!”

Hükümetin de vatandaştan para koparma derdine düştüğünü belirten işçi, şöyle devam ediyor: “Kendi arabasında sigara içene bile ceza kesiyor. Sürekli zam, vergi meselesi yüzünden kımıldayamaz olduk. Hükümet ve patronlar kendi harcamalarından kısmıyor ama biz mecburen kısıyoruz. Deprem meselesinde memleketin ne hale geldiğini gördük. Bu sorunları çözebilecek gücü varken, sürekli rant peşine düştüler. Şimdi de insanları resmen can ve mal kaybına mahkum ediyorlar.”

"MAN VERİR, MESS VERMEZ" SÖYLENTİSİ

MAN’da çalışan bir başka genç işçi ise fabrika içinde kimilerinin “MAN’a kalsa verir, elini kolunu MESS bağlıyor” dediğini aktararak, bu söylemin gerçekçi olmadığını, düşük zam vermenin MAN’ın da işine geleceğini belirtiyor. Şimdilik sessiz bir bekleyişin hakim olduğunu söyleyen işçiye göre, herkes borçlar yüzünden patlamaya hazır halde.

EYT HÂLÂ ÖNEMLİ BİR GÜNDEM

Emeklilikte yaşa takılanların uğradığı haksızlık, uzun süredir fabrikaların gündeminde. Uzun yıllardır MAN’da çalışan bir işçi, en büyük sorunun enflasyon farkının doğru şekilde yansıtılmaması ve EYT meselesi olduğunu düşünüyor. “Sorunları çözümsüz kılan bu hükümet memleketi bu hale getirdi” diyen işçi, sendikanın istediği zam oranını alamayacağını belirterek, en azından yüzde 20’nin altına imza atılmaması gerektiğini ekliyor. Üç yıllık sözleşme dayatmasının da kesinlikle kabul görmeyeceğini söyleyen işçi, eylemlerle daha güçlü ses çıkarılması çağrısı yapıyor.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Freedom House internet raporu: Türkiye yine 'özgür olmayan ülkeler' arasında

SONRAKİ HABER

Tekel bayilerin saat 22.00 isyanı: Alkol satış sınırı gece yarısına alınsın

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa