22 Ekim 2019 13:44
Son Güncellenme Tarihi: 22 Ekim 2019 19:58

Soçi'deki Erdoğan-Putin zirvesi sonrası Suriye mutabakatı açıklandı

Putin-Erdoğan zirvesi Soçi'de gerçekleşti. 6 saatten fazla süren görüşmenin ardından Suriye'ye ilişkin varılan 10 maddelik mutabakat açıklandı.

Fotoğraf: Mustafa Kamacı/AA

Paylaş

Türkiye'nin Suriye'de Fırat'ın doğusuna düzenlediği operasyona ilişkin ABD ile imzaladığı mutabata çerçevesinde ilan edilen 120 saatlik ateşkesin sonra ermesine saatler kala Soçi'de Putin-Erdoğan zirvesi düzenlendi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Devlet Başkanlığı Rezidansı'nda bir araya geldi. Liderler, 6 saatten fazla süren başbaşa ve heyetler arası görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda görüşme değerlendirildi ve varılan 10 maddelik mutabakat açıklandı. Mutabakatı Putin ve Erdoğan'ın konuşmalarının ardından iki ülkenin dışişleri bakanları Mevlüt Çavuşoğlu ve Sergey Lavrov okudu.

Liderlerin konuşmlarından öne çıkanlar şöyle:

PUTİN: KARŞILIKLI SAYGI OLMAZSA BARIŞ MÜMKÜN OLMAZ

"Türkiye Cumhurbaşkanı'na davetimi kabul ettiği için müteşekkiriz. Bugün kalabalık bir heyetle Soçi'ye geldi. Fırat'ın doğusundaki durumu da ele almak için buradalar.

Sayın Erdoğan Türkiye'nin amaçlarıyla ilgili detaylı açıklamalar yaptı. Biz Türkiye'nin milli güvenliği için atmak istediği adımları anlayışla karşılıyoruz. Bize göre bölücü tutumlar ve anlaşmazlıklar suni bir şekilde körükleniyordu. Önemli olan IŞİD gibi terör örgütlerin bu durumdan istifade etmemesi.

Suriye'de uzun vadeli ve kalıcı bir barışın sağlanması ancak bu ülkenin toprak bütünlüğüne saygı duyulmasıyla gerçekleşebilir. Burada Türkiye ve Suriye arasında karşılıklı saygı olmazsa barış mümkün olmaz.

Suriye ile Kürtler arasında geniş bir diyalog başlatılması gerekiyor. Ancak bu yolla Suriye'nin vazgeçilmez parçası olan Kürtlerin hak ve hukukları savunulabilir.

Sayın Erdoğan'la atacağımız adımları görüştük. Astana formatı garantör ülkeleri Anayasa Komitesi'nin çalışması için titiz bir şekilde çalıştılar.

İnsani yardım konusunu da görüştük. Suriyeli göçmenlerin hızlı bir şekilde ülkesine dönmesi gerekiyor. Uluslararası topluma özellikle BM'nin göçmenlerin dönüşünü desteklemesini bekliyoruz. Bu desteği sağlarken herhangi bir şart öne sürmemelidir.

Ticaret hacmimizin arttığını görüyoruz. Ulusal paralarla ticareti öngören bir anlaşma imzalandı. Bu da ikili ticaretin artmasına neden olacak. Turistik alandaki işbirliğimiz ve diğer çeşitli işbirliklerimizden de bahsettik. Bu ilişkiler karşılıklı bir şekilde gelişiyor.

Çok uzun bir çalışmadan sonra bir karar alındı. Dışişleri Bakanlarımız bu kararı açıklayacaklar. Bu karar çok önemli ve bir dönüm niteliğindedir. Suriye'nin Türkiye'nin sınırında oluşan duruma çözüm niteliğinde bir karardır."

ERDOĞAN: TARİHİ BİR MUTABAKATA İMZA ATTIK

"Özellikle bugünkü görüşmede ana gündemimiz Suriye'de görüşmelerdi.

