Basit Bir Mücadele Örneği: ODTÜ Oryantasyonu
Fotoğraf: Wikimedia Commons (CC BY-SA 4.0)

Basit Bir Mücadele Örneği: ODTÜ Oryantasyonu

ODTÜ'nün kulüp ve topluluklarının oryantasyonu yasaklandıktan sonra 60’ı geçkin topluluk, kulüp ve kurumun katılımıyla başarıyla gerçekleştirdi.

Sinancem ALİKOÇ

Üniversitelerin 2018 – 2019 dönemi birçok sorunla açıldı. Birçok ilde sayısız yeni üniversiteli barınma sorunu ile karşı karşıya kaldı. Yine birçok üniversite dönemi yemekhane, kantin ve yurtlarda afaki zamlar ile karşıladı. Artık üniversiteliler için kabul görmüş sorunlar silsilesine dönmüş, temel yaşam koşullarını sağlayan materyallerin erişilemezliğine bu sene Erdoğan’ın akademik açılış yıl konuşmasıyla start verilmesi ile saldırılar eklenecek. Reel sektör – üniversite işbirliği, yetenek yönetimi sistemi, kampüs eğitim merkezleri bunlara örnek.

GÜVENLİK GEREKÇESİ; TOPLULUK FAALİYETLERİNİ DURDURMAK

Topluluklarıyla üniversite hareketinin dinamik noktalarından birini oluşturan ODTÜ’de bu sene akademik yılı açılmadan hareketli başladı. ODTÜ Topluluklarının her sene stantlar açıp hazırlık öğrencileri ile buluştuğu, toplulukların kendilerini kapsamlı bir şeklide tanıtmanın ilk adımını attığı ODTÜ Topluluk Oryantasyonu Ankara valiliğinin “güvenlik” gerekçeli kararı ile iptal edildi. Bu karar oryantasyondan bir gün öğrenci topluluklarına ve bazı hazırlık öğrencilerine mail yoluyla duyuruldu. Mailin geldiği andan itibaren öğrenci toplulukları irtibat kurmaya, toplanmaya ve tartışmaya başladı. Günün sonunda ODTÜ öğrencileri bir gün önce yasaklanan topluluk oryantasyonunu 60’ı geçkin topluluk, kulüp ve kurumun katılımıyla başarıyla gerçekleştirdi.

Etkinliğin iptal edildiği gün ve saatlerde okuldaki Türkiye Zeka Vakfı’nın okulda gerçekleşen bir kongresine Bakan Ziya Selçuk’un gelmesi akıllara kimin güvenliği sorusunu getirdi. Yıllardır hiçbir güvenlik sorunu ortaya çıkmadan yapılan topluluk oryantasyonu belli ki Bakan Selçuk’un protestosuna zemin hazırlayabileceği için iptal edilmiş görünüyor ki; okulun içindeki polis yığınağı Bakan Selçuk’un konuşma yapacağı bina çevresindeydi, oryantasyon yapılacak alanın değil! Ancak nedeni fark etmeksizin oryantasyonun iptal kararı, güz döneminin başlayışının temsil ettiğini ve kendi faaliyetlerinin başlayışını temsil ettiğini düşünen topluluklar için faaliyetin askıya alınması ve toplulukların tasfiyesi durumu mu ortaya çıkıyor endişesi yarattı. ODTÜ toplulukları yönetimden böyle bir hareket beklemekte haklıdır. Mesela, ODTÜ Medya Topluluğu okulun olaylı mezuniyetinde sadece olanları kameralara çektiği için faaliyetinin askıya alındığı ve neredeyse topluluğun resmen kapatılma noktasına geldiği biliniyor. Aslında bu oryantasyonun gerçekleşmesi, topluluklar için bir varlık meselesi de olmuştur.  Ayrıca yine neden fark etmeksizin iptal kararı, yeni gelen hazırlık öğrencilerinin ODTÜ’nün reklamlarında bol bol övündüğü “ODTÜ kültürü” ile tanışmasını hedeflemektedir. Yani iptal kararı yeni kuşakları ile eski kuşakların buluşmasının önünde engel olarak durmuştur.

TARTIŞMALARI İNCELEMEK; HATALARI TEKRAR ETMEMEK

ODTÜ Öğrencileri tüm bunlara karşı oryantasyonun başarıyla örgütledi. Ancak bu işin kolay olduğunu söylemek doğru olmaz, işte burada hem eğilimlerin gözden geçirilmesi hem de tartışma sürecinin incelenmesi gereklidir. Tartışma sürecinin incelemekten kastımız; tek tek bütün yönleriyle kişi veya kurumları mahkûm etmek değil hatalardan ders çıkarılmasını sağlamaktır. Bu tartışmalarda çok gündem olmasa da ilk etapta ortaya çıkan “Bakan’ı protesto ederken, oryantasyonu da talep etmiş” eğilimi hareketin çıkarlarını zedeleyecek bir eğilim olduğundan yanlıştır. Üniversite hareketinin daha yüksek tansiyonlu olduğu dönemlerde öğrencileri bir araya getirmiş, zaman zaman hareketin önünü açmış bu yöntemleri her dönem kullanmakta ısrar etmek öğrencileri sakıncalı bir noktanın içine itmesi olasıdır. Oryantasyonun fiilen yapılması durumu zaten amaca ulaşmış bir protesto olarak biçimlenecek, illa hedefin büyük ama amaca uygun olmayan protesto biçimlerini önermek, ancak protestonun kendisini kutsallaştırmakla açıklanabilir.

AYRIŞMAK DEĞİL, BİRLEŞMEK

Bir diğer yanlış tartışma biçimi ise; başını kariyer topluluklarının çektiği “resmi bir şey değil bulaşmayalım! Rektörlükle görüşelim.” tutumudur. Yani arkadaşlar, oryantasyonun iptal olma durumundan rahatsızlar,  yönetimin tutumundan rahatsızlar, talep edilen görüşmeden neredeyse bir şey çıkmayacağından eminler. Ancak hali hazırda ezici bir şekilde fiili durumu destekleyen topluluklar çoğunluktayken dahi bu işten kaçınmak yersiz kaçmış oluyor. Elbette resmi toplulukların maddi desteklerinin kaybedilmesine yol açmak yanlış olacaktır ama burada bir formül geliştirmek bu durumdan rahatsız toplulukların işidir. Nitekim bir takım bu çekinceye sahip topluluk üyeleri sabahın erken saatinde resmi hiçbir ad olmaksızın oryantasyon alanında bulundular, destek oldular. İtiraz eden birçok topluluk da öğlen saatlerinde oryantasyonun alanın kalabalıklaşmasıyla stantlarını açtılar, kendilerini tanıtmaya başladılar. Bu umarız, yanlışın tekrar edilmek istenmediği anlamına geliyordur. Toplulukların, yer, araç vs gibi maddi desteklerini kaybetmekten çekinmesi anlaşılabilir bir kaygıdır. Ancak bu kaygı üstünden “bunu yaparsak ODTÜ’nün tüm tarihsel kazanımlarını kaybederiz.” anlayışını öngörüsüzlükle eleştirmek yeterli olmayacaktır. Şayet kimsenin katılmayacağı, talep etmediği bir alanda bunlar gerçekleşseydi, bu anlayışın eleştirecek bir yanını elbette göremezdik. Durum bu şekilde değilken, böyle bir anlayış öğrenci hareketinin önünde bir fren konumunda durmaktadır. Nitekim ODTÜ’nün oryantasyondan önce duran tüm tarihsel değer ve kazanımları yerinde durmaktadır.

Buradan çıkarılması gereken sonuç, ODTÜ öğrenci topluluklarına birlikte hareket etmenin ve karşılıklı güvenin kazandırmış olmasıdır. Tersini iddia edenler pratikte karşılığını almıştır. Aksini iddia ettikçe, alacaklardır. Başta ODTÜ öğrencileri olmak üzere üniversiteliler bu basit örneğin üstünde durmalı, gerekli dersleri çıkartmalıdır.

Son Düzenlenme Tarihi: 09 Ekim 2018 21:10
www.evrensel.net