Uzaklarda görünen fırtına

Fotoğraf: Pixabay

Uzaklarda görünen fırtına

“Bir tropik fırtınaya hazır mıyız?” sorusu -geçmiş afet deneyimlerimizden olsa gerek- “evet hazırız” cevabını veremediğimiz bir soru olarak kaldı.

Irmak ZIMBA
Deniz ÇELEBİ
Çanakkale

Bildiğiniz gibi geçtiğimiz haftalarda bir tropik fırtına olacağı haberi ülke genelinde yayılmış, özellikle Ege bölgesinde etkili olması beklenen fırtına için önlem uyarıları yapılmıştı. Ülkece çok alışık olmadığımız bir doğa olayı olduğundan ve yeterince bilgi sahibi olmadığımızdan kasırga ile karıştırılmış ve isim arayışlarına girilmişti.

TROPİKAL FIRTINA NEDİR?

Tropikal fırtına Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinde “Yer rüzgarı maksimum 60 ila 120 km/saat arasında olan tropik siklonlar için kullanılan terim” olarak açıklanmakta. Yer rüzgarı 120 km/saat hızını geçtikten sonra kasırga olarak nitelendirilmektedir. Bu yüzden beklenen afetin kasırga olduğunu söylemek bilimsel olarak doğru olmayacaktır.

FIRTINAYA HAZIRLIK

Fırtına ve kasırgaların sürekli gerçekleştiği ülkelerde yapısal önlemlerin alındığını izlediğimiz filmlerden bile görmekteyiz. Çoğunlukla yapısal zarar veren bu hava olayı için kapalı otoparklar, bina camlarına dışarıdan bir cismin fırtına ile çarpıp kırmasını engellemek için konulabilen korumalıklar, bunlara uygun hazırlanmış şehir yapıları, daha hafif malzeme kullanılarak yapılmış evler ve en önemlisi insanların fırtına gerçekleşirken saklanabilecekleri bir sığınak ve tahliye planları bulunur.

Bizler de gerek televizyonlardaki haberlerden, gerekse fırtına beklenen bölgedeki belediyelerin bilgilendirme mesajlarından; olası fırtınaya karşı önlem alınması, o gün gerekmedikçe dışarı çıkılmaması yönünde uyarılar aldık ancak alınması gereken önlemlerin ne olduğu konusunda yeterli bir açıklama bulunmamaktaydı. Neredeyse herkes için evden dışarıya çıkmamak alınabilecek tek önlem haline geldi.

Aslında o andan itibaren sorulmaya başlanan “bir tropik fırtınaya hazır mıyız?” sorusu -geçmiş afet deneyimlerimizden olsa gerek- “evet hazırız” cevabını veremediğimiz bir soru olarak kaldı.

Özellikle şiddetli yağmurlar eklendiğinde (Çanakkale-Balıkesir bölgesi için belediyelerin bilgilendirme mesajlarında metrekareye 100 kg ve üzeri yağıştan bahsediliyordu.) Sel ve su baskınlarıyla beraber yaşanacak can ve mal kayıpları ciddi düzeye yükselecekti. Devam eden inşaat bölgelerinde gerekli önlemlerin alınmaması, alt yapı eksikliği, aydınlatmaların, tabelaların ve bilgilendirme levhalarının oldukça çarpık ve bakımsız olması bu durumda tehlikeyi arttıran unsurlardı.

Bu yazı yazılırken Tropik Fırtına ülkeyi “teğet” geçmiş, gerçekleşmemişti. Tropik fırtınanın şimdilik teğet geçmesi, bir daha gerçekleşmeyeceği anlamına gelmemekte. Küresel ısınmayla birlikte, deniz suyu sıcaklıklarının giderek artması gelecekte de bu tür fırtınaların yaşanacağı anlamına gelmekte ve şimdiye kadar gerek duyulmamış olsa bile bundan sonrası için gerekli önlemleri almak hayati önem taşımaktadır.

O FIRTINA GELECEK

Denizlerden gelen bu tür fırtınalardan en çok yoksul, emekçi halk korkar.  Köylünün devlet tarafından alınmayan ürünü zaten elinde kalmıştır, bir de bağını bahçesini talan eder fırtına… Derme çatma evlerde yaşayan bir işçi; zaten “kendinden beklenilen fedakârlıklarla” boğuşurken bir de fırtınaya karşı kendi imkânlarıyla ayakta durması istenmektedir ondan. Karanlık göklerde şimşekler çakmaya başladığında en çok bu insanlar korkarlar, çünkü zaten zor olan yaşamları artık daha da zor hale gelecektir.

Bir de patronların korktuğu bir fırtına vardır ki şimdilik uzaklarda görünse de o fırtınanın şimşekleri bile titretmeye yeter… Bu sefer denizlerden gelmez, topraktan gelir, içimizden,  yanı başımızdaki fabrikalardan gelir. Haklı taleplere sarılıdır ve bu yüzden oldukça güçlüdür…

Son Düzenlenme Tarihi: 11 Ekim 2018 11:14
www.evrensel.net