Ekonomi alanında milli paralarla ticaretin artırılması kararını almıştık. S-400'lerle ilgili belirlediğimiz takvim çerçevesinde teslimatlar yapılıyor. Ortak çıkarlar doğrultusunda gayretli çalışmalarımız devam edecek. Savunma sanayii alanında ciddi adımlar atıyoruz.

Suriye'de istikrarın tesisi için ciddi çaba harcadık. Ortak çabalarımız neticesinde pek çok önemli karara imza attık. 30 Ekim tarihinde anayasa komitesi ilk kez toplanacak.

İdlib gerginlği azaltma bölgesi de yaptığımız görüşmenin gündemindeydi. Türkiye olarak gerek Rus dostlarımızın endişelerinin giderilmesi konusunda çalışmayı sürdüreceğiz.

Sayın Başkan ile Barış Pınarı Harekatı'nı ele aldık. Harekatla ilgili kapsamlı bilgi verdik. Ana gaye bölgeden PKK/YPG terör örgütünü çıkarmaktır. Suriyeli sığınmacıların geri dönüşünü hızlandırmaktır. Bu Suriye'nin toprak bütünlüğünü de garanti altına alacaktır. Bizim kimsenin toprağında gözümüz yoktur. Bütün adımlarımızı hassasiyetle attık.

4 bin kilometrekarelik alanı terörden temizledik. Bir dönem terör ve çatışma ile anılan Suriye toprakları Türkiye'nin çabalarıyla yendien huzur ve istikrara kavuştu. Bu modeli Suriye'nin kuzeyindeki diğer bölgelere de uygulamak istiyoruz. Artık bu kardeşlerimizin vatan hasretini dindirecek adımları atmamız gerekiyor. Barış Pınarı Harekatı'nın bir diğer önemi bunu temin etmektir. Öncelikle 1 milyon ardından bir bu kadar daha Suriyelinin yerleşeceğine inanıyoruz. Uluslararası toplumun katkılarıyla bu planı hayata geçireceğiz. Gönüllü geri dönüşleri hızlandıracak projelerı hızlandıracağız.

Bugün tarihi bir mutabakata imza attı. Türkiye ve Rusya ayrılıkçı kimseye izin vermeyecek. 150 saat içinde YPG 30 kilometre dışına çıkarılacak. Süre yarın saat 12.00'de başlayacak. 150 saatin sonunda Barış Pınarı'nın batısı ve doğusunda 10 kilometrede Türk ve Rus devriyeleri başlayacaktır. Ülkede istikararın yeniden hakim olması için tüm gücümüzle çalışacağız."

10 MADDELİK MUTABAKAT

Açıklamalarıon ardından iki ülkenin dışişleri bakanları Mevlüt Çavuşoğlu ve Sergey Lavrov 10 maddelik anlaşmanın metnini okudu. Metin şöyle:

"Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin aşağıdaki konularda mutabık kalmışlardır:

1. Her iki taraf Suriye’nin siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün muhafazasına ve Türkiye’nin milli güvenliğinin korunmasına olan bağlılıklarını teyit ederler.

2. Terörizmin tüm şekil ve tezahürleriyle mücadele etme ve Suriye topraklarındaki ayrılıkçı gündemleri boşa çıkarma yönündeki kararlılıklarını vurgularlar.

3. Bu çerçevede, Tel Abyad ve Ras Al Ayn’ı içine alan 32 km derinliğindeki mevcut Barış Pınarı Harekatı alanındaki yerleşik statüko muhafaza edilecektir.

4. Her iki taraf Adana Anlaşması’nın önemini teyit eder. Rusya Federasyonu mevcut koşullarda Adana Anlaşması’nın uygulanmasını kolaylaştıracaktır.

5. 23 Ekim 2019, öğlen saat 12.00’den itibaren, Rus askeri polisi ve Suriye sınır muhafızları, Barış Pınarı Harekat alanının dışında kalan Türkiye-Suriye sınırının Suriye tarafına, YPG unsurları ve silahlarının Türkiye-Suriye sınırından itibaren 30 km’nin dışına çıkarılmasını temin etmek üzere girecektir. Bu işlem 150 saat içinde tamamlanacaktır. Aynı saat itibarıyla, mevcut Barış Pınarı Harekat alanı sınırlarının batısı ve doğusunda 10 km derinlikte Kamışlı şehri hariç Türk-Rus ortak devriyeleri başlayacaktır.

6. Münbiç ve Tel Rıfat’tan bütün YPG unsurları silahlarıyla birlikte çıkarılacaktır.

7. Her iki taraf terörist unsurların sızmalarının önlenmesinin temini için gerekli tedbirleri alacaktır.

8. Mültecilerin güvenli ve gönüllü şekilde geri dönüşlerini kolaylaştırmak maksadıyla ortak çalışma yapılacaktır.

9. Bu muhtıranın uygulanmasını gözetmek ve koordine etmek amacıyla müşterek bir denetim ve doğrulama mekanizması ihdas edilecektir.

10. Taraflar Astana Mekanizması çerçevesinde Suriye ihtilafına kalıcı bir siyasi çözüm bulunması amacıyla çalışmalarını sürdürecek ve Anayasa Komitesi’nin faaliyetlerini destekleyecektir."

PUTİN GÖRÜŞME ÖNCESİ "ÇOK VERİMLİ OLACAK" DEMİŞTİ

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, AKP Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, AKP Sözcüsü Ömer Çelik, İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın da katıldığı görüşme öncesi Erdoğan, "Barışın çok daha güçlü bir şekilde ele alınmasına fırsat sağlayacak" dedi.

Putin ise "Son yıllarda ilişkilerimizin geldiği seviyenin, bugün bölgemizdeki tüm sorunların çözülmesine yardımcı olacağına inanıyorum. Bölgedeki durumla ilgili çok değişik dinamikler var, bunun bilincindeyiz. İnanıyorum ki bu görüşme ve istişareler çok verimli olacak" dedi.

KREMLİN: TÜRKİYE’YE KALMA İZNİNİ BİZ DEĞİL, ŞAM VEREBİLİR

Görüşmesi öncesinde Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da "Türk güçlerinin Suriye’de kalmasına sadece bu ülkenin meşru hükümetinin izin verebileceğini" ve bunu Rusya’nın yapamayacağını söyledi.

Peskov, Putin’in görüşme sırasında Erdoğan’ın Suriye’nin kuzeyine ilişkin planları hakkında daha fazla bilgi almayı umduğunu belirtti. Rus yetkili, Almanya’dan gelen ‘Uluslararası kontrol altındaki bir güvenli bölge’ önerisini incelediklerini de ekledi.

"SURİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ İHLAL EDİLİYOR"

Rusya Dışişleri Bakanı Yardımcısı Oleg Siromolotov da Erdoğan-Putin görüşmesi sırasında basına açıklamalar yaptı. Siromolotov, Türkiye’nin Suriye’nin toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini söyledi. Siromolotov’un açıklamalarının Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Soçi’de görüştüğü sırada yapılması dikkati çekti.

Reuters’ın Interfax’tan aktardığına göre Siromolotov, “Sadece Rusya ve İran ordularının Suriye’de olma hakkı olduğunu” ifade etti. Siromolotov ayrıca Putin-Erdoğan zirvesinde kuzeydoğu Suriye’de bulunan petrol yataklarını kimin kontrol edeceğin açıklık getirilmesini istediğini dile getirdi. (HABER MERKEZİ)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

9 aydır kayıp olan Mustafa Yılmaz TEM'de bulundu

SONRAKİ HABER

Cizre Belediyesine kayyum atanmasına gerekçe yapılan soruşturma kabul edilmedi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa